Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, marka tescil başvurusu kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü için açılan iltibas, kötü niyet, tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanım temelli dava.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı firmanın yeme-içme sektöründeki markasının, davalının "..." ibareli markasıyla karıştırılma ihtimali, önceki kullanım hakkı, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla idari bir kararın iptalini talep ettiği bir davayı konu almaktadır; davacı, "..." ibaresinin kendi markasının esaslı bir unsuru olduğunu ileri sürerken, davalılar ve önceki idari karar, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "..." ibaresinin genel kullanıma açık bir mahalle adı olarak tali nitelikte kullanıldığını, davacının iddia ettiği önceki kullanımın ve tanınmışlık şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/251 Esas - 2025/224
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2024/251 KARAR NO : 2025/224DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 27/05/2024KARAR TARİHİ: 16/06/2025 Yazım Tarihi : 30/06/2025İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ..." markasının uzun yıllardır yeme-içme sektöründe tanındığını ve davalının "..." markasının tüketiciler tarafından karıştırılacağını, önceki Kullanım Hakkı (SMK6/3) davacı, "..." ibaresinin kendisi tarafından uzun yıllardır ticarette kullanıldığını ve piyasa koşullarında belirli bir bilinirlik seviyesine ulaştığını, Tanınmışlık(SMK6/5) Davacı, markasının geniş bir bilinirlik kazandığını ve sektörde tanınmış marka statüsünde olduğunu, Kötü Niyet(SMK6/9) Davacı, davalının marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını ve kendisine ait tanınmış bir markayı taklit etmeye çalıştığını, FikriHaklarınİhlali(SMK6/6) Davacı,"..."ibaresinin yalnızca bir mahalle adı olmadığını, markanın esaslı bir unsuru haline geldiğini ileri sürerek davacı ... sayılı ... kararının hatalı olduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini, davacı itiraza konu "..." markasının yargılama sürecinde tescil edilecek olmasından dolayı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığını, "..." ibaresi genel kullanıma açık olduğunu, önceki yargı kararları bu dava için emsal olmadığını, kötü niyetli başvuru yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı "..." ibareli 43. Sınıfta yapılan başvuru markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas - benzerlik- karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre isim ve diğer fikri hak, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı ... ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 30/03/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 27/05/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "...., ...", "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, diğer fikri haklar ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. .......................... Kurul'da, ... numaralı "..." ibareli başvuruya konu marka örneğinde orta düzeydeki tüketiciler tarafından marka olarak algılanacak nitelikteki asli ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin ise başvuru sahibi tarafından hizmet sunulan mahallenin adı olduğu ve marka örneğinde tali unsur şeklinde kullanıldığı diğer taraftan itiraz gerekçesi markalarda da "..." ibaresinin tek başına kullanılmayıp birlikte kullanıldığı diğer ibarelerle birlikte bütünsel olarak markasal algıya konu olduğu dikkate alındığında başvuru ile itiraz mesnet markaların ihtiva ettikleri unsurların tamamıyla birlikte ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde markalar arasında karıştırılma ihtimalini bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Md. 6(3) değerlendirmesinde itiraz sahibi tarafından sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, muterizin "..." ibaresini başkası tarafından kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta, ciddi kullanım teşkil edecek şekilde ticaret alanında kullandığını ispat edemediği tespit edilmiştir. Sayılan nedenlerle Md. 6(3) kapsamında itirazın reddi gerekmiştir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6(5) maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz da haklı görülmemiştir. ....Mahkemesi'nin 01/02/2012 tarihli .... sayılı kararının 90. paragrafında, inceleme konusu işaretlerin aynı olması, kötü niyete ilişkin diğer faktörlerin hiçbirisi mevcut değilken, tek başına kötü niyetin varlığını ortaya çıkarmaz tespiti yapılmıştır. Bir diğer deyişle, kötü niyetle başvurusunun yapıldığı iddia edilen işaretle buna karşı öne sürülen itiraz gerekçesi markaların aynı (veya benzer) olması veya markaların benzer olduğu yönündeki iddia, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacaktır. Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Son olarak, itiraz sahibinin diğer fikri haklar veya kişi hakları gerekçeli itirazı ise, itiraz ekinde söz konusu iddianın ispatlanamamış olması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markaları... Tarihi ... 43. Sınıf 29,30,35,43. Sınıf 17/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "1-SMK m. 6/6, SMK m. 6/5'in şartlarının olmadığını, 2- SMK m. 6/1 anlamında markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğunu, 3-Kötü niyet konusundaki takdirin mahkemede olduğu, 4- ... ...'NIN ... sayılı kararının ipali ile ... (Tescil Tarihi 14.11.2024) sayılı ... markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davalı şahıs vekilinin yeni bilirkişiden rapor alınması, aynı heyetten ek rapor alınması talepleri HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye; yine İstanbul' talimat yazılıp ... de kaç köfteci olduğu, işyerleri arasındaki mesafe tespiti sonuca etkisi olmadığından talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "Tarihi ... " ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu ve aynı zamanda dava konusu edilen 43.ncü. sınıflardaki hizmetler açısından emtia benzerliği de oluştuğu;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu 43.ncü sınıftaki hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi "Tarihi ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında ... ibaresindeki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;Ancak bu durumlar yukarıda izah edilen iltibası ortadan kaldırmadığından dava kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... ... Sayılı ... Kararının İPTALİNE, 3-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 390,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 11.817,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 16/06/2025 Katip .... Hakim ....E-İmzalıdır E-İmzalıdır