T.C. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin, haksız eylemden kaynaklanan kablo hasarı nedeniyle açılan itirazın iptali davasına ilişkin sorumluluk ve tazminat taleplerini değerlendiren gerekçeli kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalının çalışmaları sırasında kablolarına verilen zarar nedeniyle alacak takibi başlatmış, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep etmiştir; davalı ise görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, kendi kusuru veya illiyet bağı bulunmadığını, hasar tespitlerinin tek taraflı ve geçersiz olduğunu, talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/106 Esas - 2026/332
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2026/106 EsasKARAR NO : 2026/332....DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 19/02/2025KARAR TARİHİ : 24/04/2026GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 24/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ....adreslerinde yapılan çalışmalar sırasında müvekkili .....ait olan kablolara hasar verildiğini, söz konusu hasar neticesinde müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili şirket tarafından davalıya gönderilen 16.04.2024 tarihli ihtar ile hasar bedelinin 7 iş günü içerisinde ödenmesinin talep edildiğini ancak haksız fiili gerçekleştiren davalı tarafça müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde söz konusu hasarın tazmini amacıyla müvekkili şirket tarafından .... Sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu yan tarafından 12.08.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesinde itirazın iptali davası açmak için öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başladığını, Uyuşmazlık konusu hukuki sorunun çözümünde görevli mahkemenin ticaret mahkemesi, yetkilli mahkemelerin ise .... mahkemeleri olduğunu, dava konusu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğini belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili idare tarafından yapılan çalışmalar neticesinde şirkete ait varlıkların hasar gördüğü iddiasının kabul edilemeyeceğini, iş bu davada hizmet kusuru iddiası söz konusu olduğundan görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğunu, davacıya ait varlıklara hasar verildiği iddiası ile.... ... sayılı kararıyla İdari yargı yerinin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddedildiğini, dava dilekçesinde belirtilen hasar tarihi değerlendirildiğinde davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, gerçekleştiği iddia edilen hasarların müvekkili idare çalışmaları sırasında İdare elemanlarınca gerçekleştirildiğine dair bir tespit bulunmadığını, nitekim davacı tarafça dosyaya sunulan dava dilekçesi, ödeme emri, hasar tespit formu ile diğer evraklar arasında çelişki bulunduğunu, adres bilgisinin örtüşmediğini, davacı tarafından müvekkilinin yokluğunda tek taraflı düzenlenen ve kendi içeren tutanaklara itibar edilemeyeceğini, bunların yasal delil oluşturmadığını, ... adresinde Başkanlığımızca herhangi bir çalışma yapılmadığı tespit edilmiştir." bilgisinin iletildiğini, müvekkili idarenin hasar iddiaları ile ilgili kusurlu/ kusursuz herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, belirtilen tarih ve adreste müvekkili idare tarafından kazı çalışması yapılmadığını, iddia edilen zarar ile müvekkili idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, dolayısıyla davacının yeraltı tesisine zarar verdiği iddiası ile İdareden tazminat ya da hasar bedelini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafından tutanağın usulüne uygun tutulmadığını, tek taraflı, bilgi ve görgü sahibi tanık olmadan, hasarın nasıl oluştuğu, hasarı yapan araçlar, firmalar veya kişilere ait bilgiler bulunmadan tutulan tutanaklarla iddia edilen hasarlarla ilgili müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve AYKOME Müeyyideler Yönetmeliği gereği meydana geldiği iddia edilen hasar için tutulan tutanağın davacı ile müvekkili idare tarafından birlikte tutulması gerektiğini, ilgili tutanaklarda davacı tesislerinin standarda uygun olarak döşenip döşenmediğine dair bir tespit de yer almadığını, davacı tesislerinin T.S.1097'ye göre yapılması gerekmekte olup davacı tesisinin buna aykırı döşendiğini, hasara uğradığını iddia ettiği kabloların, teknik kurallara uygun, boruların üzerinden değil belirli bir mesafeden döşenmiş olduğunu da ispatlaması gerektiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan hasar tespit formu, hakediş onaylanma talebi gibi tutanaklarda adres bilgisi örtüşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedelleri de afaki olup yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından talep edilen satılmayan enerji bedeli, kablo test bedeli, işçilik ücreti gibi kalemlerin .... sayılı kararı doğrultusunda istenemeyeceği aşikâr olup kabulünün mümkün olmadığını, davacının hasar tarihinden itibaren avans faizi talebinin de haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca davacının haksız olarak icra inkâr tazminatı talebinde de bulunduğunu, davaya konu, iddia edilen alacağın likit olmadığını, müvekkili İdareye sunmuş olduğu kamu hizmeti ile ilgili herhangi bir kusurlu sorumluluk atfedilemeyeceği gibi kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durum da bulunmadığını belirterek davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, haksız fiilden kaynaklanan hasar bedelinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibinde vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce 31/10/2025 tarih ve .... K sayılı karar ile dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ....sayılı karar ile uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine dair karar verilmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine örnek no 7 ile 9.709,88 TL hasar bedeli ile 2.697,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.407,03 TL'lik icra takibi başlatıldığı, davalının yetkiye, borca, faize ve ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu ve davacı alacaklı tarafından işbu itirazın iptali talepli davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce aldırılan 14/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı idare tarafından .... adresinde yapılan altyapı çalışması sırasında davacı şirkete ait kablo TV altyapısına hasar verildiği, meydana gelen hasarların davacı şirket yüklenicisi tarafından onarıldığı, davacı tarafından yazılı olarak davalıdan hasar bedellerinin talep edildiği, hasar bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz nedeniyle de davacı tarafından iptal davası açıldığı, icra takibinin dayanağının; "fazlaya ilişkin her türlü dava ve takip hakkımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; 28.12.2023 tarihinde .... adresinde “yapılan kazı çalışması sırasında güzergahlarımız hasar görmüştür.” şeklinde davacı şirketin iki teknisyeni tarafından 28.12.2023 tarihinde düzenlenmiş olduğu, hasara ilişkin tutanağın ek bilgi kısmında; güzergah ve menholün hasar gördüğü, yeni menhol (betonarme ek odasi) koymak ve .... boru ve ek manşonu kullanmak suretiyle hasarın, davacı şirketin yüklenicisi olan dava dışı .... firması tarafından 12.04.2022 imza tarihli “Kablo Hizmet Alım Sözleşmesi.... hizmet alım sözleşmesi kapsamında giderildiği, dava dışı firma tarafından sözleşme eki fiyatların hakedişte kullanıldığı ve fiyatların serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğunun kabulü gerektiği, yapılan hak ediş malzemelerinin hasar tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, dosya kapsamında mevcut olan fotoğraflarla hasara konu adreste iş makinesi ile derin bir kazı çalışması yapıldığı, kazıda çalışanların üzerinde davalı .... tarafından kullanılan sarı iş elbiselerinin bulunduğu, kazı sırasında yağmur suyu ve/veya kanalizasyon bacalarının (mazgal) ortaya çıktığı, kazı alanında kanalizasyon, pis su ve yağmur suyu altyapısında kullanılan beton boruların bulunduğu, dava konusu hasarın meydana gelmesinde; davalı şirketin ....Yönetmeliğinin madde 15/a-b ve m hükümlerinden dolayı etkili olduğu, hasar üzerinde yapılan inceleme, değerlendirme ve hesaplamalarla nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğunu, davacı şirketin varlıklarında meydana gelen hasarların onarımının davacının yükleyici tarafından giderildiği değerlendirildiğinde işçilik bedeli talebinin yerinde olacağı belirtilmiştir.İddia, savunma, dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu mahalde davalı tarafça yapılan çalışma neticesinde davacıya ait kablolara zarar verildiği, davacı tarafça sunulan belgeler üzerinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde belirlenen zarar miktarının hasar ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, davacı zarar gören tarafından yerleşim yerinin bulunduğu icra müdürlüğünde takip başlatılmış olması nedeniyle davalının yetki itirazının reddi gerektiği, davacının sunduğu belgelere göre 9.709,88 TL hasar oluştuğu ve bu miktarın, zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edilebileceği, buna göre davacının avans faizi talebinin ve işlemiş faiz miktarında da hukuka aykırı yön olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, ve fakat somut olayda asıl alacağın varlığı ile miktarı yapılacak yargılama ve alınacak bilirkişi raporu ile saptandığından alacağın likit olmadığı, bu halde icra inkar tazminatının koşulları oluşmadığı dikkate alınarak alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin reddine (.... sayılı ilamı) dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun .... Esas sayılı dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının tazminat talebinin REDDİNE,3-Alınması gereken 847,52 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 232,12 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,5-Davacı tarafça yapılan 772,50 TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.683,10 TL İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcı olmak üzere toplam 7.455,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,6-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. Maddesi uyarınca takdir edilen 12.407,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,7-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,8-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/04/2026 ....