FETÖ iltisakı iddialarıyla kamu görevinden çıkarma kararında Bank Asya, sendika ve dernek bağlantılarının iltisakı kanıtlamadığı gerekçesiyle iptal kararı.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, davacının Bank Asya hesap hareketlerinin konut kredisi ödemeleri ve kira gelirlerinden ibaret olup örgüt lideri talimatı ile olağan dışı artış göstermediği; Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin sendikanın tüm memurlara açık olması, kısa süreli olması ve 15 Temmuz öncesi sona ermesi gibi nedenlerle tek başına örgütle irtibat kurmaya yeterli olmadığı; cüzi miktardaki Cihan Medya ödemesi ile Kimse Yok Mu Derneğine yapılan ödemelerin ise yardım saikiyle olabileceğinin hayatın olağan akışına uygun olduğu ve davacının başka yardım kuruluşlarına da bağış yaptığının tespiti üzerine, bu delillerin davacının FETÖ/PDY ile iltisakını veya irtibatını ortaya koymadığına kanaat getirerek komisyon kararının iptaline hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2023/7168Karar No : 2025/14525TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve .../... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de (Bank Asya) hesabı bulunduğu / hesap açtırdığı ve bu hesaba FETÖ/PDY lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden sonra olağan bankacılık işlemleri dışında talimata uyumlu bir şekilde para yatırdığının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası'na Şubat 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında 16 ay süreyle üyeliğinin bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 03/01/2014-07/10/2014 tarihleri arasında 336,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğunun, örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 23/05/2014-23/09/2015 tarihleri arasında 430,00-TL para gönderdiğinin, Komisyon tarafından tespit edildiği, davacı hakkında kamu görevinden çıkarılmasına yönelik başvurunun reddine dair Komisyon kararında, davacının Bank Asya'da bulunan hesabındaki mevduatını FETÖ/PDY lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden sonra olağan bankacılık işlemleri dışında talimata uyumlu bir şekilde artırdığı tespitine yer verilmiş ise de davacının hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde hesap hareketlerinin Bankasya'dan kullanılan konut kredisinin ödemeleri ile davacının kira gelirinin bu banka hesabına yatırılması işlemlerinden oluştuğu, bu hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimat döneminden öncesinde ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam ettiği, örgüt liderinin talimatı ile hesaplarda olağan dışı bir artışın meydana gelmediği anlaşıldığından davacının Bankasya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı gösterir nitelikte bir delil olarak kabulüne olanak bulunmadığı, dava konusu işlemde davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası'na Şubat 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında 16 ay süreyle üyeliğinin bulunduğunun tespitine yer verilmiş ise de adı geçen sendikanın tüm memurların üyeliğine açık olduğu, örgütle irtibatlı olmayan memurların da bu sendikaya üye yapılmaya çalışıldığı, ayrıca ülkemizde memurlar açısından sendika üyeliği saikleri, sendikanın hukuki desteğinden, sosyal imkanlarından v.s yararlanma, yönetici baskısı, arkadaş/meslektaş ısrarı gibi memurlar açısından FETÖ/PDY örgütü ile ilgisi olmayan sebeplerle de olabildiği, davacının üyeliğinin Mayıs 2015 gibi 15 Temmuz 2016'dan oldukça erken bir tarihte sonlandırılmış olduğu, üyeliğin 16 ay gibi kısa süreli olması hususlarının diğer tüm tespitlerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde tek başına örgüt ile irtibatı kuracak yeterlikte olmadığı, öte yandan, Komisyon kararında yer alan FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 336,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 430,00-TL para gönderdiği tespitlerine gelince; dava dilekçesi ve eklerinde yer verilen bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere davacının söz konusu dernek dışında birçok yardım kuruluşuna para gönderdiği göz önüne aldındığında dava konusu işlemde yer alan işlemin de yardım saiki ile olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına uygun olacağı, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan cüz'i miktarlı ödemenin ise tek başına örgüt ile irtibatı kuracak yeterlikte olmadığı, başka deliller olmaksızın anılan tespitlerin davacı ile FETÖ/PDY terör örgütü arasında irtibat sağladığı yönünde bir kabulün somut olay bakımından ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varılarak mezkur tespitlerin, davacının FETÖ/PDY ile iltisakını veya irtibatını ortaya koymadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Bank Asya'daki hesabına örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 01//01/2014 tarihinde 900,00 TL, 15/01/2014 tarihinde 2.712,07 TL, 16/09/2014 tarihinde 2.550,00 TL para yatırdığı ve aynı hesaba muhtelif tarihlerde farklı tutarlarda para girişi olduğu tespitlerine yer verilmiş, Dairemizin ara kararına üzerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından gönderilen hesap hareketleri ile davacının beyanlarının birlikte incelenmesinden; davacının Bank Asya'dan 26/02/2013 tarihinde kredi çekerek konut satın aldığı ve bu konutu kiraya verdiği, kira kontratında kiranın yatırılacağı hesabın bulunduğu bankanın kredi çekilen Bank Asya olduğu anlaşılmış olup, bu hareketler hayatın olağan akışına uygun olarak görüldüğü, öte yandan, davacının söz konusu Bankada ilk defa hesap açtırdığı 18/04/2002 tarihi ile Bankanın kapatıldığı tarihe kadar olan hesap hareketlerinin incelenmesinden de, örgüt liderinin talimatı ile uyumlu hesap hareketleri bulunmadığı kanaatine ulaşılmış olup davacı tarafından Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihinden sonra iki adet katılım hesabı açılmış olması da bu kanaati güçlendirdiği, bu bağlamda, Bank Asya hesap hareketlerinin davacının aleyhine delil olacak şekilde hükme esas alınması hukuken mümkün görülmediği, davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalar arasında yer alan Aktif Eğitimciler Sendikasında Şubat 2014- Mayıs 2015 tarihleri arasında 16 ay süreyle üyeliğinin ve bu süre zarfında sendika kesintisinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 03/01/2014-07/10/2014 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, davacı tarafından, dava dilekçesinde gazete ve dergi aboneliği bedeli ödenmesinin dava konusu işleme dayanak yapılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, söz konusu ödemelerin gazete ve dergi aboneliğinden kaynaklandığı ikrar ettiği, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 23/05/2014-23/09/2015 tarihleri arasında para gönderdiği tespit edildiği, Bank Asya hesap hareketleri FETÖ/PDY liderinin talimatı ile uyumlu görülmediğinden bu husus davacının aleyhine değerlendirilmemiş ise de; Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliği ve Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödemenin abonelikten kaynaklandığı yolundaki ikrarı ile FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne para göndermesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının türlü yol ve yöntemlerle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak ilişkisi olduğu, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnameye karşı yapmış olduğu başvurusunun reddine dair OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusu kabul edilerek İdare Mahkemesi kararı kaldırılmış ve dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, yasa dışı hiçbir oluşum içinde olmadığı, FETÖ/PDY ile bir bağının olmadığı, sendika üyeliğinin talimatla olmadığı, sendikanın faaliyetlerini yasal olarak sürdürdüğü, isnat edilen eylemlerin kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı, sendika üyeliğinin ve Kim Yok Mu adlı kuruluşa yapılan bağışın irtibat ya da iltisak için delil teşkil etmeyeceği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY: Davacı, öğretmen olarak görev yapmakta iken, 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun... tarih ve .../... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan başlatılan adli soruşturma ya da kovuşturma bulunmadığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 24/06/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Davacı tarafından, FETÖ/PDY örgütü ile bir irtibatının bulunmadığı, Bank Asya'ya örgüt talimatıyla para yatırmadığı, Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğu ancak sendikanın Devletin gözetim ve denetiminde bir sendika olduğu, Cihan Medya A.Ş.'ye yapılan ödemenin ve Kimse Yok Mu Derneğine SMS ile yapılan bağışın FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ya da iltisaka delil olmadığı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası AŞ'de (Bank Asya) hesabı bulunduğu / hesap açtırdığı ve bu hesaba FETÖ/PDY lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden sonra olağan bankacılık işlemleri dışında talimata uyumlu bir şekilde para yatırdığının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikası'na Şubat 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında 16 ay süreyle üyeliğinin bulunduğunun, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 03/01/2014-07/10/2014 tarihleri arasında 336,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğunun, örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 23/05/2014-23/09/2015 tarihleri arasında 430,00-TL para gönderdiği, Komisyon tarafından tespit edilmiştir. 6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle 08/02/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası 01/03/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:2016/68962, 20/09/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; 10/08/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, 31/03/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, 22/11/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), 04/07/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, 08/07/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, 04/07/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan istatistiklere göre üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmektedir. Sendika, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile de kapatılmıştır. Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip 17/25 Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması; ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay 16.Ceza Dairesi'nin 20/12/2017 tarihli ve E:2017/1862, K:2017/5796 sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde Ankara 19.Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen 11/06/2018 gün ve E:2017/87, K:2018/121 sayılı kararın 62. sayfasında; Sendika Genel Başkanının wifi üzerinden erişim sağladığı bylock programı aracılığı ile diğer bylock kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin arızi durumlar haricinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak noktasında delil olarak değerlendirileceği açıktır.Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası'nda, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğin devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden irtibat ve iltisaka ilişkin başkaca bir somut bilgi ve belge yoksa salt sendika üyeliğinin tek başına irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir.Davacının, Aktif Eğitimciler Sendikasına Şubat 2014- Mayıs 2015 tarihleri arasında olmak üzere toplam 16 ay üyeliği bulunmakta ise de, davacının üyeliğinin Mayıs 2015 gibi 15 Temmuz 2016'dan oldukça erken bir tarihte sonlandırılmış olduğu, üyeliğin 16 ay gibi kısa süreli olması hususlarının diğer tüm tespitlerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde tek başına örgüt ile irtibatı kuracak yeterlikte olmadığı, anılan Sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve Sendikanın miting, protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında, salt Sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının Bank Asya'da bulunan hesabındaki mevduatını FETÖ/PDY lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden sonra olağan bankacılık işlemleri dışında talimata uyumlu bir şekilde artırdığı tespitine yer verilmiş ise de davacının hesap hareketlerinin incelenmesi neticesinde hesap hareketlerinin Bankasya'dan kullanılan konut kredisinin ödemeleri ile davacının kira gelirinin bu banka hesabına yatırılması işlemlerinden oluştuğu, bu hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimat döneminden öncesinde ve bankanın TMSF'ye devrinden sonra da devam ettiği, örgüt liderinin talimatı ile hesaplarda olağan dışı bir artışın meydana gelmediği anlaşıldığından davacının Bankasya hesap hareketlerinin FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı gösterir nitelikte bir delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 336,00-TL ödeme bilgisinin bulunduğu, örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne 430,00-TL para gönderdiği tespitlerine gelince; dava dilekçesi ve eklerinde yer verilen bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere davacının söz konusu dernek dışında birçok yardım kuruluşuna para gönderdiği göz önüne aldındığında dava konusu işlemde yer alan işlemin de yardım saiki ile olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.Bu durumda, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden de davacının örgütle iltisakını veya irtibatını gösterecek başkaca herhangi bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.