Ceza sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Kanunun 11. maddesine aykırı uygulanan danışmanlık ve eğitim tedbirlerinin kanun yararına bozularak kaldırılması.
Özet: Yargıtay, Adalet Bakanlığının talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini kabul ederek, hırsızlık suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan beraatine karar verilen ve fiili işlediği sırada ceza sorumluluğu bulunan 15-18 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesi gereğince sadece ceza sorumluluğu olmayan çocuklar için uygulanabilecek olan danışmanlık ve eğitim tedbirlerinin uygulanması yönündeki yerel mahkeme kararının bu kısmını kanuna aykırı bularak kaldırmıştır.

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/233 E., 2021/579 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliİNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığı, beraat, danışmanlık ve eğitim tedbiriKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2026 tarihli ve KYB-2026/6499 sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve 2021/23762 esas, 2022/2723 karar sayılı ilâmında, "...Yaşı küçük suça sürüklenen çocuklar hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin 5237 sayılı TCK’nın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde de “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmü gözetilmeden, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 145. maddesi uyarınca suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak suça konu malın değerinin az olması nedeniyle ceza vermekten vazgeçilmesine karar verildikten sonra uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesi uyarınca bakım tedbiri uygulanmasına karar verilmesi... " şeklinde belirtildiği üzere,Suça konu olay tarihinde 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluğu bulunan ve hakkında beraat ile ceza verilmesine yer olmadığına kararları verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 11. maddesine aykırı olarak aynı Kanun’un 5/1-a-b maddelerindeki danışmanlık ve eğitim tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇESuçu işlediği sırada 15-18 yaş grubunda olup ceza sorumluluğunun da bulunduğu anlaşılan ve hırsızlık suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan ise beraatine karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı dikkate alınmadan, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-a-b maddelerindeki danışmanlık ve eğitim tedbirinin uygulanmasına hükmedilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2019/233 Esas, 2021/579 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükmün "SSÇ hakkınd TCK'nın 31/3. maddesi ve 5395 sayılı Yasanın 5/1-a-b maddeleri gereği hakkında danışmanlık ve eğitim tedbiri uygulanmasına" şeklindeki 3. fıkrası ile "Kararın danışmanlık ve eğitim tedbirini yerine getirmek üzere sosyal incelme raporu ile birlikte 5395 sayılı kanunun 5/1-a-b maddeleri uyarınca ssç'nin bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine," şeklindeki 4. fıkrasının hükümden çıkartılmasına, hükmün devamındaki 5 ve 6. fıkraların fıkra numaralarının sırasıyla "3" ve "4" olarak değiştirilmesine, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.