Yüklenicinin, teknik altyapı inşaat sözleşmesi sonrası teminat mektuplarının geç iadesi nedeniyle banka masrafları, komisyon ve faiz zararları ile itibar zedelenmesine yönelik manevi tazminat talepli ihtilafı.
Özet: Davacı, tamamladığı inşaat işine ait teminat mektuplarının davalı tarafından uzun yıllar iade edilmemesi yüzünden uğradığı banka masrafları, komisyon ve faiz ile manevi zararların tahsilini talep etmiş; davalı ise talebin zamanaşımına uğradığını ve sorumluluğu bulunmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi, teminat mektuplarının iadesindeki gecikme nedeniyle davacının maruz kaldığı masraflardan, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde kalan 22.07.2015 ile 21.07.2017 arasındaki döneme ait 45.613,01 TL tutarındaki komisyon bedelinin tahsiline karar vermiş, önceki döneme ait talepleri ise zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/866 E.  ,  2026/534 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/970 E., 2025/6 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/538 E., 2023/426 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacı arasında ............Kocaeli) ............... Konutları Teknik Altyapı Tesisi İnşaatı işine ait sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre davacının üzerine düşen tüm edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, 06-08.07.2004 tarihlerinde kesin kabullerin yapıldığını, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya ..........'a ve ............Bank'a ait toplamı 1.553.700,00 TL tutarında olan 13 adet kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğini, sözleşmeye göre teminat mektubunun davacıya iadesine ilişkin tüm şartlar oluşmasına rağmen davalının uzun yıllar boyunca teminat mektuplarını iade etmediğini, teminat mektuplarını temin etmek süresini uzatmak için krediler kullandığını, ipotekler verdiğini, bankalara masraf, komisyon, faiz ve benzeri birçok ödemelerde bulunduğunu, davalının davacı ... aynı zamanda manevi zarara da uğrattığını, bankalar nezdindeki sicili ve ticari itibarının zedelendiğini belirterek, teminat mektubunun serbest bırakılması gereken 06-08.07.2004 tarihinden itibaren teminat mektupları için davacı şirket tarafından ödenen tüm banka masraf, komisyon, faiz ve diğer ödemelere istinaden şimdilik 300.000,00 TL'nin her biri için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı şirketin uğramış olduğu manevi zarara karşılık 1.000.000,00 TL manevi tazminatın 06-08.07.2004 tarihinden itibaren ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebinin zamanaşımına uğradığını, Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 16.12.2003 tarih ve 2868 sayılı olurlarında genel olarak kazı artığı malzemelerin taşınmadığı veya cüzi bir miktar taşınarak taşınmış gibi gösterildiğine ilişkin hazırlanan tahkikat raporunda banka çalışanları hakkında disiplin cezası verilmesi ve suç duyurusunda bulunması banka hakkı yönünden fazla ödemenin yasal faizi ile birlikte yüklenicilerden tahsil edilmesinin istenildiğini, davacının toplam 246.153.412 m³ kazı artığı malzemeyi kesin depoya taşımadığını 573.768.894.626 TL haksız kazanç elde ettiğini, yüklenici aleyhine alacak davası açıldığını, bu davanın daha önce aynı iş ile ilgili olarak anılan şirket tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davası ile birleştiğini, yerel mahkemece yüklenici şirketin davalarının kabulüne, davalı bankanın davasının reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, karar düzeltme taleplerinin reddine karar verildiğini, ilamın kesinleştiğini, 21.07.2011 tarihli yazı ile yüklenicinin bahse konu işle ilgili vermiş olduğu teminat mektuplarının iade edildiğini, davacı yüklenicinin talep dilekçesinin hemen ardından teminat mektuplarının iade edilmiş olduğunu, sözleşme hükümleri çerçevesinde tutulan teminat mektuplarının masraflarının davalıya yükletilemeyeceğini, komisyon tutarlarının istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından teminat mektuplarının 21.07.2017 tarihinde banka şubesine iade edildiği, bu teminat mektupları nedeniyle davacının ödemiş olduğu komisyon ve sair masrafları en son 21.07.2017 tarihine kadar talep edebileceği, işbu davanın açıldığı 22.07.2020 dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık zamanaşımı süresi 22.07.2015 tarihine tekabul ettiği, davacının 22.07.2015 tarihi ile teminat mektuplarının iade edildiği 21.07.2017 tarihi arasındaki döneme ilişkin teminat mektupları sebebiyle ödemek zorunda kaldığı bankalarca bildirilen komisyon tutarlarını talebe hak kazandığı, 22.07.2015 tarihinden öncesine ilişkin yapılan masrafların davalının zamanaşımı def'i kapsamında zamanaşımına uğradığı, 22.07.2015 - 21.07.2017 tarihleri arasında davacı tarafından ödenen komisyon tutarı 45.613,01 TL olarak hesaplanmış olup bu tutar içerisinde dava dışı ... Ltd. Şti kredi riskinden karşılanan komisyon bedeli yönünden dosya kapsamına sunulan muvafakatname içeriği alacağın temliki hükümleri kapsamında değerlendirilerek istenebilir olduğu ancak Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/86 Esas sayılı dosyasına ihtiyati tedbir kararı nedeniyle verilen teminat mektubunun taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalı idareye verilen teminat mektuplarından olmadığı, bu mektup nedeniyle ödenen 5.839,98 TL komisyon bedelinin bilirkişi heyetince hesaplanan 45.613,01 TL'den mahsubu ile bakiye 39.773,03 TL davacı tarafından ödenen banka komisyon bedellerinden davalının sorumlu olduğu, davacının kişilik haklarının hukuka aykırı haksız saldırıya uğradığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebi yerinde görülmeyerek davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Davalının teminat mektuplarını elinde tutmasına gerekçe gösterdiği Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/241 E. sayılı kararının Yargıtay denetiminden geçerek 19.06.2017 tarihinde kesinleştiğini, zamanaşımı süresinin de kesinleşme tarihi itibariyle başladığını o sebeple mahkemenin zamanaşımı konusundaki değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, zamanaşımı süresinin 5 değil 10 yıl olduğunu,
b.Banka komisyon gideri, masraf ve faiz adı altında tüm zararların hesaplanarak hüküm kurulması gerektiğini ancak bilirkişi raporunda sadece komisyon giderinin hesaplandığını eksik inceleme yapıldığını,
c.Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/86 Esas sayılı dosyasına ihtiyati tedbir kararı nedeniyle verilen teminat mektubunun sözleşme kapsamında verilmiş olmasının gerekmediğini, bu teminat mektubunun da davalının haksız eylemi nedeniyle verildiğini ve bu sebeple müvekkilinin zarara uğradığını,
d.Manevi tazminatın reddinin yerinde olmadığını, haksız yere davalı tarafından tutulan teminat mektupları nedeniyle müvekkili şirketin yıllardır özenle koruduğu bankalar nezdindeki sicili ve ticari itibarının zedelendiğini, bu yöndeki tanık dinletme taleplerinin reddedilmesi sonrasında iddianın ispatlanamadığından reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını,
e.Temerrüt faizinin dava tarihi olmadığını, davalının temerrüte, iade talep edilen tarihte düştüğünü, faiz başlangıcının teminat mektubunun ilk talep edildiği tarihten başlaması gerektiğini beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Davacının teminat mektuplarının iadesi konusunda davalıya başvurmadığını akabinde söz konu teminat mektuplarını da ilgilendirecek şekilde taraflar arasında davaların görüldüğünü ve bu yargılama aşamasında dahi davacının teminat mektuplarının iadesi konusunda müvekkiline herhangi bir başvuruda bulunmadığını,
b.Davacının teminat mektuplarının taraflarına iadesine ilişkin talep dilekçelerinin hemen ardından gerekli işlem yapılarak teminat mektuplarının taraflarına iade edildiğini,
c.İ..............Genel Şartnamesi'nin 18., 38., 39. ve 45 maddeleri uyarınca haklı gerekçeler ile alıkonulmuş teminat mektuplarından ... komisyon borcunun bankalarının sorumluluğunda olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektuplarının süresi içerisinde iade edilmediği iddiası kapsamında alacak ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ve davalı vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.