Danıştay 5. Daire tarafından, KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve FETÖ/PDY iltisakı iddia edilen davacının göreve iade başvurusunun reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamudan Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen ve hakkında terör örgütü üyeliğinden beraat kararı verilen bir kamu görevlisinin, göreve iade talebinin reddi işlemine karşı açtığı davada; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının Bank Asya hesap hareketleri, dernek bağışları ve medya şirketi ödemeleri gibi unsurları FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat kanıtı sayarak davanın reddine karar vermiştir. Davacının savunma hakkı kısıtlamaları, somut delil eksikliği, tanık beyanlarının soyutluğu, ceza yargılamasında beraat etmesi ve temel hak ihlallerini ileri sürerek temyiz yoluna başvurması üzerine, Danıştay tetkik hakimi idare dava dairesi kararının bozulması gerektiği yönünde düşünce belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2023/9748Karar No : 2025/14704TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ...VEKİLLERİ : Av. ... Hukuk Müşaviri ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;... Ağır Ceza Mahkemesinin...tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan dolayı davacı hakkında beraat kararı verildiği, Mahkemesince 01/10/2020 tarihli ara kararı ile Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. İflas İdaresinden temin edilen CD içerisinde yer alan davacıya ait Bank Asya kayıtları ve hesap hareketleri incelendiğinde davacının Bank Asya'daki hesabına 10/02/2014, 25/07/2014, 01/10/2014 ve 02/01/2015 tarihlerinde katılım hesabı açtığı, davalı idare tarafından dosyaya sunulan özet bilgi tablosunda "...ilgilinin yakını oğlunun Gelir uzman yardımcısı kadrosunda çalışmakta iken kamu görevinden çıkarıldığı, kişinin aile ve iş çevresi ile harici kaynaklardan yapılan araştırmalar neticesinde ilgilinin 17-25 Aralık sürecinden sonra da bağlantısını aleni olarak devam ettirmiştir.." şeklinde tespit ve değerlendirmenin olduğu, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne sms ile para gönderdiği, örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödeme bilgisinin bulunduğu, bu durumda Mahkemeleri tarafından belirtilen tespitlerin incelenip değerlendirilmesinden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu ve bu haliyle Anayasa'da yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılan davacının, Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine ekli liste ile kamu görevinden çıkarılmasından sonra kamu görevine iadesi istemiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlemden dolayı yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğu, yürütme ve yasama organları tarafından yargı yetkisinin kullanıldığı, dava konusu işlemin somut delillere dayandırılmadan tesis edildiği, tanık beyanlarının gerçeği yansıtmayan soyut ifadeler içerdiği, Bank Asya hesabına talimatla para yatırmadığı, rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, Cihan Medya A.Ş.'ye ve Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan ödemelerin terör örgütü ile irtibat ve iltisak için delil kabul edilemeyeceği, ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği, özel hayata, konut ve haberleşme hürriyetine saygı, eğitim, mülkiyet, çalışma ve adil yargılanma haklarının, kanunların geçmişe yürümezliği, suç ve cezaların kanuniliği ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.01/09/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 22/09/2021 tarih ve E:2018/75, K:2021/61 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve .../... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.Öte yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacının, ceza yargılaması sonucunda ... .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... esas sayılı kararıyla davacı hakkında beraat kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının; talimat dönemlerine denk gelen mevduat yatırma ve yeni katılım hesapları açma şeklindeki Bank Asya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakına işaret ettiği belirtilmiş, davacı tarafından bu tespitle ilgili olarak; Bank Asya'da ilk hesap açılış tarihinin 12/01/2007 yılı olduğu, birikimlerini bu hesapta değerlendirdiği, bu tarihten itibaren döviz alım satım işlemleri yapıldığı,banka hesabını bankanın TMSF'ye devir tarihinden sonra da aktif olarak kullandığı, söz konusu hesaba talimatla para yatırmadığı, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu, terör örgütü ile herhangi bir bağının bulunmadığı ileri sürülmüştür.Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Bank Asya hesabının 12/01/2007 yılında açıldığı ve o tarihten sonra aktif bir şekilde kullanıldığı, örgüt liderinin ilk kez çağrı yaptığı dönem olan 2014 yılı Ocak ayından önce de hesabında para bulunduğu, her ne kadar talimat dönemlerinde hesabında artışlar olsa da, talimat dönemlerinden önce de hesabını aktif bir şekilde kullandığı ve yine banka yönetiminin tamamının TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihinden sonraki dönemde de hesabında para bulundurmaya devam ettiği görülmüş olup, rutin bankacılık işlemlerine ilişkin olduğu anlaşılan Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ve Kimse Yok Mu Derneği'ne yapılan ödemelerin ve FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan kurumda çalışma kaydının bulunmasının başka delillerle desteklenmedikçe terör örgütü ile irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında davacının oğlunun Gelir Uzman Yardımcısı kadrosunda çalışmakta iken kamu görevinden çıkarıldığı belirtilmişse de, dosya kapsamında yapılan incelemeden davacının oğlunun komisyon kararı ile görevine iade edildiği gibi söz konusu bilginin doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olduğu görülmüştür.-Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunduğu görülmüştür.Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.