Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari ödünç vermeden kaynaklanan itirazın iptali davasında, banka havalesiyle gönderilen borcun ödenmemesi üzerine açılan icra takibine yapılan itirazın incelendiği kararı.
Özet: Ticari nitelikteki ödünç verme sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen 4.500.000 TLlik alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete "borç" açıklamasıyla banka havalesiyle gönderilen paranın geri ödenmediğini belirterek itirazın iptali ve takibin devamını talep etmiştir. Davalı vekili ise, ödemenin taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi çerçevesinde yapıldığını ve aslında davacının müvekkiline borçlu olduğunu savunmuş, havale açıklamasının kötü niyetli olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkeme, havale dekontunda "borç" ifadesinin bulunmasını değerlendirerek olayın ödünç verme mi yoksa cari hesap ilişkisi mi olduğunu irdelemektedir.

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/570
KARAR NO : 2026/365
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : Dr. ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Vermeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/07/2025
KARAR TARİHİ : 17/04/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2026
Mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı şirkete talepleri üzerine borç olarak 01/11/2023 tarihinde, ... Bankası üzerinden davalı şirketin ... .... .... .... .... .... ... .... 'ta ki hesabına 4.500.000,00TL'yi "borç" açıklaması ile gönderdiğini. Ancak bu borcun geri ödenmediğini. Bu nedenle tahsili amacıyla .... .... .... takip sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini. Borçlunun takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesi talep etmiş. Ayrıca cevaba cevap dilekçesinde taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, buna ilişkin yazılı bir sözleşmenin olmadığını, davalının tek taraflı tuttuğu defterlerinin müvekkilinin alacağının niteliğini değiştirmeyeceğini belirterek; haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı ... arasındaki ticari ilişkiye göre, müvekkilinin belli bir meblağ parayı davacıya ödediği, buna karşılık olarak da davacının müvekkiline hurda malzemesi temin etmeyi üstlendiğini. Bu çerçevedeki ticari ilişkide taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin düzenlendiğini. Cari hesap kayıtları incelendiğinde 11/01/2023 tarihinde müvekkiline yapılan 4.500.000,00TL tutarındaki ödeme sonrasında dahi davacının 3.210.000, 00 TL borçlu göründüğünü. Davacının yaptığı para havalesinde "borç" ifadesinin yazılmış olmasının, bu ödemenin ödünç para vermesi olarak kabulune yeterli olmadığını, kötü niyetli hareket edildiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ödünç verilen paranın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davadan önce arabuluculuğa başvurulmuş ve anlaşamamaya dair son tutanak sunulmuştur.
Davacı vekili delil olarak; .... .... .... sayılı dosyasına, banka para havale dekontuna, şirket defterlerine, tanık, bilirkişi deliline, davalı vekili ise; muavin defterine, banka kayıt ve dekontlarına, davacı ile müvekkili şirket yetkilileri arasındaki SMS ve Whatsapp yazışmalarına, tanık, yemin ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.
... ... .... ... takip sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından, ... Geri Dönüşüm Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhinde 07/10/2024 tarihli takip talebi ile; 4.500.000,00TL asıl alacak, 606.000,00TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.106.000,00 TL 'nin ilamsız icra yoluyla tahsili talep edildiği. Takip dayanağı olarak " ... .... ... üzerinden adı geçen şirketin ... .... ... hesabına gönderilmiş borç paradan kaynaklı alacak", gösterildiği. Borçlunun süresi içerisinde borca, faize ve takibe itiraz üzerine, takibin durdurulduğu ve işbu davanın yasal süresinde açıldığı, görülmüştür.
Takip dayanağı para gönderimine ilişkin havale dekont incelendiğinde; 01/11/2023 tarihinde ... tarafından, ... Geri Dönüşüm Metal Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye 4.500.000,00TL'nin gönderildiği, "Ticari Ödeme, Ticari İşletme" ifadelerinin ve de açıklama kısmında "Borç" ifadesinin yer aldığı, yani borç olarak gönderildiğinin ifade edildiği, anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 102. maddesinde; "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır. " , aynı yasanın 117. Maddesinde ise;" Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. ", hükümleri yer almaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 222. Maddesinde;"... İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." hükmü düzenlenmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarını sunmaları üzerine, bunlar üzerinde ve dosya kapsamında Mali Müşavir bilirkişiden alınan 24/03/2026 tarihli raporda; davacının 2023-2024 yıllarına ilişkin elektronik ortamda tutulan yemiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin sürede tasdikinin yapıldığı ve TTK'nun 64 vd. maddeleri gereğince lehine delil olma vasfını taşıdığı. Davalının 2023 yılı defterlerinin aynı şekilde süresinde tasdikinin yapıldığı ve delil olma vasfını taşıdığı, ancak davalının 2024 yılına ilişkin e-defterlerinin GİB onaylarının süresinde alınmadığı. Tarafların 2023 ve 2024 yılı defterlerinin birbiriyle uyumsuz olduğu. Davacının dava konusu ettiği banka havalesiyle yaptığı ödemenin kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı, ancak davalının defterlerinde 01/11/2023 tarihli banka havalesiyle yapılan 4.500.000,00TL'lik ödemenin "... Borç" açıklamasıyla kayıtlı olduğu. Ayrıca davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle 3.925.469,60TL alacaklı göründüğü. Yine davalının 2024 yılı ticari defterlerindeki 03/05/2024 tarihli alacak kaydı itibariyle ...-... Harfiyat'tan bakiye alacağının 14.175.137,40TL olduğu ve 30/09/2024 tarihli borç kaydı ile bunun sıfırlandığı, dava tarihi itibariyle herhangi bir borç ve alacak bakiyesinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, banka havale dekontu, bilirkişi raporu ile yukarıda yazılı yasal düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından, davalıya ticari iş kaydıyla borç olarak gönderildiği açıklanarak 01/11/2023 tarihinde 4.500.000,00TL'nin havale edildiği. Bu ödemenin davacının ticari defterlerinde yer almadığı. Ancak davalının ticari defterlerinde "... Borç" açıklamasıyla aynı tarihle kaydedildiği. Daha sonra, davalının süresi içerisinde tasdikini yaptırmadığı için lehine delil vasfını kazanamayan, 2024 yılı defterine yaptığı kayıtlar neticesinde, yapılan mahsuplaşmalarla takip tarihi itibariyle, herhangi bir borç kaydının yer almadığı anlaşılmış ise de; davalının usulüne uygun tutmadığı ve karşı tarafın defterleriyle uyumlu olmayan bu kayıtların lehine delil olma vasfını taşımadığı, davalı borcunun mahsuplaşma neticesinde sonlandığı iddiasını ispat edemediğinden, bu miktar asıl alacağın takibine itirazının haksız olduğu anlaşılmış ve itirazın bu miktar asıl alacak üzerinde kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz istenmiş ise de, TBK'nun 117. maddesi gereğince davalıyı temerrüde düşürecek bir ihtarnamesinin bulunmadığı, takip öncesi istenen işlemiş faize itirazda davalının haklı olduğu görülmekle, bu miktar yönünden davanın ise reddi gerekmiştir. Yine davacının bu parayı şahsı için gönderdiği, ticari işletmesi için göndermediği iddiasının ise, havale dekontunda ticari işletme ile ilgili olduğu yazıldığından davacının işletmesiyle ilgili gönderme işlemi olduğu kabul edilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı isteminin, alacağın likit olduğu nazara alınarak, itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinde hüküm etmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; ... .... .... sayılı dosyasında, davalının 4.500.000,00 TL asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, bu miktar alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen miktarın %20 oranında hesap edilen 900.000,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 4.500.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 307.395,00 TL karar ve ilam harcından 61.667,72 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 245.727,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 61.667,72 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 62.370,62 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 198,30TL yazışma gideri, 15.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.198,30TL yargılama giderinin, kabul/talep oranına göre hesaplanan 13.394,51TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.803,79 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 545,95 TL'sinin davacıdan, 4.054,05 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 4.500.000,00 TL üzerinden takdir edilen 609.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 606.000,00 TL üzerinden takdir edilen 96.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2026
Başkan ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Üye ...
✍e-imzalıdır
Katip ...
✍e-imzalıdır
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."