Hazine adına tescilli taşlık arazinin imar-ihya ve zilyetlikle kazanılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasında, taşınmazın kamulaştırma ile yol vasfı kazanıp kazanmadığının incelenmesi gerektiğine dair Yargıtay bozma kararı.
Özet: Uyuşmazlık, kadastro harici kalan ve sonradan Hazine adına ihdasen tescil edilen taşınmazın, davacı tarafından taşlardan arındırılarak tarıma elverişli hale getirildiği ve 25 yılı aşkın süredir zilyetliğinde bulunduğuna dair iddialar üzerine davacı adına tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri davacının imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğuna karar vererek tapu iptali ve tescil talebini kabul etmişken, Yargıtay, geri çevirme sonrası dosyaya gelen evrakta çekişmeli taşınmazın karar tarihinden önce kamulaştırma ve ifraz suretiyle vasıf değiştirdiğinin anlaşılması nedeniyle, kamulaştırılan ve ifraz edilen bölümün çekişme konusu taşınmaza tekabül edip etmediğinin tespiti ile kamulaştırılan kısım yönünden ancak mülkiyetin tespiti hükmü kurulabileceği gözetilerek yeniden değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle kararları bozmuştur.
1. Hukuk Dairesi         2026/2571 E.  ,  2026/3346 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/926 E., 2024/659 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/369 E., 2021/202 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, yörede yapılan kadastro sırasında tescil harici bırakılmış iken, bilahare ihdasen tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
... ili, ...ilçesi,...Mahallesinde tapulama çalışmalarının 16.09.1965 yılında tamamlandığı, dava konusu taşınmazın bahsi geçen çalışmalarda taşlık olarak tescil harici bırakıldığı, akabinde 19.07.2011 tarihinde ihdasen 648 parsel numarası ile "taşlık ve tarla" vasfıyla Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili; davacının dava dilekçesine ekli krokide gösterilen taşlık araziyi masraf ve emek sarfetmek suretiyle taşlardan arındırarak temizlediğini, imar-ihya ederek tarıma elverişli hale getirdiğini ve tarıma elverişli hale getirdiği araziyi 25 yılı aşkın süredir zilyet olarak kullandığını ileri sürerek çekişme konusu taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; imar-ihya ve zilyetliğe ilişkin koşulların araştırılması ve hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı ... Belediyesi vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın Belediye Kanunu'nun 79. maddesi uyarınca Belediye adına tescili gerektiğini, özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuş ve taşınmazın Belediye adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı ... vekili; diğer davalılarla müvekkili kurum arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, kurumun re'sen davaya dahil edilemeyeceğini, imar-ihya ve zilyetliğe ilişkin kazanım koşullarının bulunmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ilişkin koşulların davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 648 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 28.089,95 metrekarelik kısmının ifraz edilmek sureti ile davalı ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinilmesine ilişkin koşulların davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Dosya içeriğine; toplanan delillere, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları ile bilirkişi raporlarına göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, geri çevirme kararından sonra dosya arasına getirtilen evraka göre; çekişmeli taşınmazın karar tarihinden önce kamulaştırma suretiyle ifraz edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece kamulaştırma kararı ve eki krokiler ile ifraza ilişkin değişiklik beyannamesi getirtilip fen bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kamulaştırılan ve ifraz edilen bölümün çekişme konusu taşınmaza tekabül edip etmediği belirlenmeli, yöntemince kamulaştırılmak suretiyle yol vasfını alan taşınmaz yönünden ancak mülkiyetin tespitine hükmedilebileceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.