375 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarma işleminin iptali ve parasal hak talepli davanın Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenmesi.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan bir davacının, bu işleme karşı açtığı iptal ve parasal hak talebi davasının, idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi tarafından daha önce Danıştayın bozma kararına rağmen tekrar reddedilmesi üzerine, davacının hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı, aleyhindeki tek delilin etkin pişmanlıktan faydalanan tanıkların eski tarihli ve suç teşkil etmeyen ifadeleri olduğu, bu kararın masumiyet karinesi, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile anayasal ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hakları ihlal ettiği iddialarıyla temyizen incelenmesini talep etmesi üzerine, Danıştayın bölge idare mahkemesi kararlarının temyiz ve istinaf usulüne ilişkin yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılan incelemeyi değerlendirmesidir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/14484 E.  ,  2025/11183 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/14484
Karar No : 2025/11183
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti :Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 15/10/2024 tarih ve E:2021/5896 K:2024/15456 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, hakkında etkin pişmanlıktan faydalanan iki tanığın ifadesinden başka bir delil olmadığı, ilgili ifadelerin 2003-2006 ve 2009-2010 yıllarına ilişkin olduğu, tanık ifadelerinde yer alan iddiaların hiçbirinin suç teşkil etmediği, masumiyet karinesine ve suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırı olarak karar verildiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan temel haklarının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." kuralına, 4. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.” kuralına, 5. fıkrasında da, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” kuralına yer verilmiştir.
Belirtilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ilk derece mahkemesince verilen kararda istinaf aşamasında tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin bölge idare mahkemesi tarafından tamamlanarak nihai kararın da bölge idare mahkemesi tarafından verileceğinin genel kural olduğu; ancak, mahkemenin ilk inceleme üzerine vermiş olduğu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı görüldüğü veya ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olduğu hallerde, bölge idare mahkemesince karar kaldırılmak suretiyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine; hukuka uygun bulmaması durumunda ise istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek olan bölge idare mahkemelerince, istinaf incelemesine konu kararın ilk inceleme üzerine ya da görevsiz veya yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış bir davada verilmiş bir karar olmadığı sürece dava dosyasının tekrar bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilemeyecektir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi 29/12/2022 günlü, 32058 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 26/10/2022 günlü, E:2022/89, K:2022/129 sayılı kararında "Uyuşmazlığın bir kısmı hakkında inceleme yapılmadan hüküm kurulması, dava hakkında eksik hüküm kurulması, dava dosyasının tekemmül ettirilmeden uyuşmazlık hakkında karar verilmesi, davanın konusunun hatalı nitelendirilmesi suretiyle yargılama yapılması, duruşma yapılmadan karar verilmesi, dava dilekçesinin reddini veya merciine tevdiini gerektiren sebeplerin bulunmasına rağmen esas hakkında karar verilmiş olması, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına veya davanın incelenmeksizin reddine dair kararların hukuka aykırı bulunması, eksik veya yanlış hasımla davanın görülmesi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında uyumsuzluk bulunması, görüşme tutanağı ile kararın çelişkili olması ve benzeri usule ilişkin durumlarda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesi gerektiği, bu eksikliklerin istinaf merciince giderilerek işin esası hakkında bir karar verilmesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine, adil yargılanma hakkına, gerekçeli karar hakkına, kanuni hâkim ve iki dereceli yargılama ilkelerine aykırılık teşkil ettiği" iddialarıyla yapılan ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasının birinci cümlesinin "...İlk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde,..." bölümünün iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itirazın, temyize tâbi kararlar yönünden reddine karar vermiştir. Anılan kararda; Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hâllerin dışındaki usul hatalarının bulunması durumunda bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine gönderemeyeceği ve davanın esasını da kendisinin karara bağlayacağı gerekçesine yer verilmiş, Kanun'da belirtilen hâller dışında istinafın gerekli incelemeyi yaparak nihaî karar vereceğinin açık olarak düzenlendiği vurgulanmıştır.
Buna göre; ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Dairemizin 15/10/2024 tarih ve E:2021/5896 K:2024/15456 sayılı bozma kararının ilk inceleme üzerine verilen kararlardan olmaması ve yukarıda alıntısı yapılan 2577 sayılı Kanun'un 45/5. maddesinde sayılan sınırlı haller arasında yer almaması nedeniyle 2577 sayılı Kanun'un 45/4. madde hükmü uyarınca Bölge İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrasına göre dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi kararı usule ve hukuka uygun görülmemiş ise de, usul ekonomisi ilkesi gereği gelinen aşamada bozma sebebi görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.