Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali Davasında Tarafların Talepleri ve Delillerin Değerlendirilerek Verilen Gerekçeli Karar.
Özet: Bu ticari dava, davacının ticari satıştan kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız itirazı üzerine açılan itirazın iptali talebiyle ilgilidir. Davacı, sunduğu mal ve hizmetlere karşılık faturalanan bedellerin ödenmediğini ve icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek takibin devamını isterken, davalı ise dava şartı eksiklikleri (arabuluculuk süreci, tebligat) bulunduğunu, alacağın muhatabının kendisi olmadığını, işyerini devrettiğini ve borcun yeni işletmeye ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir; mahkeme, tarafların iddialarını değerlendirmek üzere gerekli bilgi ve belgeleri toplamış ve bilirkişi raporu almıştır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında bulunan ticaret sonucu davalının müvekkilinden birtakım mahcuzlar satın aldığını, davacı şirket tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğini, hizmet karşılığı davalıya fatura edildiğini, davalı fatura karşılığı bedeli ödemediğini, müvekkili de bedelini alamadığından ötürü zarara uğradığını, müvekkili şirketçe borçluya fatura, ticari defter kayıtlar ve cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için müracaat edildiğini, borcun ödenmesinin talep edildiğini, davalının ihtarlara rağmen ödeme yapmaması üzerine, Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile aleyhine icra takibine girişilmek zorunda kalındığını, ancak takip davalı-borçlunun haksız itirazı neticesinde durduğunu belirterek, davalının, borca ve fer’ilerine itirazı ile duran Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası nezdindeki itirazın iptali ile başlatılan takibin devamına, haksız itiraz nedeni ile alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Harçlar Kanunu 29/3’e göre icra takibindeki peşin harcın işbu davadaki harçtan mahsubuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı tarafın açmış olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olup hukuken korunması gereken bir hak kaybı söz konusu olmadığını, öncelikle bu davanın muhatabının davalı olmadığını, aynı zamanda davalının vergi mükellefi de olmadığını, öncelikle dosyada bulunan belgeler ve dosya içeriği dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yönünden eksiklikler barındırdığını, davalının haberi olmadan ve gerekli tebligat yapılmadan tutanak tek taraflı olarak düzenlendiğini, fatura üzerinde bulunan adrese tebligat çıkarıldığını, fakat her nedense adres yanlış olarak yazıldığını, tebligatın yapılamadığını, başka adres bulunamadığı ve davalının telefon numarası olmadığından bahisle tek taraflı olarak tutanak tutulduğunu, kaldı ki davaya konu olan Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının adresine yapılmış bir tebliğ mevcut olduğunu, bu adresin bilinmemesi ve arabulucuya bildirilmemesi ancak bir art niyetin konusu olabileceğini, bu nedenle gerekli tebligat yapılmadan tek taraflı olarak tutulan ve mahkemenize ibraz edilen arabuluculuk tutanağının geçerli olmadığını, ilk itirazlarının kabul edilmeliği takdirde; davaya ve icra takibine konu olan faturalardan dolayı davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, çünkü davalının adına kayıtlı iş yeri 2023 yılı şubat ayında ... T.C. Sicil nolu ... devredildiğini, dava konusu faturalara ait siparişler de ... tarafından verildiğini, bundan dolayı davalının alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, iş yeri kapatma dilekçesi de 25.03.2024 tarihinde verildiğini ve ...' a devir faturası da aynı tarihte kesildiğini, sadece 08.03.2024 tarihli fatura işyeri devredildiği fakat resmi kapanış yapılmadığı için davalı ticari defterlerinde gözüktüğünü, fakat filen davalı ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine, bu mümkün olmaz ise davanın esastan reddine karar verilmesini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Mahkememizce Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya . İcra Dairesi'ne, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. SMMM bilirkişiden rapor alınarak, taraflara raporun tebliğinin temini sağlanmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptali davasına ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı) Mahkememizce Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının .... A.Ş., borçlularının ... olduğu, borcun 26/03/2024, 25/03/2024, 18/03/2024, 08/03/2024 tarihli faturalardan ve taraflar arası cari hesap ilişkisinden kaynaklandığı, toplam 38.199,04 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespiti bakımından mahkememizce SMMM bilirkişiden rapor alınmış, 30/10/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ... gıda şirketinin uyuşmazlık konusu dönemler için ticari defterlerini yasal süresi içerisinde onayladığı, ticari defterlerine yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğunun tespit edildiğini, davacı ... Şirketinin’nin ticari defterlerine yaptığı kayıtlara göre, 30.07.2024 takip tarihinde 36.563,23 TL ve 14.01.2025 dava tarihinde 37.513,63 TL davalı taraftan alacaklı olduğu gözlemlendiğini, davacı şirketin ticari defter kayıtları, takip ve dava konusu edilen alacak tutarını doğruladığını, davalı ...’e ilişkin incelemeler ve tespitler; davalı tarafın 19.01.2024 tarihinde "471101 - Bakkal ve marketlerde yapılan perakende ticaret (gıda, içecek ve/veya tütün ağırlıklı)" faaliyet kodu ile işe başladığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve söz konusu faaliyetini 25.03.2024 tarihinde sonlandırdığı gözlemlendiğini, davalı ..., işletme hesabı esasına göre defter tutmasına rağmen, 2024 yılı için belirlenen esnaf sayılma hadlerini fiilen aştığı tespit edildiğini, tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında; davacı şirketin takip ve dava konusu ettiği (4) dört adet fatura arasında yer alan 25.03.2024 tarihli, ... numaralı, 1.900,14 TL tutarındaki fatura ile 26.03.2024 tarihli, ... numaralı, 6.379,80 TL tutarındaki faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının gözlemlendiğini, davalı tarafın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve bu defterlerde ödeme/tahsilat bilgilerine yer verilmediği için, davalı tarafın ticari defterlerinde davacı şirkete ilişkin borç veya alacak durumu tespit edilemediğini, tarafların 2024 yılına ait ticari defterlerine yaptıkları tüm fatura kayıtları karşılaştırıldığında, davacı tarafın takip ve dava konusu ettiği, davalı tarafın ticari defterlerinde yer almayan 2 adet faturaya ek olarak, davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı 24.01.2024 tarihli ... no.lu, 21.007,33 TL tutarındaki faturanın da davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın ticari defterinde kayıtlı olmayan 3 adet faturanın toplamının 29.287,27 TL olduğunun tespit edildiğini belirtmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davalı ile davacı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... .... A.Ş., borçlularının ... olduğu, borcun 26/03/2024, 25/03/2024, 18/03/2024, 08/03/2024 tarihli faturalardan ve taraflar arası cari hesap ilişkisinden kaynaklandığı, toplam 38.199,04 TL üzerinden takip başlatıldığı, 30/10/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ... Gıda Şirketinin’nin ticari defterlerine yaptığı kayıtlara göre, 30.07.2024 takip tarihinde 36.563,23 TL ve 14.01.2025 dava tarihinde 37.513,63 TL davalı taraftan alacaklı olduğu gözlemlendiğini, davacı şirketin ticari defter kayıtları, takip ve dava konusu edilen alacak tutarını doğruladığını, tarafların ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında; davacı şirketin takip ve dava konusu ettiği (4) dört adet fatura arasında yer alan 25.03.2024 tarihli, ... numaralı, 1.900,14 TL tutarındaki fatura ile 26.03.2024 tarihli, ... numaralı, 6.379,80 TL tutarındaki faturanın davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının gözlemlendiğini, davalı tarafın işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve bu defterlerde ödeme/tahsilat bilgilerine yer verilmediği için, davalı tarafın ticari defterlerinde davacı şirkete ilişkin borç veya alacak durumu tespit edilemediğini, tarafların 2024 yılına ait ticari defterlerine yaptıkları tüm fatura kayıtları karşılaştırıldığında, davacı tarafın takip ve dava konusu ettiği, davalı tarafın ticari defterlerinde yer almayan 2 adet faturanın bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla, davalı defterinden kayıtlı olmayan faturalar yönünden davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı vekilinin 29/01/2026 tarihli durulmada yemin deliline dayanmayacaklarını belirttiği anlaşılmakla, Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusundan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 27.789,24 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya dair talebin reddine,2-Takibe konu asıl alacak olan 27.789,24 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Karar tarihi itibariyle (ve kabul edilen dava değerinin 27.789,24 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 1.898,28 TL nispi karar ve ilam harcından, Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile alınan 191 TL ile peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 1.091,88 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile alınan toplam 806,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı gideri, 482,50 TL tebligat ve posta gideri, 6.000 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 7.097,90 TL yargılama giderinin kabul olunan miktara oranla hesaplanan 4.468,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 27.789,24 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 27.789,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddedilen dava değerinin 8.279,94 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 8.279,94 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, 2.773,59 TL'sinin davalıdan, 826,41 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Katip Hakim Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.