Yargıtay bozması sonrası yeniden yapılan incelemede, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mirasçıların tescil talebinin onandığı karardır.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, davacıların murisinin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edindiği ileri sürülen taşınmazın hatalı tescilini konu alan davada, ilk derece mahkemesinin kabul kararı Yargıtayca eksik inceleme nedeniyle bozulmuş; bozma sonrası mahkeme, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla davacı murisinin 40 yılı aşkın süredir asli zilyet olarak kullanıldığı belirlenen 258,36 m²lik kısmın kazandırıcı zamanaşımı ile edinildiği sonucuna vararak davanın kabulüne hükmetmiş, bu karar Yargıtay tarafından bozmaya uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/3715 E.  ,  2026/3362 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/281 E., 2025/156 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, ...ili, ...ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 54... parsel sayılı 1.142, 37... yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle belgesizden 1/2'şer paylı şekilde ... ... evlatları ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar vekili; dava konusu taşınmazın bir bölümünün davacıların miras bırakanı ... ...'e ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sonucunda hatalı olarak davalılar adına tescil edildiğini ileri sürüp miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ile miras payları oranda davacılar adına tescilini istemiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmaza davalıların zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilinin istinafı üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 15.02.20 23... /1375 E., 2023/206 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27.05.20 24... /2481 Esas, 2024/3833 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılması ve keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği hususlarının sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılması; çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığı gerekçeli kararda tartışılıp açıklanması "gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişiler ve davacı tanıklarının beyanına itibar edilerek çekişmeli taşınmazın davacıların murisi ... ... tarafından 40 yıldan fazla süredir asli zilyet olarak kullanıldığı, tespit tarihinde davacı murisi ... ... yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne çekişmeli taşınmazda (B) harfi ile gösterilen 258, 36... 'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 443,51 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.