Polis memurunun FETÖ/PDY irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden ihracına yol açan örgüt kodlama verileri ve tanık beyanlarının hukuki yeterliliğinin sorgulandığı Danıştay temyiz dosyası.
Özet: Bir polis memurunun, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle 375 sayılı KHK uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge idare mahkemeleri davacının örgüt içi kodlama verileri ("ea", "sea") ve tanık beyanlarına dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Davacı ise bu verilerin soyut ve hukuka aykırı olduğunu, savunmasının alınmadığını, kodlama ve raporların tutarsız olduğunu ileri sürerek bölge idare mahkemesi kararının bozulmasını istemiş, Danıştay tetkik hakimi temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması yönünde görüş belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/11874Karar No : 2025/14697TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1-... Müdürlüğü / ... 2- ... Bakanlığı / ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacının, polis memuru olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının... tarih ve... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:......, K:... sayılı kararında; davacı hakkındaki 28/06/2022 tarihli veri inceleme raporunun incelenmesinden, davacının örgüt tarafından, veri inceleme raporunun "2015 Mart Alan" kısmında "SEA", "2015 Mart Alan Dışı" kısmında "DİL3" olarak, 04/07/2024 tarihli güncel veri inceleme raporunda, davacının 2013 Haziran, 2013 Kasım, 2014 Haziran Alan kodunun "EA" olarak kodlandığı, örgüt kodlama verilerinin hukuka uygun ve örgüt ile iltisak ve irtibatın bulunup bulunmadığını ortaya koymaya tek başına yeterli olacak nitelikte somut bir veri olduğu; öte yandan davacının örgüt tarafından "alan-içi" kategorisinde kodlanmış olmasının davacının örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak şeklindeki faaliyetlerden geçirildikten sonra, mahrem sorumlunun onayını almak suretiyle örgütün etki alanı içerisine dahil edilmiş olmak anlamını taşıdığı; "alan-içi" kategorideki "EA" kodunun; "örgüt üyesi olan, örgüt için çalışan ve örgütü benimseyen ancak belli başlı noktalarda eksikliği olduğu değerlendirilen kişiyi", "SEA" kodunun; "süreçten etkilenmiş EA sınıfı personeli" ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, "alan-içi" kategoride, "EA" ve "SEA" şeklinde kodlanmış olması karşısında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen .../... sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan şüpheli R.D.'nin ifadesinde; "bu sohbetlerde gördüklerim ve sohbete katılanlar hatırladığım kadarıyla... (bana personel bilgi sisteminden fotoğrafını göstermiş olduğunuz ... nolu polis memuru ...'dır)..." şeklinde beyanda bulunduğu, yine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan .../... sayılı soruşturma kapsamında şüpheli olarak ifadesi alınan bir şahsın ifadesinde ve ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan .../... sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan bir şahsın ifadesinde isminin geçtiği görülmektedir. Bu durumda, Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçelerin hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü irtibat ve iltisakının bulunmadığı, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, soyut nitelikteki tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, savunması alınmadan dava konusu işlemin tesis edildiği, ... kod adlı gizli tanıktan ele geçirilen SD kart içeriğindeki kodlama bilgilerine dayanılarak karar verilemeyeceği, veri inceleme ve veri analiz raporlarının tutarsız olduğu, kodlama verilerinin aleyhine delil olarak değerlendirilmeyeceği, gerekçeli karar hakkının, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş,Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü.İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY: Polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında; herkesin davasının medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; (...) 6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır. (...)" kuralı yer almıştır.Anılan maddenin son fıkrasında ise, "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yukarıda metnine yer verilen Geçici 35. maddesinin son fıkrası uyarınca, bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında meslekten veya kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilecek olan personele kurumu tarafından yedi günden az olmamak kaydıyla uygun vasıtalarla savunma hakkı verilmesi hükme bağlandığından, bu hakkın etkin bir şekilde kullanılabilmesi için, savunma istem yazısının tebliği tarihinden itibaren ilgilisine en az 7 (yedi) tam gün süre verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; 23/07/2022 tarihinde tebliğ edilen savunma istem yazısıyla davacıya savunma yapması için tebliğ tarihinden itibaren 7 (yedi) gün süre verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere, savunma süresinin, savunma istem yazısının tebliğ tarihini izleyen günden itibaren başlaması gerektiği, aksi durumda verilen savunma süresinin, mevzuatta belirtilen asgari süreden daha az bir süre olacağı anlaşılmıştır. Bu haliyle savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiği tarihi izleyen 24/07/2022 tarihinden itibaren işlemeye başlayan savunma süresi henüz sona ermeden ve davacı tarafından savunma verilmeden 30/07/2022 tarihinde dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüştür.Bu durumda, mevzuata aykırı olarak henüz davacının savunma süresi dolmadan tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.Öte yandan, bu karar nedeniyle davacının yeniden göreve başlatılmasının gerekmediği, idarece savunmasının alınıp yeniden işlem tesis edilebileceği açıktır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden kullanılmayan...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.