Uluslararası hava taşımacılığında kayıp/çalınan valiz nedeniyle açılan maddi manevi tazminat davasının, tüketici işlemi sayılması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararıyla reddedilmesi.
Özet: Uluslararası hava taşımacılığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, bir yolcunun Berlin-Ankara uçuşunda valizinin hasar görmesi ve içerisinden eşyaların çalınması gerekçesiyle havayolu şirketine karşı açtığı davada, davacı, şirketin ağır kusurlu olduğunu ve Montreal Konvansiyonu uyarınca sorumluluk limitlerinin ortadan kalktığını ileri sürerek maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiş; ancak mahkeme, uçuşun ticari olmayan kişisel amaçla yapıldığını ve davacının tüketici statüsünde olduğunu belirterek, davanın tüketici işlemi kapsamında kaldığına ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğuna karar verip, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine hükmetmiştir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C.A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARARESAS NO : 2026/289 KARAR NO : 2026/280HAKİM :Dr. ... ... KATİP :... ...DAVA : Maddi-Manevi Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılığı Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 31/03/2026KARAR TARİHİ : 31/03/2026GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... Havayolları ile 27/11/2025 tarihinde gerçekleştirdiği Berlin-... uçuşunda teslim ettiği 8 kg'lık valizinin, varışta teslim edilmediğini, 13 gün sonra 6,3 kg olarak, kilidi ve kulpu kırılmış halde teslim edildiğini, valiz içerisinden Chanel marka bot ile Dior marka şalın çalındığını ve bu durumun havalimanında düzenlenen tutanakla (PIR raporu) tespit edildiğini, dış hat uçuşu olması nedeniyle uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiğini, valizin kilidinin kırılarak içinden eşya çalınmasının davalı taşıyıcının ağır kusurunu gösterdiğini ve bu nedenle Konvansiyon'un 22/5. maddesi uyarınca sorumluluk limitlerinin ortadan kalktığını, çalınan eşyaların ve kullanılamaz hale gelen valizin değerinin TTK'nun 880. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğini, zararın net miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi gerektiğinden HMK'nun 107. maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ayrıca yaşanan süreçte müvekkilinin büyük üzüntü ve stres yaşadığını, valizinin karıştırılarak özel eşyalarının çalınmasının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini ve manevi tazminat koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Dosya üzerinden karar verildiğinden, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözetilerek davalıya tebligat çıkartılmamıştır.Dava, taşımacılık işleminden kaynaklı maddi ve manevi zararın tahsili istemlidir.28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 87.maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra yani 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3.maddesine göre, tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. 6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise 6102 sayılı TTK nun 4. maddesinde belirtilen ilkelere göre belirlenmektedir. Her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmayan hususlardan doğan hukuk davaları TTK 4. maddesi gereğince ticari dava olarak kabul edilmemektedir. Aynı yasanın 5.maddesinde ise ticaret mahkemelerinin görevi düzenlenmiş ve aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde davaya bakmakla mahkememizin görevli olduğu belirtilse de davacı tarafından dava konusu uçuşun ailesiyle birlikte seyahat amaçlı olarak gerçekleştirildiği belirtildiğinden ve mesleki-ticari faaliyeti amacıyla yapılmadığından davacının tüketici statüsünde olduğu, bu haliyle yukarıdaki belirtilen yasal düzenleme kapsamında davaya konu taşıma sözleşmesinin tüketici işlemi olduğu kabul edilerek Tüketici Mahkemesi'nin davaya bakmakla görevli olduğu anlaşıldığından (bkz. İstanbul BAM 13. HD.'nin 2022/2034 esas ve 2025/871 karar sayılı, 22/05/2025 tarihli; İstanbul BAM 43. HD.'nin 2024/1083 esas ve 2024/1268 karar sayılı 19/09/2024 tarihli ilamı) resen gözetilecek sebeplerle HMK md. 114-115 uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine ve talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, Dair, tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.01/04/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır