Trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, Yargıtay bozması sonrası yeniden incelenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumluluğu ile maluliyet ve kusur itirazları.
Özet: Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talep eden davacının davasında, ilk başta reddedilen talep, üst mahkemenin kaza kaynaklı psikiyatrik durumun uzman raporuyla detaylı incelenmesi gerektiği yönündeki bozma kararı üzerine, itiraz hakem heyetince kabul edilerek davacıya 390.000 TL tazminat ödenmesine hükmedilmiş olup, davalı sigorta şirketinin bu karara yönelik maluliyet raporunun uygunsuzluğu, tazminat hesabı ve müterafik kusur gibi itirazları, itiraz hakem heyeti kararının bozmaya uygun bulunması ve hukuk kurallarının doğru uygulanması gerekçesiyle reddedilerek karar onanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2026/2295 E.  ,  2026/3701 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2025/238 Değişik İş, 2025/1108 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) peliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 05.10.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 390.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu, davacı tarafından sunulan raporun yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/İHK-31472 Karar sayılı kararıyla; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İtiraz Hakem Heyetinin 24.09.2021 tarihli ve 2021/İHK-31472 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 12.06.2023 tarihli, 2022/3143 Esas ve 2023/7836 Karar sayılı ilamı ile, İtiraz Hakem Heyetince; davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınması gerektiği, söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “nevrotik, stresle ilgili somatoform bozukluklar” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 390.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25.12.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezliği bulunmadığını, teknik faiz oranları esas alınarak davacının zararının hesaplanması gerektiğini, davacının sürücü belgesi olmaması ve kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı aracın hususi kullanımda olması nedeniyle yasal faizine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesiyle teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda hükme esas alınan ... Tıp Fakültesi Adli Tıp anabilim Dalı tarafından düzenlenen 19.11.2024 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen travma sonrası stres bozukluğuna bağlı sürekli iş göremezlik oranı %.20 olarak hesaplanmış, İtiraz Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun ve sürekli olduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporundan Iğdır Devlet Hastanesinde 10.07.2020 ilâ 18.01.2021 tarihleri arasında tedavi kaydı olduğu ancak 18.01.2021 tarihinden sonra tedavisinin devam edip etmediği, bu tarihten sonra rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanıp kullanmadığına ilişkin kayıt mevcut değildir. Bu hali davacının travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı, maluliyeti var ise sürekli olup olmadığı yönünde tereddüt hasıl olduğundan rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan davacının ikametgahına ek yakın yetkili sağlık kurulundan denetime elverişli rapor alınıp davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3. Dosyanın incelenmesinde, sigortalı aracın tescil bilgilerine göre kullanım amacının hususi olduğu görülmektedir. Ancak İtiraz Hakem Heyetince avans faizine hükmedilmiştir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; aracın tescil bilgilerine göre kullanım amacının hususi olması nedeniyle yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
4. 6098 sayılı Kanun’un 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Kanun’un 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının motosiklet sürücüsü olmasına rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan davacının koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, kaza tespit tutanağı ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VII. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.