Kadastro tespitinde tescil harici bırakılan taşınmazın tescili sonrasında oluşan mükerrerlik ve kadim mera vasfı nedeniyle yapılan tavzih talebine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması.
Özet: Dava, kadastro tespitinde taşlık bırakılan bir arazi parçasının tarla vasfıyla davacı adına tesciline ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararının, Tapu ve Kadastro Müdürlüğünce bildirilen mükerrerlikler nedeniyle tavzih (açıklama) talebiyle ortaya çıkmış; ilk derece mahkemesi, yeni bilirkişi raporu doğrultusunda bazı çakışan kısımların (C, D, E) davacı adına tescilini kararlaştırırken, kadim mera niteliğindeki veya daha önce kadastro görmüş (B) kısımlar için talebi reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, hükmün infaz edilebilirliğini sağlamak amacıyla tapu kayıtlarının iptali ile mükerrer kısımların tescili kararında isabetsizlik görmeyerek ve (B) kısmının kadim mera oluşu nedeniyle tescil dışı bırakılmasını uygun bularak bu kararı onamış; Yargıtay ise temyiz başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamış, böylece çakışan parsellerle ilgili tavzih kararının hukuka uygun olduğunu kesinleştirmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/4237 E.  ,  2026/3307 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1404 E., 2025/875 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:...5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/401 E., 2021/296 K.
Dava, tavzih istemine ilişkindir.
Davacı vekili; kadastro tespiti sırasında taşlık olarak tescil harici bırakılan ve krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkında TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesine dayalı olarak tescil talepli dava açtığını,...5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.07.2021 tarih ve 2020/401 Esas, 2021/296 Karar sayılı kararı ile...ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, ... mevkiinde bulunan, 19.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.137, 15... taşınmazın tarla vasfı ile adına tesciline karar verildiğini, kararın 08.09.2022 tarihinde kesinleştiğini,...Kadastro Müdürlüğünün 11.03.2024 tarihli yazısı ile; krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın 26 74... ve 757 parseller ile 26 74... mera parseli ve 30 22... parsel ile çakıştığının bildirildiğini ileri sürerek 12.03.2024 tarihli Kadastro Müdürlüğü yazısında belirtilen mükerrerlik yönünden tavzih kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ve dahili davalı vekilleri, tavzih kararı verilemeyeceğini belirterek talebin reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen ek kararı ile; hükmün infazı tamamlanıncaya kadar tavzihin mümkün olduğu, tavzih talebi üzerine alınan bilirkişi raporuna ekli krokide (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımların davacı adına tescili gerektiği, krokide (B) harfi ile gösterilen alanın öncesinin kadim mera olduğu, kadim meradan zilyetlikle kazanımın korunmayacağı gerekçesi ile tavzih talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine, krokide (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen kısımların davacı adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden talebin reddine, 01.07.2021 tarihli hükmün bu şekilde tavzihine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; mükerrer kısımların davacı adına tesciline karar verildiği ve davalılar yönünden kesin hüküm sonuçlarının oluştuğu, krokide belirlenen kısımların tapu kayıtlarının iptal edilerek hükmün HMK'nın 305. maddesi gereğince infazı kabil hale getirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 30 22... parsel içinde kaldığı belirtilen ve (B) (21,03m²) harfi ile gösterilen bölümünün ise kök 1221 sayılı kadastro parselinden geldiği ve kadastro tutanağı düzenlenen yerlere tescil davası açılmasının mümkün olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.