Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın karıştığı ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Zorunlu trafik sigortasız bir aracın karıştığı ölümlü trafik kazası sonucu desteğinden yoksun kalanların tazminat talebine ilişkin bu hukuki evrak, davacıların başlangıçta 40 TLden 1.200.000 TLye yükselttiği maddi tazminat talebinin, uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri tarafından kabul edilmesi üzerine davalı vekili tarafından, başvurunun usulsüzlüğü, kusur ve tazminat hesaplamalarındaki hatalar, müterafik kusur ve yeniden evlenme ihtimali indirimlerinin yapılmaması gerektiği gibi çeşitli gerekçelerle temyiz edildiği bir dava sürecini özetlemektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2024/631 Değişik İş - 2024/627 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 21.06.2023 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu karşı araçta yolcu olan davacıların desteği ... ...'ın vefat ettiğini ve davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca her bir davacı için 10,00'ar TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 40,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel artırım dilekçesi ile talebini davacı ... yönünden 971.785,29 TL, ... ... yönünden 40.399,70 TL, ... ... yönünden 19.881,00 TL ve ... ... yönünden 167.934,02 TL olmak üzere toplam talebini 1.200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kuruma davacılar tarafından usul ve yasaya uygun başvuru yapılmadığını, davalı kurumun ancak zorunlu trafik sigortası poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, davacıların desteğinin müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ... yönünden 971.785,29 TL, ... ... yönünden 40.399,70 TL, ... ... yönünden 19.881,00 TL ve ... ... yönünden 167.934,02 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL'nin 18.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada mevcut aktüer bilirkişi raporu ve hesaplamaların mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/435 soruşturma sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 04.09.2023 tarihli kusur raporunda, zorunlu trafik sigortası poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün asli kusurlu, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu otobüs sürücüsünün ise kusuru bulunmadığının belirlendiği, kusur oranlarının olayın oluş şekline uygun olarak düzenlendiği, kusur raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu, yolcu otobüsünde yolcu olan desteğin müterafik kusuru bulunduğunun ispat edilemediği, desteğin otobüste yolcu olduğu anlaşıldığından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasının yerinde olduğu ve davacılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete usul ve yasaya uygun başvuru yapılmadığını, kusur raporu alınmadan hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, tazminat tutarının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, desteğin müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, SGK tarafından desteğe ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, eşin evlenme ihtimali nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını ve davacı eş ... yönünden nisbi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.1.Davalı vekilinin davacılardan ... ..., ... ... ve ... ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30. Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 28.02.2023 tarihinden itibaren verilen itiraz hakem heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 2. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-b maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacı ... ... yönünden 40.399,70 TL, ... ... yönünden 19.881,00 TL ve ... ... yönünden 167.934,02 TL olup kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyeti kararının adı geçen davacılar yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp temyiz dilekçesinin davacılar ... ..., ... ... ve ... ... yönünden 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.2.Davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle, davalı şirkete usul ve yasaya uygun başvuru yapıldığının anlaşılmış olmasına, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/435 sayılı soruşturma sayılı dosyasında alınan ve oluşa uygun olarak düzenlenen 04.09.2023 tarihli kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, desteğin müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü ilave edilmesi sonucu sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı ... için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılardan ... ..., ... ... ve ... ...'a yönelik temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılardan ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine,20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.