İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, ticari sözleşmeden kaynaklanan mobilya ve ofis malzemeleri alımındaki ayıplı ifa ve geç teslim iddialı icra takibi itirazının iptali davasında istinaf kararını verdi.
Özet: Bu istinaf kararında, bir koli kutusu üreticisi şirket, ofis mobilyası ve döşeme temini sözleşmesi kapsamında davalıdan ayıplı ve gecikmeli ifa iddiasıyla alacaklı olduğunu belirterek itirazın iptalini ve icra takibinin devamını talep etmiş; davalı ise teslimatta ayıp veya gecikme olmadığını, davacının bakiye borcunu ödememek için bu iddiaları ileri sürdüğünü, tek taraflı bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve anlaşmadaki iskonto oranının dikkate alınmadığını savunmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1029
KARAR NO : 2026/1690
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/02/2023
NUMARASI : 2021/335 Esas 2023/110 Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tüm sektörler için her model, kalite ve ebatta Dünya genelinde kullanımı hızla artan Oluklu Mukavva Koli Kutuları Turgutlu/Manisa'da bulunan fabrikasında ürettiğini, fabrikanın içinde bulunan ofislere mobilya, kaplama, döşeme gibi mal ihtiyacı için davalı şirket ile anlaştığını, davalı şirketin ürün-fiyat listesi gönderdiğini, fiyat listesinin uygun bulunması üzerine sözleşme yapıldığını, taahhüt edilen malların toplam bedelinin 175.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 09.02.2021, 17.02.2021 ve 18.02.2021 vadeli toplamda 124.300,00 TL 3 adet çek ve 25.000,00 TL banka havalesi olmak üzere 149.300,00 TL ödendiğini, ancak hizmetlerin ve ürünlerin teslim tarihinden 04/12/2020 olarak belirlenmesine rağmen bu sürenin aşıldığını ve ayıplı ifanın gerçekleştiğini, ayıplı ifaya sebebiyet veren tek şeyin geç teslim olmadığını, davalı şirkete Karşıyaka 5. Noterliği'nin 03106 yevmiye ve 02.02.2021 tarihli ihtarnamesi ile 02.02.2021 tarihli faturayı iade ettiklerini, ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 5 gün içerisinde işin tamamlanmaması halinde sözleşmenin feshi yoluna gidileceğini, müvekkili şirketin uğradığı ticari kazanç kaybı ve uğranılan zararların talep edileceğini, ödemek zorunda kalınacak çekler için menfi tespit ve istirdat davasının açılacağını, aksi takdirde davalı aleyhine hukuki, cezai ve icrai yollara başvurulacağını, tüm bu işlemlerin masraf ve vekalet ücretlerinin davalıya ait olacağının ihtar edildiğini, ihtara hiçbir sonuç alınamayınca Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden bilirkişi marifetiyle ortadaki ayıplı durumun tespitinin istendiğini, bu hususta rapor alındığını, bunun üzerine davalı şirket ile yapılan görüşmelerden yine yanıt alınamayınca İzmir 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/3485 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine geçildiğini, ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ve arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sipariş formuna göre üretilen malların, sipariş formundan da anlaşılacağı üzere teslime ilişkin her hangi bir tarihin yer almadığı gibi, sipariş konusu ürünlerin, ham madde temininin akabinde makul zamanda teslim edildiğini ve davacı tarafından ihtirazi kaydın ileri sürülmeden teslim alındığını, yine üretilen ürünlerde imalattan kaynaklanan herhangi bir ayıbın bulunmadığı gibi ürünlerin montajının yapılırken bu durumun davacı tarafından görüldüğünü, uygun bulunduğunu hatta beğenilerek teşekkür edildiğini, davacının ayıplı ifa iddialarının tek nedeninin, sipariş konusu diğer ürünleri almamak suretiyle müvekkiline olan bakiye borcunu ödemediğini, bu hususta davacının sözleşmeye bağlılık ve dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, davacının ihtarnamesine karşı, İzmir 21.Noterliği'nin 18.02.2021 tarih ve 7436 yevmiye no.lu ihtarnamenin keşide edilerek davacıya gönderildiğini, bunun üzerine davacının Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.İş sayılı dosyasından müvekkilinin yokluğunda yapılan keşif ve inceleme ile davacının tek taraflı beyanının esas alınarak tanzim edilen ve üstelik hesap hataları içeren 16.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkili hakkında haksız ve kötüniyetli olarak itiraza konu icra takibini başlattığını, müvekkili tarafından bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz edildiğini, bilirkişi raporunda ürünlerin değerinin tespit usulünün doğru olduğunun kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sipariş formundaki birim fiyatlarının esas alındığının anlaşıldığını, ancak sipariş formunun son sayfasından da anlaşılacağı üzere, tarafların birim fiyatların genel toplamından %32 oranında iskonto yapılması suretiyle anlaşmaya varıldığını, bilirkişinin anılan iskonto oranını dikkate almaksızın hesaplama yaptığını, gerek sipariş formundaki "teslimat ödemeler alındıktan sonra yapılacaktır" hükmü, gerekse davacıya keşide edilen İzmir 21.Noterliği'nin 18.02.2021 tarihli 07436 sayılı ihtarname uyarınca, müvekkilinin yüklendiği tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen davacının bakiye borcunu ödememek için imal edilmiş ürünlerini almaktan imtina ettiğini, temerrüde düşen ve bakiye borcunu ödemeyenin davacı taraf olduğunu, kötü niyetli olarak müvekkili hakkında takip başlattığını, müvekkilinin de haklı olarak açılan takibe itiraz ettiğini belirterek, müvekkili hakkında açılan davanın reddi ile İzmir 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/3485 Esas sayılı takip dosyasının iptaline, davacı aleyhine %20 'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince " ...Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve kusurlu iş nedeniyle iadesi talep edilen alacağa ilişkin başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davasıdır. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Davacının Turgutlu/Manisa'da bulunan fabrikasındaki ofisine mobilya, kaplama, döşeme işi yapılması için davalıyla anlaştığı, davalı şirketin 04.11.2020 tarihli nakliye ve montaj dahil 175.000.-TL bedelli ürün-fiyat listesini davacıya gönderdiği, davacının fiyat listesini uygun bulması üzerine davacının davalıya 09.02.2021, 17.02.2021 ve 18.02.2021 vadeli toplamda 124.300 TL 3 adet çek ve 25.000 TL banka havalesi olmak üzere 149.300 TL ödediği, taraflar arasında böylece yazılı sözleşme yapılmaksızın eser sözleşmesi yapıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı; taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında davacıya teslim edilen ürünlerde ayıp olup olmadığı, ayıp varsa ayıbın gizli ayıp,açık ayıp niteliğinde olup olmadığı, sözleşme kapsamında davalı tarafça davacıya teslim edilmeyen ürün bulunup bulunmadığı, davalı tarafça sözleşme kapsamında davacıya eksik ve kusurlu iş nedeniyle iade edilmesi gereken miktar olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif ile hükme esas alınan kök ve ek rapordaki tespitlere göre, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında yönetici sekreter odasında yer alan kitaplığın görsellerden farklı olduğu, dolabın led ışıklı olarak teslim edilmediği, koridorda olması gereken gizli aydınlatmaların yapılmadığı, toplantı odasında olması gereken 2 adet ağaç kaplama masif dolap ile duvar kaplamasının yerinde olmadığı, girişte olması gereken iki adet ışıklı pleksi reklam panosunun yerinde bulunmadığı, ayrıca görselde yer alan iki adet sedir ile yerine konan sedirlerin tasarımsal açıdan uyuşmadığı, yönetici odası girişinde sol duvarda yer alan masif kaplama çerçeveli döşemeli ön yüzey duvar kaplamasının yerinde bulunmadığı, idari ofis yönetici masası arkası boy dolabın yerinde olmadığı, yatak odasında, görsellerde ve malzeme listesinde yer alan yatak, masif kaplama çerçeveli döşemeli ön yüzey duvar kaplamasının yerinde bulunmadığı, ayna sürgü kapaklı boy dolap ve ayna ve iç askı elemanları olmadan monte edildiğinin tespit edildiği, davalının 231.225 lira değerindeki liste fiyatından 56.225 TL iskonto yaparak yapım teklif bedeli toplamının 175.000-TL olduğundan %24.31 iskonto oranının kabulü halinde eser sözleşmesi kapsamında eksik ve ayıplı iş bedelinin toplam 43.295,12 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Yüklenicinin açık ayıplar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için teslimden itibaren makul sürede (işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz) eserin muayenesini yaptırıp varsa ayıplarını ihbar etmesi gerekir (TBK.md.474). Aksi halde yüklenici ihtirâzi kayıtsız eseri kabul etmiş sayılacağından ayıba bağlı hakları yitirir (TBK.md.477/2). Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz derhal bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer (TBK.md.477/3). Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalâtın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalâtın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafın yönetici sekreter odasında yer alan kitaplık ile sedirleri ürün listesinde belirtilen görsellerden farklı olarak davacıya teslim ettiği, ayrıca ürün listesine göre bazı ürünleri teslim etmediğinin anlaşıldığı; ayıp teslim edilenle teslim edilmesi gereken arasındaki fark olduğundan yönetici sekreter odasında yer alan kitaplık ile sedirlerin ürün listesinde belirtilen görsellerden farklı olarak teslimi nedeniyle ayıplı iş bedelinin 2.000,00TL +500,00TL=2.500,00 TL olduğu, eksik iş bedelinin ise 40.795,12 TL olduğu, dinlenen tüm tanıkların beyanları, davacının noter aracılığıyla davalıya gönderdiği ihtarname dikkate alındığında davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, buna göre 175.000TL iş bedelinden eksik ve ayıplı iş bedeli toplamı olan 43.295,12 TL mahsup edildiğinde davalı tarafça yapılan iş bedelinin 131.704,88 TL olduğu, davacının eser sözleşmesi kapsamında davalıya ödediği toplam bedelin 09.02.2021, 17.02.2021 ve 18.02.2021 vadeli toplamda 124.300 TL 3 adet çek ve 25.000 TL banka havalesi olmak üzere 149.300 TL olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmamış, buna göre davacı ödemesi olan 149.300,00 TL 'den davalı tarafça yapılan iş bedeli olan 131.704,88 TL mahsup edildiğinde 17.595,12 TL davalıya fazla ödeme yapıldığından bu bedelin davacıya iadesinin gerektiği, davacının davalı aleyhine Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.iş sayılı dosyasında yaptırdığı delil tespiti nedeniyle başvurma harcı, peşin harç, vekalet suret harcı, bilirkişi ücreti, vasıta ücreti ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.165,50 TL masraf yaptığı, ayrıca davacının davalıya Karşıyaka 5.Noterliği'nin 3106 yevmiye numaralı ihtarname çekmesi nedeniyle 271,70 TL noter masrafı yaptığı anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne, davalının İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2021/3485 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile,17.595,12 TL iade talep edilen bedel, 1.165,50 TL D.iş masrafı ve 271,70 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 19.032,32 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren uygulanacak talep gibi faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, alacağın tespiti yargılamayı gerektirip, likit olmadığından icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "şeklindeki gerekçe ile " Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, Davalının, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2021/3485 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile,17.595,12 TL iade talep edilen bedel, 1.165,50 TL D.iş masrafı ve 271,70 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 19.032,32 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren uygulanacak talep gibi faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Tarafların icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine'' karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi zarara uğradığı iddiası ile müvekkili hakkındaki İzmir 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/3485 Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu takibin haksız, hukuka aykırı bir takip olduğunu, taraflar arasındaki sipariş formuna göre üretilen malların, dosyada mevcut sipariş formundan da anlaşılacağı üzere teslime ilişkin her hangi bir tarihin yer almadığı gibi, sipariş konusu ürünlerin, ham madde teminin akabinde makul zamanda teslim edildiğini ve davacı tarafından ihtirazi kaydın ileri sürülmeden teslim alındığını, yine üretilen ürünlerde imalattan kaynaklanan herhangi bir ayıbın bulunmadığı gibi ürünlerin montajının yapılırken bu durumun davacı tarafından görüldüğünü, uygun bulunduğunu, davacının ayıplı ifa iddialarının tek nedeninin, sipariş konusu diğer ürünleri almamak suretiyle müvekkiline olan bakiye borcunu ödenmemesine ilişkin olduğunu, anılan hususun, davacının sözleşmeye bağlılık ve dürüstlük kuralını ihlal eder mahiyette olduğunu, bu konuda davacının ihtarnamesine karşı, İzmir 21.Noterliği'nin 18.02.2021 tarih ve 7436 yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edilerek davacıya gönderildiğini, ihtarnamede; "Davacının sipariş ettiği fakat teslim almaktan imtina ettiği diğer ürünleri, teslime hazır olduğu halde kötü niyetle teslim almadığı ve sözü edilen ürünlerin bedeli olan 25.000,00-TL sipariş bedelini ödemekten imtina ettiği, ayrıca davacının teslim almaktan imtina ettiği sipariş konusu diğer ürünlerin montajında kullanılması amacıyla bırakılan ve yaklaşık 18.500-TL. değerindeki müvekkile ait iş ürünlerini ve malzemeleri müvekkile iadeden imtina etmek suretiyle hukuka aykırı şekilde el konulduğu" nun bildirilerek, "Karşıyaka 5.Noterliği’nin 03106 yevmiye numaralı 03.02.2021 tarihli ihtarnamedeki müvekkil şirkete ilişkin asılsız iddiaların kabul edilmediği, ayıptan ari olarak teslim edilen ürün bedellerine ilişkin olarak keşide edilen çeklerin vadesinde ödenmesi, sipariş konusu diğer ürünleri müvekkilin adresinden teslim alınması, aksi takdirde bundan sonra malda meydana gelebilecek hasardan müvekkilin sorumlu olmayacağı, malın teslim alınmaması nedeniyle müvekkilin doğmuş ve/veya doğacak menfi, müsbet ve munzam zararları (depolama, işçilik, malzeme, hammadde v.b.) talep etme hakkının saklı olduğu, bakiye 25.000-TL. borcun ödenmesi ve mülkiyeti müvekkile ait yaklaşık 18.500-TL. değerindeki iş ürünlerini ve malzemelerin aynen iade edilmesi aksi takdirde bedelinin tazmini yoluna gidileceği hususları" nın ihtar edildiğini, bunun üzerine davacının, Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.İş sayılı dosyasından müvekkilinin yokluğunda yapılan keşif ve inceleme ile davacının tek taraflı beyanının esas alınarak tanzim edilen ve üstelik hesap hataları içeren 16.03.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkili hakkında haksız ve kötüniyetli olarak itiraza konu icra takibini başlattığını, Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/9 D.İş sayılı dosyasında bilirkişi raporuna süresi içinde taraflarınca itiraz edildiğini, ayrıca mahkemede yapılan yargılamada düzenlenen 28.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna ve ek rapora da taraflarınca itiraz edildiğini, anılan raporda "yönetici sekreter odasında yer alan kapalı raflı sekreter dolabının itirazsız alındığı, değiştirilmesini gerektirecek bir durumun görülmediği, ancak listede belirtildiği gibi dolabın ışıklı olarak tesliminin gerektiği nefaset bedelinin yüksek olduğu nefaset kesintisinin 2.000,00-TL olacağı" yönünde değerlendirme yapıldığını, ancak davacı tarafın kitaplığı (dolabı) teslim alırken bu konuda herhangi bir itirazda/ayıp ihbarında bulunmadığını, söz konusu dolabın ışıklı olarak tesliminin gerektiğinden bahisle bedelden 2.000,00 TL kesinti yapılması yönündeki değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını, raporda "koridor geçiş söveleri arkasında ışıklandırma yapılmadığı gerekçesi ile liste fiyatı içinde bulunması gerektiği kanaatiyle bu hususta yaklaşık 1.500,00-TL değerinde eksik iş olduğu" belirtildiğini, ancak müvekkilinin bu aydınlatma işinin üstlenilmesi hususunda taraflar arasında herhangi bir anlaşma/mutabakat bulunmadığını, raporda "toplantı odasında görselde ve malzeme listesinde yer alan 2 adet çıtalı cam kapak, ağaç kaplama mdf, lake gövde dolap ile masif kaplamalı çerçeveli döşemeli ön yüzey duvar kaplamasını yerinde olmadığı, tespit edilen bu ürünler için hesaplanan toplam 8.650,29-TL nin davalı alacağından kesilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. " denildiğini, ürünlerin müvekkili tarafından imal edilmesine rağmen talep eden firmanın, sözü edilen ürünleri teslim almaktan kötü niyetle kaçındığını, anılan hususa ilişkin olarak taraflarınca, talep eden firmaya keşide edilen İzmir 21.Noterliği'nin 18.02.2021 tarihli 07436 sayılı ihtarnamesinin mevcut olduğunu, raporda "girişteki 2 adet pleksi reklam panosu için 2.850,62-TL ve 2 adet sedir için ise 500,00-TL nefaset kesintisinin olacağı" değerlendirilmesinin yapıldığını, 2 adet pleksi reklam panosunun müvekkili tarafından talep eden firmaya teslim edilmiş olup sadece karşı tarafın izin vermemesi nedeni ile montajının gerçekleştirilemediğini, sözü edilen reklam panolarının hali hazırda davacı firmanın yedinde bulunduğunu, söz konusu sedirlerin bizzat davacı firma yetkilisi tarafından kumaş kartelasından seçilen ürünlerden imal edildiğini, davacı tarafın sedirleri teslim alırken bu konuda herhangi bir itirazda/ayıp ihbarında bulunmadığını, sedirler yönünden herhangi bir bedel indirimi / kesintisinin yapılmaması gerektiğini, raporda "idari ofiste yönetici masası arkasında masif kaplama ayna üzeri çıtalı ve mobilya yüzeyli duvar dekoru için 9.705,70-TL,idari ofis masa arkası boy dolap için de 4.683,17-TL kesinti yapılmasının uygun olacağı " yönünde değerlendirme yapıldığını, tespit raporunda da" 3 adet dolabın yerinde" olduğunun belirtildiğini, geriye kalan iki adet dolap için tüm (5 adet) dolapların miktarı kadar kesinti yapılmasının uygun olmadığını, söz konusu ürünlerin müvekkili tarafından imal edilmesine rağmen davacı tarafın sözü edilen ürünleri teslim almaktan kötü niyetle kaçındığını, taraflarınca, talep eden firmaya keşide edilen İzmir 21.Noterliği'nin 18.02.2021 tarihli 07436 sayılı ihtarnamesinin mevcut olduğunu, raporda " keşif günü tespit raporunda olduğu gibi yatak odasında yerinde olmadığı tespit edilen yatak için hesaplanan 2.239,78-TL kesintinin uygun olacağı,i dari ofis ve dinlenme odası döşemeli duvar paklaması alanının 18 m2 olarak alındığı buna göre ürün değerinin tenzilat oranı ile birlikte 6.719,33-TL olarak değerlendirildiği, ayna sürgülü boy dolabı ayna ve iç askı elemanları olmadan monte edilidği,bu ürünün bu hali ile kabul edilerek 1.500,00-TL nefaset kesilmesinin uygun olacağı" değerlendirildiğini, yatak ve masif kaplama çerçeveli döşemeli ön yüzey duvar kaplamasının müvekkili tarafından imal edilmesine rağmen talep eden firmanın, sözü edilen ürünleri teslim almaktan kötü niyetle kaçındığını, bu hususa ilişkin olarak taraflarınca, talep eden firmaya keşide edilen İzmir 21.Noterliği'nin 18.02.2021 tarihli 07436 sayılı ihtarnamesinin mevcut olduğunu, ayna sürgü kapaklı boy dolabın ayna ve iç askı elemanları müvekkili tarafından talep eden firmaya teslim edilmiş olup sadece karşı tarafın izin vermemesi nedeni ile montajının gerçekleştirilemediğini, sözü edilen ayna ve iç asklı elemanlarının hali hazırda davacı firmanın yedinde bulunduğunu, bilirkişi raporunda söz konusu ürünler yönünden yapılan kesinti miktarlarını kabul etmenin mümkün olmadığını, gerek sipariş formundaki "teslimat ödemeler alındıktan sonra yapılacaktır" hükmünün, gerekse davacı tarafa keşide edilen İzmir 21.Noterliği'nin 18.02.2021 tarihli 07436 sayılı ihtarname uyarınca, müvekkilinin yüklendiği tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen davacı tarafın bakiye borcunu ödememek için imal edilmiş ürünlerini almaktan imtina ettiğini, gerçekte temerrüte düşen ve bakiye borcunu ödemeyenin davacı taraf olduğunu, dinlenen tanık beyanlarının da bu konudaki beyanlarını doğruladığını, belirtilen hususlara rağmen davacı tarafın, tamamen haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili hakkında takip başlattığını, müvekkilinin de haklı olarak açılan takibe itiraz ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının, İzmir 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/3485 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile,17.595,12 TL iade talep edilen bedel, 1.165,50 TL D.İş masrafı ve 271,70 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 19.032,32 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren uygulanacak talep gibi faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tarafların icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.
İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dava konusu İzmir 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/3485 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 47.695,00 TL asıl alacak, 1.165,50 TL işlemiş faiz, 271,70 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 49.132,20 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafın yönetici sekreter odasında yer alan kitaplık ile sedirleri ürün listesinde belirtilen görsellerden farklı olarak davacıya teslim ettiği, ayrıca ürün listesine göre bazı ürünleri teslim etmediğinin anlaşıldığı; ayıp teslim edilenle teslim edilmesi gereken arasındaki fark olduğundan yönetici sekreter odasında yer alan kitaplık ile sedirlerin ürün listesinde belirtilen görsellerden farklı olarak teslimi nedeniyle ayıplı iş bedelinin 2.000,00TL +500,00TL=2.500,00 TL olduğu, eksik iş bedelinin ise 40.795,12 TL olduğu, dinlenen tüm tanıkların beyanları, davacının noter aracılığıyla davalıya gönderdiği ihtarname dikkate alındığında davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, buna göre 175.000TL iş bedelinden eksik ve ayıplı iş bedeli toplamı olan 43.295,12 TL mahsup edildiğinde davalı tarafça yapılan iş bedelinin 131.704,88 TL olduğu, davacının eser sözleşmesi kapsamında davalıya ödediği toplam bedelin 09.02.2021, 17.02.2021 ve 18.02.2021 vadeli toplamda 124.300 TL 3 adet çek ve 25.000 TL banka havalesi olmak üzere 149.300 TL olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmamış, buna göre davacı ödemesi olan 149.300,00 TL 'den davalı tarafça yapılan iş bedeli olan 131.704,88 TL mahsup edildiğinde 17.595,12 TL davalıya fazla ödeme yapıldığından bu bedelin davacıya iadesinin gerektiğinden bahisle yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/02/2023 tarih ve 2021/335 Esas 2023/110 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 1.300,09 TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 326,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 974,09 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 07/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.