İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen; tescilli marka ve özgün konser projesi tasarımının izinsiz kullanımıyla haksız rekabet ve tecavüz iddialarını konu alan, tarafların beyanları ve dijital kanıt incelemesi içeren marka hakkına tecavüz davası.
Özet: Bu hukuki dava, davacının tescilli marka ismi ve logosu ile tam ruhsatlı özgün konser proje tasarımının davalılarca izinsiz ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde kullanıldığı iddiasıyla açılmış bir marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davasıdır; davacı, öncelikle ihtiyati tedbir ile ihlalin durdurulması, haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, meni ve refi ile kararın ulusal gazetelerde ilanını talep ederken, davalı, iddiaları reddetmiş, davacının projesinin özgün olmadığını, yıllardır bilinen anonim bir konsept olduğunu ve davanın kötü niyetle açıldığını savunarak tüm taleplerin reddini istemiş, bu süreçte tarafların dijital varlıkları ve internet kayıtları bilirkişi heyeti tarafından incelenmiştir.

T.C.

İSTANBUL
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/43 Esas
KARAR NO : 2026/73
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/03/2025
KARAR TARİHİ : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile davacı şirket adına tescilli olan "..." marka isim ve logosu ile yine davacı adına tam ruhsat şeklinde lisanslı olan "..." isimli özgün konser proje tasarımının davalılarca hukuka aykırı olarak ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde izinsiz olarak kullanılması sebebiyle, Öncelikle ve ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilerek hukuka aykırı ihlalin durdurulması, Haksız rekabetin ve tecavüzün tespiti, Meydana gelen tecavüzün men'i ve tecavüzün ref'i ile hükmün Türkiye çapında tirajı en yüksek üç gazeteden ikisinde birer hafta arayla iki defa ilanına karar verilmesi Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde "müvekkil Kamuran ...'in davacı ile bağlantıya geçtiği ve davacı tarafından organize edilen bu konseri izlemek için bilet bulamadıklarını söylediği ve bilet ayarlanmasını istediği, hatta ... adlı mekanda konser düzenlenmesini istediği, sonrasında da davacıya ait tasarım konseptinin kopya edildiği" iddia edildiği, Bu iddia gerçek dışıdır, davalılar bilet talebi ile davacı tarafı aramadığını, Yukarıdaki husumet itirazımız saklı kalmak üzere belirtelim ki, ortada özgün, yeni, ayırt edici bir tasarımın kopya edilmesi yahut benzerinin sergilenmesi eylemi söz konusu olmadığını, Tam tersine davacı taraf, yıllar evvel Türkiye'de ve Dünya'da yayınlanmış, uygulanmış ve herkesçe bilinen-tabiri caiz ise anonim hale gelmiş olan bir konser konseptini sanki yeni bir tasarı imiş gibi sunarak dava hakkını kötüye kullanmakta olduğunu, Davacının tüm taleplerinin ve davanın reddine, tedbir taleplerinin ayrıca reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Davalı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü tüm iddiaların reddine, davacı adına korunan “...” adlı projenin tasarım ve marka haklarına yönelik ihlalin tespitine, Davalıların eylemlerinin tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, Tecavüzün men’ine, ref’ine ve yeniden gerçekleşmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasına, Davalılar tarafından devam ettirilen ... etkinliğine ilişkin tüm yayın, tanıtım, sahneleme ve satış faaliyetlerinin durdurulmasına, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi heyeti 12/05/2025 tarihli raporunda özetle ; Bilişim Yönünden Yapılan İnceleme Neticesinde ;
Davacı Yönüyle İnceleme; - Davacı tarafça dosyaya sunulan ... seri numaralı Usb bellek içeriğine ilişkin ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur.- Dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 28.09.2023 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin... Ltd. olduğu, Name Servers bilgilerinde ... yazdığı, web sitesi iletişim bilgisinde ... yazdığı, web sitesinde bulunan ... ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiği, youtube ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiği, ... web archive kaydı kontro edildiğinde 26 Mart 2024 ile 18 Mart 2025 tarihleri/aralığında 21 kez kaydedildiği, 26 Mart 2024 tarihli web archive kaydında ... şeklinde kullanım olduğu, web sitesinde ... web sitesine bağlantı verildiği -...linki kontrol edildiğinde... hesabının olduğu, inceleme tarihi itibari ile hesapta 66 gönderi – 15,5 Bin takipçi – 0 (sıfır) takip olduğu, hesap açıklamasında ...’ yazdığı, hesap profil resminde ...şeklinde kullanım olduğu, hesapta bulunan bağlantılarda ... linklerinin olduğu, hesabın Kasım 2023 tarihinde oluşturulduğu, hesapta bulunan en eski tarihli paylaşımın ... linkinde bulunan 24 Aralık 2023 tarihli paylaşım olduğu, - ... linki kontrol edildiğinde... kanalının olduğu, kanal bilgilerinde kanalın 29 Kasım 2023 tarihinde oluşturulduğu, 40 abone – 21 video – toplamda 3.436 görüntüleme olduğu, kanalda bulunan en eski tarihli videonun 20 Aralık 2023 tarihli olduğu, Davacı tarafça Usb Bellek içerisinde sunulan haberlere ilişkin bazı ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur.... linkinde bulunan 10 Nisan 2024 tarihli habere ilişkin ekran görüntüsü yukarıda sunulmuştur. - ... linkinde bulunan 11 Mart 2024 tarihli habere ilişkin ekran görüntüsü yukarıda sunulmuştur. ... linkinde bulunan 31 Mayıs 2024 tarihli habere ilişkin ekran görüntüsü yukarıda sunulmuştur. Davalı/Davalılar Yönüyle İnceleme; - Dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde mevcut durumda sayfaya ulaşılamadığı, - Dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... linki kontrol edildiğinde açık kaynaklardan elde edilen bilgiler doğrultusunda; ... hesabının olduğu, mevcut durumda hesapta 52 gönderi – 5.718 takipçi – 0 (sıfır) takip olduğu, hesap açıklamasında ... bilgilerinin olduğu, hesapta...inklerine bağlantı olduğu, hesabın Ocak 2025 tarihinde oluşturulduğu, hesap oluşturulduğu tarihten bu yana 1 kez kullanıcı adının değiştirildiği, mevcut durumda hesap profil resminde candela concert şeklinde kullanım olduğu, hesap iletişim bilgisinde ... hesabından bulunan en eski tarihli paylaşımın 17 Ocak 2025 tarihli olduğu görülmüş olup 05 Şubat 2025, 09 Şubat 2025, 21 Şubat 2025 tarihli paylaşımlara ilişkin ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur. - Dosyada bulunan ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 25 Kasım 2022 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ...olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ...Şirketi firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, Name Servers bilgilerinde... yazdığı, web sitesi iletişim bilgisinde ...yazdığı, web sitesinde bulunan Instagram ikonu üzerine gelindiğinde ... yazdığı,
- ... linkinde ... ve ... ibarelerinin olduğu,- ... linki kontrol edildiğinde... bilgilerinin olduğu,- Davalı tarafça dosyaya sunulan ve dava konusu konseptin daha eski tarihlerde kullanıldığına ilişkin sunulan linkler incelendiğinde örnek olarak alınan ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur.
... linki kontrol edildiğinde 22 Mart 2022 tarihli videoya ilişkin ekran görüntüsü yukarıda sunulmuştur.
- ... linki kontrol edildiğinde 13 Mayıs 2022 tarihli haberde bulunan görsele ilişkin ekran görüntüsü yukarıda sunulmuştur.
-... linkinde bulunan instagram hesabı kontrol edildiğinde hesapta mevcut durumda 1.177 gönderi – 4,8 Milyon takipçi – 398 takip olan ve Mart 2020 tarihinde oluşturulduğu görülen ... hesabında 30 Temmuz 2020 – 27 Ağustos 2020 – 15 Eylül 2020 – 03 Mart 2021 tarihli paylaşımlara ilişkin ekran görüntüleri yukarıda sunulmuştur. 2. Marka Açısından Yapılan İnceleme Neticesinde; Davacının tescilli ... sayılı “...” ibareli markası ile davalı “...” ibareli kullanımlarının benzer olmadığı ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonuç ve kanaati ile rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi heyeti 04/03/2026 tarihli raporunda özetle ; "Bilişim teknik açıdan; 1. Yapılan teknik inceleme neticesinde, davacı tarafa ait belirtilen ... alan adlı internet sitesinin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir, aktif ve faal durumda olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu internet sitesinin içerik yapısı incelendiğinde, site üzerinde “....” ibaresi ve buna ait ... logosu ile faaliyet yürütüldüğü, site içerisinde “sahnede yüzlerce led mum ışığı eşliğinde müzik ve konser odaklı içerik sunan bir dijital müzik platformu” tanıtımının yapıldığı teknik olarak tespit edildiği Davacıya ait olduğu belirtilen ... alan adının WHOIS kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 28.09.2023 tarihinde tescil edildiği ve alan adı sahibinin gizli tutulduğu . Davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi olan üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 26 Ocak 2025 tarihinden bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve “...” adıyla “sahnede yüzlerce led mum ışığı eşliğinde müzik ve konser odaklı içerik sunan bir dijital müzik platformu” sektörlerine dair faaliyetler ile ilgili internet sitesi olarak kullanıldığı tespit edildiği Davacıya ait olduğu belirtilen “...” isimli Instagram hesabının incelenmesi neticesinde, hesabın aktif olduğu, profil adının “...” olarak yer aldığı, hesap oluşturma tarihinin Kasım 2023 olduğu, inceleme tarihi itibarıyla yaklaşık 30,7 Bin takipçi ve 135 paylaşım bulunduğu, paylaşımların genel olarak “telekomünikasyon hizmetleri, dijital altyapı teknolojileri, sürdürülebilirlik projeleri ve sosyal sorumluluk faaliyetlerine” ilişkin içeriklerden oluştuğu, hesapta yer alan ilk paylaşımın 24 Aralık 2023 tarihinde, en son paylaşımın ise 01 Şubat 2026 tarihinde yapıldığı Davacıya ait olduğu belirtilen “...” isimli ... hesabının incelenmesi neticesinde, hesabın aktif olduğu, hesap oluşturma tarihinin 29 Kasım 2023, toplam video sayısının 26, toplam görüntülenme sayısının ise yaklaşık 15.558 görüntüleme, paylaşımların genel olarak “sahnede yüzlerce led mum ışığı eşliğinde canlı konserler, müzik etkinlikleri, sahne performansları, festival organizasyonları ve etkinlik duyuruları ile ilgili” yönelik tanıtım içeriklerinden oluştuğu Davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adlı internet sitesinin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir, aktif ve faal durumda olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu internet sitesinin içerik yapısı incelendiğinde, site üzerinde “...” ibaresi ve buna ait “... ” logosu ile faaliyet yürütüldüğü, site içerisinde “sahnede yüzlerce led mum ışığı eşliğinde müzik ve konser odaklı içerik sunan bir dijital müzik platformu” tanıtımının yapıldığı teknik olarak tespit edildiği Davalıya ait olduğu belirtilen “@...” isimli ... sosyal medya hesabının ... adresinde yer alan profil sayfası incelenmiştir. Yapılan incelemede; hesap adının “...” olarak kullanıldığı, hesabın Ocak 2025 tarihinde oluşturulduğu tespit edildiği, inceleme tarihi itibarıyla ilgili ... hesabında 14.9 Bin takipçi ve 190 adet paylaşım bulunduğu, paylaşımların genel olarak “sahnede yüzlerce led mum ışığı eşliğinde canlı konserler, müzik etkinlikleri, sahne performansları” temalı tanıtım içeriklerinden oluştuğu görüldüğü, hesapta yer alan ilk paylaşımın 17 Ocak 2025 tarihinde, en son paylaşımın ise 16 Şubat 2026 tarihinde yapıldığı anlaşıldığı Davalılar dilekçelerinde “Davacı tarafın yeni, ayırt edici, özgün diye ileri sürdüğü konseptin aynısının, yıllar evvel Türkiye'de ve Dünyanın çeşitli yerlerinde kamuya sunulduğuna …” şeklinde beyanda bulunulduğu, bu beyan doğrultusunda; dosyaya sunulan ve örnek olarak belirtilen bağlantılar teknik olarak incelenmiş yayın tarihleri teknik kapsamlarına ilişkin detaylı bulgular bilişim değerlendirme kısmında ayrı ayrı sunulduğu B) Markasal/Haksız Rekabet/Tescilsiz Tasarım Açısından; Markalar arasında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik ve ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, belirtilen nedenlerle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut OLMADIĞI, Davalının davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği tespit edilmekle birlikte, Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin ...Esas ve ... Karar ve 14.03.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak, Davalı kullanımının TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacının “tescilsiz tasarım” iddiasının SMK anlamındaki tasarım kavramı ile bağdaşmadığı, dosyada, tasarım hukuku çerçevesinde korunabilir nitelikte, somutlaştırılmış bir ürün görünümüne ilişkin yeterli delilin bulunmadığı, davalıların fiillerinin tescilsiz tasarıma tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği, tespit, sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, nihai hukuki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık konusu, davacı adına ... sınıfta tescilli ... sayılı “... + şekil” markasına ve davacının münhasır lisans sahibi olduğunu ileri sürdüğü “...” isimli konser projesine dayalı olarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sunulan marka ve proje belgeleri, sosyal medya kayıtları, önceki tarihli üçüncü kişi kullanımlarına ilişkin görseller, ticaret sicili kayıtları, bilirkişi incelemesinde tespit edilen dijital veriler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendendirildiğinde;
Marka hakkına tecavüz sayılan haller, SMK'nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. Maddede düzenlenmektedir. 7. maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29. maddede ise “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmektedir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken, 7. Madde ile 29. Maddenin birlikte dikkate alınması gereklidir.
Tecavüz, bir haksız fiildir. Tecavüzün varlığı için SMK'da belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması ve somut olayda hukuka uygunluk sebeplerinden birinin mevcut bulunmaması gereklidir. Tescilli bir markanın, sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya o markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, tecavüzün bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması, satış için teklif edilmesi, ihracı, ithali ya da tecavüzün bilinmesine rağmen malların nereden sağlandığının bildirilmesinden kaçınılması, tecavüz olarak tanımlanmıştır ( Tekinalp, Ü.: Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2012, s. 491 ).
SMK'nın 29. maddesi ise, hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağını açıklamıştır. Buna göre; “Marka hakkına tecavüz sayılan fiille;
Madde 29- (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır.
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.”
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, üçüncü /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır.
6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1)Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2)Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1)Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;.... 4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b)Haksız rekabetin men'ini, c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür.
Marka hakkı, tescil şekil koşuluna bağlıdır. Markanın sahibine sağladığı haklar tescil ile meydana gelir ve üçüncü kişilere karşı tescilin yayınından itibaren hüküm ifade eder. SMK 7/(1) maddeye göre: “Bu kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir”. SMK 7/(4) maddeye göre: “Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibariyle hüküm ifade eder.” şeklindedir.
Tescilli bir marka, sahibine tescil kapsamındaki mal ve/veya hizmetler üzerinde kullanılması şartıyla hukuki koruma sağlamaktadır. Buna karşılık, marka eğer tescilli olduğu gibi kullanılmıyor ve tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ise, bu takdirde artık tescil herhangi bir koruma sağlamayacaktır. Bu durum 2 şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunlardan birincisi, “markanın tescilli olduğundan farklı kullanımı”, diğeri ise "tescilin kapsadığı mal veya hizmetler bakımından aşkın kullanımdır. Tescilli bir marka, ancak tescilli olduğu haliyle kullanılması durumunda sahibine bir hukuki koruma sağlar. Eğer tescilli olduğundan farklı bir biçimde kullanılıyor ve böyle bir kullanım, bir başkasının tescilli markasına tecavüz teşkil ediyorsa, artık marka tescilinin, sahibine bir hukuki koruma sağlaması söz konusu değildir. Bir markanın tescilli olduğundan farklı kullanılması, o markanın asli ve ayırt edici unsurlarının yer almadığı kullanımlardır. Markaya tecavüz açısından değerlendirme yapılırken, taraf markalarının öncelikle tescil tarihlerinin, daha sonrasında karıştırma ihtimali nedeniyle işaretsel ve sınıfsal benzerliğin dikkate alınması gereklidir. Karıştırılma ihtimali, hem bir tescil engeli hem de bir tecavüz h: Markaların benzer olmaları durumunda, bu kez markaların tescilli olduğu mal veya hizmet ile markanın kullanıldığı mal veya hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde bulundurulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımının tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara, 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde tüketiciler tarafından karışıklığa sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
6769 sayılı SMK’nın 7/2-b maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzden söz edilebilmesi için, kullanılan işaretlerin aynılığı veya benzerliğinin yanında, ilgili tüketici kesimi nezdinde tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkması gerekmektedir.
Bu kapsamda davacıya ait “...+ şekil” markası ile davalı tarafta kullanılan “...” işaretleri bütün olarak karşılaştırıldığında; işaretlerin kelime yapıları, söylenişleri, görsel tertipleri ve tüketici üzerinde bıraktıkları genel izlenimin birbirinden ayrıldığı, tarafların faaliyet gösterdikleri hizmet alanının aynı veya benzer olmasının işaretler arasındaki farklılığı ortadan kaldırmadığı anlaşılmıştır. “...” ibaresinin doğrudan konser hizmetini ifade etmesi nedeniyle tek başına güçlü bir ayırt edicilik sağlamadığı; mum ve ışık çağrışımının ise dosyada yer alan önceki tarihli üçüncü kişi kullanımları karşısında bu hizmet alanında davacıya özgülenebilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.
Nitekim bilirkişi incelemesinde tespit edilen dijital verilerde davacıya ait internet alan adının 28.09.2023 tarihinde tescil edildiği, Instagram hesabının Kasım 2023’te oluşturulduğu ve en eski paylaşımının 24.12.2023 tarihli olduğu belirlenmiş; buna karşılık dava dışı “...” hesabının Mart 2020 tarihinden itibaren faal olduğu ve 30.07.2020, 27.08.2020, 15.09.2020 ve 03.03.2021 tarihlerinde çok sayıda mum ışığı altında gerçekleştirilen müzik konserlerine ilişkin paylaşımların bulunduğu saptanmıştır. Dosyaya sunulan 03.03.2021 tarihli görselde de tarihî nitelikteki bir mekânda yaylı çalgılar icra eden sanatçıların çok sayıda mumla çevrelenmiş şekilde sahne aldıkları açıkça görülmektedir. Bu maddi olgular, davacının dayandığı “çok sayıda mum eşliğinde klasik müzik konseri” temel fikrinin davacının kullanımından ve 06.02.2024 tarihli noter beyannamesinden önce kamuya sunulmuş olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu itibarla bilirkişi raporunda yer verilen, davacı adına tescilli “...” markası ile davalı kullanımındaki “...” işaretlerinin bütünsel değerlendirmede benzer bulunmadığı ve ilgili tüketici kesimi bakımından karıştırılma ihtimali doğurmadığı yönündeki maddi ve teknik tespitlerin dosyadaki işaret örnekleri ve kullanım biçimleriyle uyumlu olduğu mahkememizce de değerlendirilmiş; nihai hukuki takdir mahkememize ait olmak üzere SMK m.7/2-b anlamında marka hakkına tecavüz şartlarının gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00 TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca marka hakkına tecavüze yönelik talepleri yönünden davalılar yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca haksız rekabete yönelik talepleri yönünden davalılar yararına hesap olunan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026
Katip
¸
Hakim
¸