Danıştay Beşinci Dairenin, FETÖ/PDY bağlantısı iddiasıyla kamu görevinden çıkarma işlemi temyizinde, ardışık ankesörlü aramalar ve ceza yargılamasının kesinleşmeme durumu üzerine verdiği karar.
Özet: Bu hukuki evrak, FETÖ mahrem yapılanmasıyla ilişkili olduğu iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının, işlemine karşı açtığı iptal davasının reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunu incelemektedir; davacı, ankesörlü/sabit telefon kayıtlarının tek başına örgütsel bağlantıyı kanıtlamadığını ve haksız yere çıkarıldığını savunurken, Danıştay, davacının mahkumiyetine ilişkin ceza davasının kesinleşmemesine rağmen, ankesörlü hatlardan 38 kez ardışık aranması, 20 grup aramanın bulunması ve tanık beyanlarına göre örgüt sorumlusu tarafından himmet adı altında para istendiği gibi somut delilleri değerlendirmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/14556Karar No : 2025/9222 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ankesörlü / sabit telefon hatlarından FETÖ mahrem yapılanması mensuplarınca ardışık arandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, HTS kayıtlarının tek başına delil kabul edilemeyeceği, HTS kayıtlarının içeriğinin tespit edilemediği, aramaların sayısının örgütsel bağlantıyı ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, "terör örgütüne üyelik" suçunun kasten işlenebilen bir suç olduğu, anılan suçun oluşabilmesi için terör örgütü olduğu bilinen bir oluşuma üye olduğunu gösteren iradi eylemlerinin hukuka uygun olarak elde edilmiş delillerle ortaya konulması gerektiği, dava konusu işlemle Anayasa Mahkemesinin kazanılmış hakları hüküm altına alan kararlarının, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında davacının mahkumiyetine karar verildiği söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ve dosyanın Yargıtay aşamasında derdest olduğu ve anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan;"..sabit/ankesörlü hatlardan aranmalarına ilişkin Ankesör/Büfe Analiz Raporundan; sanığın İstanbul, Balıkesir ve Isparta illerindeki sabit/ankesörlü hatlardan 30/01/2012-20/03/2014 tarihleri arasında 38 kez arandığı, 20 grup ardışık aramasının bulunduğu, bu ardışık aramalardan 13 grubunun asker kişilerle olduğu, sanığın aranmalarına ilişkin olarak BTK kayıtları istenerek aramalar ile BTK kayıtlarının uyumlu olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, 05/04/2020 tarihli bilirkişi rapor içeriğinde özetle; tüm aramaların uyumlu olduğu, baz ve karşı baz tabloları üzerinde yapılan incelemeden 29 adet başarılı, 9 adet başarısız iletişim kaydının bulunduğunun bildirildiği,..sabit/ankesörlü hatardan aranmalarına ilişkin Ankesör/Büfe Analiz Raporundan; sanığın İstanbul, Balıkesir ve Isparta illerindeki sabit/ankesörlü hatlardan 30/01/2012-20/03/2014 tarihleri arasında 38 kez arandığı, 20 grup ardışık aramasının bulunduğu, bu ardışık aramalardan 13 grubunun asker kişilerle olduğu, sanığın aranmalarına ilişkin olarak BTK kayıtları istenerek aramalar ile BTK kayıtlarının uyumlu olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırıldığı, 05/04/2020 tarihli bilirkişi rapor içeriğinde özetle; tüm aramaların uyumlu olduğu, baz ve karşı baz tabloları üzerinde yapılan incelemeden 29 adet başarılı, 9 adet başarısız iletişim kaydının bulunduğunun bildirildiği, tanık A. V. müdafi huzurunda alınan beyan ve teşhisinde; ... isimli kişinin sanık ile kendisini tanıştırdığını, Kıbrıs'ta görev yaptıkları 2 yıllık süre boyunca ... isimli kişinin kendilerinden sorumlu olarak faaliyet yürüttüğünü, arayarak iletişim kurulmadığını, gelemeyeceklerinde yüz yüze iletişim kurduklarını, nizamiyeden çıktıktan sonra 50-100 metre ileride ... isimli kişinin araba ile bekleyerek kendilerini aldığını, görüşmelerde telefonlarının uçak moduna alındığını, ... isimli kişinin maaşlarından yüzde on oranında himmet adı altında para istediğini, himmeti vermediğini ancak kurban adı altında para verdiğini sanığın da kurban adı altında para verdiğini bildiğini beyan ederek sanığı teşhis ettiği.." tespitleri de, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.