Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan sanık hakkında matufiyet şartı oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararını, yalnızca kanun maddesi hatasını düzelterek esastan onadı.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle kesinleştiği olayda, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay, suçun matufiyet unsurlarının olayda gerçekleşmediğini ve sanığın paylaşımlarının katılana yönelik olduğunun açıkça anlaşılamadığını tespit ederek, beraat kararında hukuka aykırılık görmemiştir; ancak yerel mahkeme kararında beraat hükmünün dayanağı olan kanun maddesinin hatalı gösterilmesi dışında bir isabetsizlik bulunmadığından, bu maddi hata düzeltilerek ve katılan vekilinin temyiz sebepleri reddedilerek, hükmün düzeltilerek onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/877 E. 2024/1339 K.SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan Yerel Mahkemece verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince sanık müdafii lehine vekalet ücreti verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sözlerle müvekkilinin kastedildiğinin açık olduğuna, tüm dosya kapsamı ile deliller değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine, cezalandırılması gerektiğine, sözlerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğuna, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın paylaşımlarının 5237 sayılı Kanun'un 126. maddesinde de belirtildiği üzere duraksamaya yol açmayacak bir şekilde katılana yönelik olduğunun anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği, bu itibarla hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, Kurulan hükümde; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (a) bendi yerine (e) bendi olarak gösterilmesi dışında bir isabetsizlik bulunmamıştır.IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi gereği hüküm fıkrasından "CMK'nın 223/2-e" ibaresi çıkartılıp yerine "5271 sayılı Kanun'un 223/2-a" ibaresi eklenmek suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.