8. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesinin ceza ve adli para cezası miktarındaki hukuka aykırılıkları düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetti.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan ilk derece mahkemesince mahkumiyet kararı verilen sanık hakkındaki istinaf başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesi, suç konusu uyuşturucunun miktarı ve değeri ile sanığın ekonomik durumu dikkate alındığında temel cezanın ve adli para cezasının alt sınırdan ölçüsüzce uzaklaşılarak belirlenmesi ve bazı eşyaların müsaderesi yerine delil olarak saklanması gibi hukuka aykırılıklar tespit etmiştir; bu hataların yeniden yargılama gerektirmemesi nedeniyle, sanığın hapis cezası ile adli para cezası düşürülerek ve adli emanetteki eşyaların müsaderesine hükmedilerek ilk derece hükmünün düzeltilmesine ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/6962 E.  ,  2026/6846 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1061 Esas, 2025/3 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Fethiye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2024 tarihli ve 2024/74 Esas, 2024/35 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 937.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.01.2025 tarihli ve 2024/1061 Esas, 2025/3 Karar sayılı ilamı ile sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiş; ancak, suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, önemi ve değeri dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde düzenlenen ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezanın alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, fazla uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi; sanığın duruşmada beyan ettiği aylık geliri nazara alındığında, bir gün karşılığı adli para cezasının alt sınırdan belirlenmesi gerekirken, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesi; adli emanetin 2024/898 sırasında kayıtlı eşyaların (şeffaf poşet ile elektronik sigara kutusu) 5237 sayılı Kanun’un 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken, dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi ve kriminal incelemede alınan şahit numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak; bu aykırılıkların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği, 5271 sayılı Kanun’un 2 80... /1. maddeleri kapsamında düzeltilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek; hükmün 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7. paragraflarının çıkarılmasına, yerlerine sırasıyla; "Sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği sabit görülmekle; suçun işleniş biçimi ve özellikleri, suç konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike, sanığın kastının yoğunluğu ile ele geçen uyuşturucu maddelerin miktar ve çeşitliliği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 11 yıl hapis ve 2000 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Suça konu uyuşturucu maddenin bir kısmının kokain olması nedeniyle, verilen cezanın Türk Ceza Kanunu’nun 188/4-a maddesi gereğince yarı oranında artırılarak sanığın 16... ay hapis ve 3000 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle sanığın 13... ay hapis ve 2500 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın cezasında başkaca artırım veya indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanığa verilen gün karşılığı adli para cezasının, sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52/1-2. maddeleri gereğince günlüğü takdiren 100,00 TL’den hesaplanmak suretiyle, neticeten 250.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Suç tarihindeki ekonomik koşullar, paranın satın alma gücü ile sanığın şahsi ve mali durumu dikkate alınarak, verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52/4. maddesi gereğince her ay bir taksit olmak üzere 24 eşit taksitte tahsiline; taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına, sanığın neticeten 13... ay hapis cezası ve 250.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, paragraflarının eklenmesine,
2- Hükmün müsadereye ilişkin 18. paragrafının başına “Kriminal incelemede alınan şahit numunenin ve” ibaresinin eklenmesine,
3- Hükmün 19. paragrafında yer alan “karar kesinleştiğinde dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereğince müsaderesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kesin ve somut bir delil bulunmadığına, ele geçirilen maddelerin kullanım sınırında kaldığına, dosya kapsamında alınan 14.07.2024 tarihli arama kararının usulsüz olduğuna, hukuka aykırı delillerin mahkumiyet kararına esas alınamayacağına ve şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın yüklü miktarda uyuşturucu madde taşıdığı bilgisi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, sanığın kullanımında bulunan 34 *** 727 plakalı aracın yol kontrol noktasında durdurulduğu, araçta usulüne uygun şekilde yapılan aramada siyah renkli sırt çantası içerisinde kullanım sınırının çok üzerinde olan uyuşturucu maddelerin ele geçirilerek bunlara el konulduğu, kriminal rapora göre ele geçirilen maddelerin THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi ile pregabalin ve kokain içerdiği iddiasına ilişkin olarak;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi; ilk derece mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde eksiklik olmadığını ve ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığı takdirde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir. Aynı Kanun’un 303/1. maddesinin (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde belirtilen ihlallerin varlığı hâlinde ise hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilir. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1. maddeleri gereğince, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında teşdiden hüküm kurulması isabetsiz bulunmuş; bu nedenle, yeni bir hüküm kurulmak suretiyle temel ceza alt sınırdan belirlenmiş ve diğer hususlar da buna göre düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemece dayanılan düzeltme sebebinin 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesine atıfla aynı Kanun’un 303/1. maddesinin (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden hüküm kurulması gerekirken, bu usule uyulmaksızın hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.01.2025 tarihli ve 2024/1061 Esas, 2025/3 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Fethiye 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.