Ticari bankacılık işlemlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, icra takibi ve temlik edilen kambiyo senedi borcuna ilişkin uyuşmazlığın davadan feragat nedeniyle reddi ve yargılama giderlerinin karara bağlanması.
Özet: Ticari bankacılık işlemlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacılar icra takibine konu alacağın taşınmaz satışları ve harici ödemelerle büyük ölçüde kapandığını, bu nedenle borçlu olmadıklarının tespitini ve kötü niyet tazminatı talep etmişler; davalı taraf ise alacağın geçerli olduğunu, davacıların kötü niyetle dava açtığını ve ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğini savunmuş, ancak davacılar yargılama sırasında davadan feragat ettiklerini bildirdiğinden, mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılardan tahsiline karar verilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/843 Esas
KARAR NO :2026/609
DAVA:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:23/05/2025
KARAR TARİHİ:01/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı ... A.Ş. arasındaki alacak-borç ilişkisinde, .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile kambiyo takibi yapıldığını, bu takibe teminat olarak ipotek verilen taşınmazların .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... Esas sayılı dosyası üzerinden paraya çevrilerek ihale yoluyla davalı bankaya satıldığını ve toplam 1.070.000,00 TL tahsilat sağlandığını, davalı bankanın alacağını diğer davalı ... ... A.Ş.’ye temlik etmesinden sonra icra dosyasına haricen yapılan ödemeler ile satış bedellerinin borçtan mahsup edilmediğini ve bakiye borç miktarının belirsiz hale getirildiğini ileri sürerek; öncelikle icra takibinin teminatsız durdurulmasına ve dosyaya yatan paraların çekilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yapılan cebri icra, satış ve harici tahsilatların tespiti ile müvekkillerinin tespit edilecek miktar kadar borçlu olmadıklarının tespitini ve kötü niyetli davalı tarafın %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın ... A.Ş.’den temlik alındığını, davacıların kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davacıların husumet ve talep sonucunun belirsizliği itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın takibe konu bononun ödendiğine ilişkin yazılı veya resmi bir belge sunamadığını, takip konusu bononun kambiyo senedi vasfını haiz olup mücerretlik ilkesi gereği hukuka uygun olduğunu, müvekkil şirketin meşru ve iyiniyetli hamil konumunda bulunduğunu, davacıların basiretli bir tacir gibi davranmayıp takipten uzun süre sonra ve kötüniyetle dava açtıklarını, davacıların iddialarını ispatlayamadığını ileri sürerek davanın reddini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, davacılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi davaya cevap vermemiştir.
Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe dayanak senetten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar vekili Av. ... sunmuş olduğu 26/08/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davadan feragat HMK'nun 307.ve 309.maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.nun 307.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacılar vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Feragat bildirimi de HMK.nun 307.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı ... ... Anonim Şirketi vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu madde 22 uyarınca ön inceleme tutanağı düzenlendikten sonra davadan feragat edildiğinden ve karar harcının 2/3'ünün alınması gerektiğinden; 488,00 TL karar harcının peşin yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 50.617,10 TL tamamlama harcının toplamı olan 51.232,50 TL harçtan mahsubu ile kalan 50.744,50 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
4-Davalı ... ... Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 166.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınıp maliyeye gelir kaydına,
6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonrasında oy birliğiyle karar verildi. 01/09/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır