Ticari paket sigorta poliçesi kapsamındaki iş yerinde şebeke suyu borusu patlamasıyla oluşan hasar bedelinin, sigorta şirketince sigortalısına ödenmesinin ardından sorumlu üçüncü kişiden rücuen tahsili talepli itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının işyerinde şebeke su borusu patlamasıyla oluşan hasarı ödedikten sonra, rücu hakkına dayanarak kamu kurumundan ödenen bedellerin (biri 3.499 TL, diğeri 3.350 TL) tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise görevsizlik, kendi kayıtlarında arıza olmaması, hasar bedelinin fahişliği ve faiz başlangıç tarihi itirazlarıyla davanın reddini savunmaktadır.

MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/701 E., 2019/839 K.Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili asıl dava dilekçesinde; dava dışı ...Gıda Hab. Tic. ve San. Limited Şirketinin ... nolu Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile davacı ... şirketinin sigortalısı olduğunu, sigortalı şirketin ... Mah. ... Cad. No:4 ... ... adresinde kiracı olarak faaliyet gösterdiği iş yerinde, 24.06.2010 tarihinde ... şebeke su borusunun patlaması ile akan suların sirayet etmesi sonucu iş yerinde hasar meydana geldiğini, işyerinin bodrum katında bulunan mobilya ve emtiaların hasar gördüğünü, yapılan ekspertiz çalışmasına göre sigortalı işyerinde meydana gelen hasarda davalı ...'nin sorumlu olduğu tutarın 3.499,00 TL olarak tespit edildiğini, davacı ... şirketinin, sigortalısı ... Limited Şirketine 3.499,00 TL ödediğini, ibraname karşılığında rücu hakkı elde ettiğini, davacının davalı ...'ye hasar bedelinin ödenmesi için 22.11.2010 tarihinde yazılı başvuruda bulunduğunu, davalı ...'nin ödeme yapmadığını, bunun üzerine davacının, kendi sigortalısına ödediği 3.499,00 TL'yi davalıdan rücuen tahsil etmek amacıyla davalı ... aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğünün 2011/... esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bu nedenle eldeki itirazın iptali davasını açtıklarını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli davalının % 40'tan aşağı olmak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının kusuruna düşen 3.499,00 TL asıl alacak ile işlemiş ve işleyecek olan faiz ile birlikte alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; dava dışı ...Gıda Hab. Tic. ve San. Limited Şirketinin ... nolu Ticari Paket Sigorta Poliçesi ile davacı ... şirketinin sigortalısı olduğunu, sigortalı şirketin ... Mah. ... Cad. No:4 ... ... adresinde kiracı olarak faaliyet gösterdiği iş yerinde, 24.06.2010 tarihinde ... şebeke su borusunun patlaması ile akan suların sirayet etmesi sonucu iş yerinde hasar meydana geldiğini, işyerinin bodrum katında bulunan mobilya ve emtiaların hasar gördüğünü, yapılan ekspertiz çalışmasına göre sigortalı işyerinde meydana gelen hasarda davalı ...'nin sorumlu olduğu tutarın 3.350,00 TL olarak tespit edildiğini, davacı ... şirketinin, sigortalısı ... Limited Şirketine 3.350,00 TL ödediğini, ibraname karşılığında rücu hakkı elde ettiğini, davacının davalı ...'ye hasar bedelinin ödenmesi için 22.11.2010 tarihinde yazılı başvuruda bulunduğunu, davalı ...'nin ödeme yapmadığını, bunun üzerine davacının, kendi sigortalısına ödediği 3.350,00 TL'yi davalıdan rücuen tahsil etmek amacıyla davalı ... aleyhine ... 3.İcra Müdürlüğünün 2011/... esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bu nedenle eldeki itirazın iptali davasını açtıklarını belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli davalının % 40'tan aşağı olmak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının kusuruna düşen 3.350,00 TL asıl alacak ile işlemiş ve işleyecek olan faiz ile birlikte alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili asıl davaya yönelik cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı tarafın yazılı başvurusu üzerine mahallede yapılan incelemeler sonucunda ... Şube Müdürlüğünce arıza kaydına rastlanılmadığını ve şubece herhangi bir çalışma yapılmadığının bildirildiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, dava dilekçesinde zarar gören şeylerin belirtilmediğini, ekspertiz raporunun hangi kriterler göz önünde bulundurularak tespit edildiğinin belli olmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz istenilmesini kabul etmediklerini, faizin dava tarihinden itibaren istenilmesinin gerektiğini belirterek öncelikle davanın görev yönünden reddine, bu talep kabul edilmediği takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili birleşen davaya yönelik cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı tarafın yazılı başvurusu üzerine mahallede yapılan incelemeler sonucunda ... Şube Müdürlüğü'nce arıza kaydına rastlanılmadığı ve şubece herhangi bir çalışma yapılmadığının bildirildiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, dava dilekçesinde zarar gören şeylerin belirtilmediğini, ekspertiz raporunun hangi kriterler göz önünde bulundurularak tespit edildiğinin belli olmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz istenilmesini kabul etmediklerini, faizin dava tarihinden itibaren istenilmesinin gerektiğini belirterek öncelikle davanın görev yönünden reddine, bu talep kabul edilmediği takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.III.MAHKEME KARARI Asıl davaya yönelik yargılama sonucunda Mahkemenin 06.12.2011 tarihli ve 2011/428 E., 2011/1301 K. sayılı kararı ile ... şebeke borusunun patlaması üzerine akan suların sirayet etmesi sonucu meydana geldiği belirtilen hasar ile ilgili davada idarenin hizmet konusuna dayalı sorumluluğunun değerlendirilmesinin gerektiği, davaya konu durumun mahkemenin görevi dışında bulunduğu, tam yargı davası olarak idari yargının görev alanında kaldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Birleşen davaya yönelik yargılama sonucunda aynı Mahkemenin 06.12.2011 tarihli ve 2011/429 E., 2011/1302 K. sayılı kararı ile ... şebeke borusunun patlaması üzerine akan suların sirayet etmesi sonucu meydana geldiği belirtilen hasar ile ilgili davada idarenin hizmet konusuna dayalı sorumluluğunun değerlendirilmesinin gerektiği, davaya konu durumun mahkemenin görevi dışında bulunduğu, tam yargı davası olarak idari yargının görev alanında kaldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıAsıl davaya yönelik yargılama sonucunda Mahkemenin 06.12.2011 tarihli ve 2011/428 E., 2011/1301 K. sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.06.2013 tarihli ve 2013/10058 E., 2013/10163 K. sayılı ilamıyla; davalı ...’nin tacir, davacının iddia ettiği olayın ise, haksız fiil niteliğinde olduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.Birleşen davaya yönelik yargılama sonucunda aynı Mahkemenin 06.12.2011 tarihli ve 2011/429 E., 2011/1302 K. Sayılı kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.07.2013 tarihli ve 2013/10012 E., 2013/10981 K. sayılı ilamıyla; davalı ...’nin tacir, davacının iddia ettiği olayın ise, haksız fiil niteliğinde olduğu ve tacirin haksız fiilinden kaynaklanan tazminat davasının adli yargıda bakılması gerektiği nazara alınarak işin esasına girilip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.Her iki bozma ilamından sonra, aynı mahkemede görülen, tarafları ve davaya konu olayların aynı olduğu, ancak alacak miktarlarının ve icra takip dosyalarının farklı olduğu iki davanın 20.05.2014 tarihinde birleştirilmesine karar verilmiş, asıl ve birleşen davaya ilişkin yargılamaya ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/701 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş ve bu mahkemece asıl ve birleşen davaya ilişki aşağıdaki karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu işyerinde keşif yapıldığı, yapılan keşfe binaen dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, ... Genel Müdürlüğü tarafından içme suyu hattında gerekli koruma, bakım ve onarım yapılmaması neticesinde davaya konu işyerinin bulunduğu ana taşınmazın ... Caddesi üzerindeki ... isale hattında meydana gelen arıza nedeniyle oluşan su sızması sonucu davacıya sigortalı davadışı ...Gıda Hab. Tic. ve San. Limited Şirketine ait işyerindeki mobilya ve emtiaların hasar görmesi olayında davalı ...’nin %80 oranında asli kusurlu olduğu, davacının sigortalısı davadışı ...Gıda Hab. Tic. ve San. Limited Şirketinin ise bodrum katında bulunan mobilyalarını ile emtialarını gerekli önemleri ve tedbirleri almadan depolamış olması nedeniyle %20 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, asıl davaya konu 02.09.2010 tarihinde yapılan ekspertiz raporunda; 475,00 TL dekorasyon hasar bedeli + 3.024,00 TL emtia hasar bedeli olmak üzere toplam hasarın 3.499,00 TL, birleşen davaya konu 16.07.2010 tarihinde yapılan ekspertiz raporunda, 750,00 TL demirbaş ve dekorasyon hasar bedeli + 2.600,00 TL emtia hasar bedeli olmak üzere toplam hasarın 3.350,00 TL olarak tespit edildiği, davaya konu olay nedeniyle söz konusu zarar miktalarının oluştuğunun anlaşıldığı, davalının %80 kusur oranına göre, asıl davada; 3.499,00TLx%80= 2.799,20 TL asıl, 94.47 TL yasal faiz olmak üzere toplam 2.893,67 TL'den, birleşen davada; 3.350,00TLx%80=2.680,00 asıl, 125,96 TL yasal faiz olmak üzere toplam 2.805,96 TL'den sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, asıl davada ... 3. İcra Müdürlüğünün 2011/... esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının kısmen kabul kısmen reddi ile takibin 2.799,20 TL asıl alacak, 94,47 TL faiz olmak üzere toplam 2.893,67 TL üzerinden devamına, davacının %40 icra inkar tazminatın ilişkin talebinin reddine, birleşen davada ... 3. İcra Müdürlüğünün 2011/... Esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının kısmen kabulü kısmen reddi ile takibin 2.680,00 TL asıl alacak, 125,96 TL faiz olmak üzere toplam 2.805,96 TL üzerinden devamına, davacının %40 icra inkar tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, davaya konu hasara uğrayan binanın mimari proje, yapım ruhsatı, iskan ruhsatının yasal olduğunu gösterir hiçbir belgeye rastlanmadığını, fen ve sanat kurallarına uygun yapı yapmayanların, uğranılan zararın tazminini isteyemeyeceğini, uğranılan zararın, ancak fen ve sanat kurallarına aykırı yapı yapanlardan ve gerekli tedbirleri(betonla kaplama, betonarme tecrit duvarı, tahliye pompası vs.) almayanlardan istenebileceğini, hasara maruz kalan binanın inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle doğacak hasar ve zararlardan davalı idarenin sorumlu olmadığını, mevzuattaki ilgili hükümlerde, gerekli fenni tedbirlerin alınmaması halinde davalı idarenin sorumlu olmayacağı belirtildiğinden, hasara maruz kalan binanın ve bina bağlantılarının, gerek ... Yönetmeliğine, gerek ilgili diğer mevzuat hükümlerine ve inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebiyle, doğacak hasar ve zararlardan davalı idarenin sorumlu tutulmayacağını, meydana gelen hasar ile ilgili olarak davalı idarenin teknik yönden bir ihmali ya da eksikliğinin bulunmadığını, bu haliyle ruhsat ve yapı kullanma izin belgesine aykırı, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmamış binadan kaynaklanan arızadan kaynaklı nedenlerden dolayı meydana gelen bu zararın meşru ve hukuken korunabilir bir zarar olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, dolayısıyla hukuken korunamayan ve meşru kabul edilmeyen bir zararın kamuya yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 51. maddesinin 3.bendinde; "Toprağa dayalı bodrum katlarda bulunan konutlarda oturma odası ve bir yatak odasının; taban döşemesinin üst seviyesinin tabii veya tesviye edilmiş zemine gömülü olmaması, doğal aydınlatma ve havalandırmasının pencere açılmak suretiyle sağlanması, sel, taşkın ve su baskınlarına karşı tedbirlerin alınmış olması zorunludur. Bu bağımsız bölümlerin kısmen veya tamamen tabii ve tesviye edilmiş zemin altında kalan duvarlarında pencere açılamaz.", 6.bendinde; "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur." şeklinde hüküm bulunduğunu, davalı idarenin 2021 yılında yayınlanan ... Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesinin 4. Kısım 1.Bölüm madde 37-2'de; "Yapıda, fen ve sanat kaidelerine uygun olmayan sıhhi tesisat, zemin suyu, yağmur suyu, drenaj, yalıtım ve imalat hataları nedeniyle oluşabilecek zarar ve ziyandan yapı malikleri sorumludur. Yapı sahiplerince bu tür olumsuzluklara sebebiyet verilmemesi için gerekli önlem ve tedbirlerin alınması zorunludur." şeklinde düzenlemenin yer aldığını, buna göre binanın yalıtım ve izolasyonunun çevresel (basınçlı veya basınçlı olmayan herhangi bir su sızıntısı) etkilere karşı koruyucu nitelik taşıması gerektiğini, bu nedenle oluşan hasardan davalı idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu durumda meydana gelen zararla davalı idarenin eylemi arasında illiyet bağı kesildiğinden ortada davalı idare tarafından tazmini gereken bir zararın bulunmadığını, hasarın meydana gelmesinde davalı idarenin bir dahli olmadığı halde, davalı idare aleyhine dava ikamesinde, eksik ve yetersiz inceleme sonucu düzenlenen rapor ile davalı idareye kusur ve tazminat yükletilmesinde hukuka aykırılık bulunduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarını tekrar ettiklerini, meydana gelen hasar ile ilgili olarak davalı idarenin teknik yönden bir ihmali ya da eksikliğinin bulunmadığını, bu durumda binada meydana gelen zararla davalı idarenin eylemi arasında illiyet bağı kesildiğinden ortada davalı idare tarafından tazmini gerekli bir zararın bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalıya ait şebeke suyu borusunun patlaması neticesinde meydana gelen işyeri zararı nedeniyle davacının işyeri sigortası poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine havi itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma ilamı uyarınca kusur ve zarar tespiti amacıyla yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.