İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, tescilli endüstriyel tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla maddi ve manevi tazminat ile önleme taleplerini konu alan dava.
Özet: Dava, davacının tescilli endüstriyel tasarımlarına davalının tecavüz ettiği ve haksız rekabet oluşturduğu iddiasına dayanmakta olup, davacı bu eylemlerin tespitini, menini, tecavüz konusu ürünlerin üretim, satış ve dağıtımının önlenmesini, el konulmasını, şimdilik 5.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat ile mahkeme kararının ilanını talep ederken; davalı taraf ise ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, tasarımların ayırt edici olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ve tesciller hakkında hükümsüzlük davası açtığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : 2025/55 EsasKARAR NO : 2026/76DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ : 26/05/2022KARAR TARİHİ : 19/06/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin, müvekkilin TPMK nezdinde ... ve ... numaraları ile tescilli tasarımlarına tecavüz ve haksız rekabet eden eylemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 6102 sayılı TTK uyarınca tespitine, men'ine, ref'ine, tecavüz konusu ürünlerin imal, satış, dağıtım, ithal, ihraç ve satışa sunulmasının önlenmesine, internet sitesinde reklam ve her türlü tanıtım malzemelerinde kullanımının ve ticari evrak üzerinde kullanımının önlenmesine ayrıca tecavüz oluşturan ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan kalıplara el konulmasına ve yed-i emine teslimine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve belirsiz alacak davası hükümlerine tabi olmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın delil tespiti tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, SMK 149/1-g maddesi uyarınca, masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş mahkeme kararının tirajı yüksek bir gazetede veya bilinir bir internet haber sitesinde özet olarak ilan edilmesine, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında verilen 09/05/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş delil tespit dosyasındaki yargılama giderleri dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, verilen tedbir kararının kaldırılmasını, tespit isteyen tarafta her iki ürüne ayrı ayrı tescil almış ..., ... olması da genel uygulamanın davacı tarafından da kabul ve ikrarı anlamına geldiğini, bunun sebebi de, ortalama tüketici her defasında farklı ve farklılaştırılmış ürün görmek ve almak istediğinden sektörün sabit olduğu ve tescil yönteminin de bunu ispat ettiğini, bilirkişi raporunda davacınını ürünleri ile piyasadaki ürün bakıldığında o zaman piyasada kullanılan tüm ürünlerde benzer algılanması lazım olduğunu, bu sebeple tespit isteyen yanın kötü niyetli olduğunu, bundan dolayı ... 4. FSHHM' de... Esas dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığını, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlık davalı kullanımlarının davacıya ait...ve ... numaraları ile tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti ile tespiti halinde bunun önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.6769 sayılı Kanunda tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller madde 81'de sayılmıştır:“(1) Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır:a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu haklarıc) Tasarım hakkını gasp etmek.(2) Başvuru, 65'inci maddeye göre tescil edilerek yayımlandığı takdirde, tescil sahibi, tasarım hakkına yönelik olarak bu maddede sayılan tecavüzlerden dolayı hukuk davası açma hakkına sahiptir. Tecavüz eden, başvurudan ve kapsamından haberdar edilmişse başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötüniyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa yayımdan önce de tecas ün varlığı kabul edilir.(3) Koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, bu maddede sayılan fiilleri tasarım hakkına tecavüz olmaktan çıkarmaz.(4) Tescilsiz tasarımlar için, tasarım 57'nci maddeye göre kamuya sunulduğu takdirde, hak sahibi, tasarım hakkına yönelik ihlallerden dolayı dava açmaya yetkilidir.”Madde hükmüne göre; tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak; tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek veya tasarım hakkını gasp etmek tasarım hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir.TTK m. 54'e göre, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabete dair hükümlerin temel amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst rekabetten anlaşılması gereken rekabet kapsamındaki davranışların dürüst ve ahlaklı olması gerekliliğidir. Rekabet ortamında gerçekleşen herhangi bir davranış veya uygulamanın rekabete etki etmese dahi, dürüstlük kurallarına veya ahlaka aykırı olması haksız rekabetin varlığı bakımından yeterli kabul edilmektedir (Hüseyin Ulgeıı/MeIıme( Helvacı/Arslan Kaya/N. Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 2019, s. 555).Genel ilke çerçevesinde haksız rekabet belirlenirken taraflar arasında rekabet olması, failin yarar sağlaması, failin kusurlu olması veya haksız rekabete uğrayan kimsenin zarar görmüş olması şart değildir. Haksız rekabetin varlığından söz edebilmek için, ticari nitelikte bir davranış veya uygulamanın bulunması, söz konusu davranış veya uygulamanın aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı olması ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesi gerekmektedir.Haksız rekabet tespitinde öncelikle özel hüküm olması sebebiyle TTK 55 hükmünde sayılan hallerden birinin olup olmadığı belirlenmelidir. Zira somut uyuşmazlık bu hallerden birine giriyorsa öncelikle bu hükmün esas alınması gerekir. Belirtilen halde TTK 54'te yer alan şartların sağlanıp sağlanmaması önemli değildir.Haksız rekabet talebi yönünden; davacının haksız rekabet talebinin yargıtayın kümülatif koruma kararları kapsamında reddine yönelik hüküm kurmak kanaati oluşmaktaysa da bu husus kısa kararda sehven belirtilmediği kısa kararla hüküm fıkrası da çelişemeyeceğinden bu hususta yapılan hatanın değinilmesi ile yetinilmiştir. ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tasarım uzmanı bilirkişiden alınan raporunda özetle; Karşı tarafa ait “... adresinde yerinde inceleme yapılmak üzere 18.04.2022 tarihinde gidilmesi sonucu iş yerinde tespite konu olabilecek 2 tasarımın bulunduğu, Tespit talep eden tarafa ait... numaralı tescil içeriğindeki 2 nolu tasarım ve... numaralı tescil içeriğindeki 1 numaralı tasarım ile karşılaştırılan karşı tarafa ait tasarımların genel izlenim itibarıyla benzer olarak algılandığı, detayda yapılan farklılıkların aynı tasarımın versiyonlarıymış gibi algılanmasına yol açtığı, Sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Bir tasarımın önceki tasarımlara nazaran ayırt edici olduğunu kabul edebilmek için, tasarımın bütünü itibariyle bilgilenmiş kullanıcının genel izlenimi dikkate alınmalı ve sonraki tasarımda, tasarımın bütünü itibarıyla belirgin bir farklılık bulunmalıdır. Söz konusu değerlendirme yapılırken, işlevsel unsurlar ile görünmeyen kısımlar dikkate alınmamalı, buna karşı tasarımcının yeni bir tasarım gerçekleştirme konusundaki seçenek özgürlüğü dikkate alınmalıdır. Ayırt edicilik niteliği yönünden her iki tasarım karşılaştırması sırasında kural olarak, tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmeli, ortak kısımlar çıkarıldıktan sonra kalan kısım itibariyle belirgin bir farklılık olup olmadığı tespit edilmeli, tasarıma konu ürünlerin büyüklük-küçüklük, yükseklik-alçaklık, genişlik-en gibi tasarıma konu ürünün boyut özellikleri tek başına dikkate alınmamalıdır. . (PEKDİNÇER T.,GİRAY E, BAŞ K., BÜYÜKKILIÇ G.Sınai Mülkiyet Kanunu.Onikilevha. Güncellenmiş 3.Baskı İstanbul, 2021.s.230-231) (Yargıtay 11.HD’nin 16.12.2019,E.1616,K.8214) Bir tasarımın yeni olarak kabul edilebilmesi için daha önceden dünyanın herhangi bir yerinde kamuya açıklanmamış olması ve ayırt edici olarak kabulü için ise, tasarım konusu ürünün nihai kullanım sırasında bilgilenmiş kullanıcısının, üzerinde yarattığı genel izlenime göre değerlendirme yapılması, daha önceden kamuya açıklanan benzer başka tasarımlara nazaran tasarımın bütünü itibariyle, kullanıcıda yarattığı genel izlenim ile dava konusu tasarım arasında belirgin bir farklılığın olması gerekmektedir. Tasarım değerlendirmesinde, tasarıma konu ürünün büyüklük/küçüklük, oran/orantı gibi unsurlar ile tek başına tasarımın uygulandığı ürün tipolojisi tasarımın yenilik ve ayırt ediciliğini etkilemeyecektir. Keza ürünün kullanıma ilişkin işlevsel kısımları da koruma kapsamının dışında tutulacaktır. Ayırt edicilik incelemesi yapılırken öncelikle her iki görselin de ortak yönlerinin tespiti, son olarak da tasarımın bütününe göre, farklı yönlerin tasarımı önceki tasarımdan farklı kılmaya yetecek bir fikri emek ve çaba mahsulü olup olmadığı değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. (PEKDİNÇER T.,GİRAY E, BAŞ K., BÜYÜKKILIÇ G.Sınai Mülkiyet Kanunu.Onikilevha. Güncellenmiş 3.Bakı İstanbul, 2021.s.230-231) (Yargıtay 11.HD’nin 11.11.2019 tarih ve ... esas-...karar sayılı ilamı) Dosyamız içinde bulunan ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin... D.İş sayılı dosyasında Tasarım Uzmanı ... tarafından sunulan 29.04.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda.. numaralı tescil içeriğindeki 2 nolu tasarım ve ... numaralı tescil içeriğindeki 1 numaralı tasarım ile karşılaştırılan ...’ne ait tasarımların genel izlenim itibarıyla benzer olarak algılandığı, detayda yapılan farklılıkların aynı tasarımın versiyonlarıymış gibi algılanmasına yol açtığı sonucuna varıldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafından ... Esas sayılı hükümsüzlük davası açılmış ise de bu dava davacının takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmış ve akabinde de açılmamış sayılmasına yönelik hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; Mahkememizin 15.04.2025 tarihli celsesinde birleşen ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı tecavüz davası tefrik edilmiş; asıl hükümsüzlük davası taraflarca takip edilmediğinden işlemden kaldırılmış, yasal üç aylık süre içerisinde yenilenmediğinden 18.07.2025 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı karar ile HMK’nın 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Dolayısıyla davacı adına tescilli ... ve ... numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı bulunmamaktadır. Tasarımın hükümsüzlüğü, ancak bu konuda mahkemece verilecek hüküm ile hukuki sonuç doğuracağından ve hükümsüzlük davası da uyuşmazlığın esasına girilmeksizin açılmamış sayıldığından, eldeki tecavüz davasında dava dayanağı tescillerin hukuki varlığını koruduğunun kabulü gerekir.Dosyada gerçekleştirilen delil tespiti sırasında davalı işyerinde uyuşmazlık konusu ürünlere rastlandığı, dava dilekçesine göre ürünlerin ticari amaçla bulundurulduğu ve daha sonraki tedbir icrasında işyeri yetkilisinin modellerin sipariş üzerine dışarıda yaptırıldığı yönünde beyanda bulunduğu görülmektedir. Bu maddi olgular karşısında davalının kullanımının salt özel amaçla sınırlı kalmadığı, ticari faaliyet kapsamında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. SMK’nın 149. maddesi gereğince sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulmasının yanı sıra tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz ve araçlara el konulmasını da isteyebilir.Bu itibarla davalı ürünlerinin davacının ... ve ... numaralı tescilli tasarımlarına, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenim bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaları, kullanımların ticari nitelik taşıması ve davacının izninin bulunmaması karşısında davalı eylemlerinin SMK’nın 58, 59 ve 81. maddeleri kapsamında tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i ile tecavüz konusu ürünlerin imal, satış, dağıtım, ithal, ihraç ve satışa sunulmasının önlenmesine, reklam ve tanıtım faaliyetlerinde kullanılmasının engellenmesine ve tecavüz oluşturan ürünlerle münhasıran bunların üretiminde kullanılan kalıplara el konulmasına ilişkin taleplerin kabulü gerekmiştir.Maddi tazminat yönünden; Davacı vekili 19.06.2026 tarihli son celsede açıkça maddi tazminat talebinden feragat ettiğini, manevi tazminat istemini ise sürdürdüğünü beyan etmiş ve vekilinin feragate özel yetkisinin bulunduğu mahkemece tespit edilmiştir. Feragat, HMK hükümleri gereğince kesin hüküm gibi sonuç doğuran ve karşı tarafın kabulüne bağlı bulunmayan tek taraflı usul işlemi olduğundan, davacının maddi tazminat istemi hakkında esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın feragat nedeniyle ret kararı verilmesi gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden; SMK’nın 149/1-ç maddesinde sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüzün kaldırılması ile birlikte maddi ve manevi zararının tazminini isteyebileceği açıkça düzenlenmiştir. Manevi tazminatın belirlenmesinde ihlal edilen hakkın niteliği, ihlalin yoğunluğu ve süresi, kusurun derecesi, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi, tecavüz konusu ürünlerin ticari dolaşıma çıkarılma niteliği, tasarım hakkının piyasadaki münhasırlığının zedelenmesi ve tazminatın zenginleşme aracı olmayacak şekilde denkleştirici nitelik taşıması birlikte değerlendirilmelidir.Somut olayda; davalının kullanımlarının davacının iki ayrı tescilli tasarımının karakteristik unsurlarına yakın olduğu, D.İş dosyasında ürünlerin davalı işyerinde ticari faaliyet kapsamında tespit edildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte manevi tazminatın cezalandırıcı mahiyette olmadığı ve hak sahibinin sebepsiz zenginleşmesine yol açmaması gerektiği de gözetilerek; ihlalin niteliği, tarafların durumu, hakkaniyet ilkesi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın 30.000,00 TL’lik bölümünün uygun ve ölçülü olduğu kanaatine ulaşılmış, fazlaya ilişkin istem yönünden talebin kabul koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalı şirketin kullanımlarının, davacının Türkpatent nezdinde ... ve ... numaraları ile tescilli tasarımlarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men’ine ve ref’ine,2-Tecavüz konusu ürünlerin imal, satış, dağıtım, ithal, ihraç ve satışa sunulmasının önlenmesine, internet sitesinde reklam ve her türlü tanıtım malzemelerinde kullanımının ve ticari evrak üzerinde kullanımının önlenmesine ayrıca tecavüz oluşturan ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan kalıplara el konulmasına ve yed-i emine teslimine, 3-Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine,4-Davacı tarafın manevi tazminat talebi yönünden 30.000,00 TL nin ... D.İş tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 2.049,30-TL karar harcından peşin yatırılan 1.793,14-TL'nin mahsubu ile kalan 256,16-TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tecavüz talepleri yönünden davacı yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca feragat edilen maddi tazminat talepleri yönünden davalı yararına hesap olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazmina talepleri yönünden davalı yararına hesap olunan 70.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden davacı vekili yararına hesap olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin 08/04/2022 D.İş tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,11-Davacı tarafından yapılan 225,00-TL posta gideri ve ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde ...Değişik İş delil tespiti dosyasında yapılan 1.750-TL bilirkişi ücreti, 99.0-TL posta gideri ve 161.40-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 2.235,40-TL davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,12-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili/davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸