Hazine adına kayıtlı taşınmazda kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteminde, alt mahkemenin önceki bozma kararına rağmen taşınmazın tespit tarihindeki sit alanı statüsünü ve zilyetlikle kazanım koşullarını eksik araştırması.
Özet: Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davada, davacıların miras ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak hazine adına tescilli taşınmazın kendileri adına tescilini istemesi üzerine, yerel mahkemenin davayı kabul kararları, Yargıtay tarafından aktif dava ehliyeti, intikal şekli ve özellikle taşınmazın tespit tarihi itibarıyla sit alanı niteliği ile üzerindeki merdivenin kültür varlığı olup olmadığı hususlarının etraflıca araştırılması gerektiği gerekçeleriyle birden çok kez bozulmuştur; son incelemede ise, yerel mahkemenin bozmaya uyduğunu belirtmesine rağmen, özellikle tespit tarihi itibarıyla sit alanı durumunun yeterince açıklığa kavuşturulmadığı ve Yargıtayın bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/310 E., 2025/97 K.Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 4 66... parsel sayılı 2.133,70 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, ... çocukları ...... ve ... kullanımında olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh edilerek taşınmazın kentsel sit alanında olduğu gerekçesi ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.Davacılar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.11.2015 tarihli ve 2014/528 Esas, 2015/598 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/3’er payla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.01.2019 tarihli ve 2016/6956 Esas, 2019/234 Karar sayılı kararıyla; el birliği mülkiyetine tabi taşınmazlar üzerinde mirasçıların belirlenmiş bir payları olmayıp her birinin payının taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu olduğu, davacıların mirasbırakanından kendilerine kaldığı iddiası ile dava açtıkları ancak çekişmeli taşınmazın ne şekilde intikal ettiğinin açıklanmadığı, keşifte alınan beyanlarla da taşınmazın davacılara ne şekilde intikal ettiği hususunun açıklığa kavuşturulmadığı, bu sebeple davacı tarafa bu hususun açıklattırılması, davacıların aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, taraf teşkilinin sağlanması gereğine değinilerek karar bozulmuş, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu parselin 1. grup tescil ile ilan edilen kültür varlığı olmadığı, 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanında yer almadığının belirtildiği, dava konusu taşınmazda, dinlenen tanıklar ve bilirkişi raporuna göre davacılar lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/3’er payla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuş, Dairece yapılan inceleme sonucunda, Mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olmadığı açıklanarak arkeolog bilirkişi kurulu ile harita mühendisi bilirkişisinden tespit tarihi itibarı ile geçerli olan sit haritasının kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle çekişmeli taşınmazın hangi alanda kaldığının saptanması, taşınmaz üzerindeki merdivenin korunması gereken kültür varlığı olup olmadığı ve zilyetlikle kazanmaya engel olup olmadığı hususlarının belirlenmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan gelen harita ve belgeler yöntemince zemine uygulanarak çekişmeli taşınmazın 1. ve 2. derece arkeolojik ve doğal sit alanları kapsamında kalıp kalmadığının saptandığı, kadastro paftası ile doğal ve arkeolojik sit paftaları ayrı ayrı çakıştırılarak çekişmeli taşınmazın konumunun haritalar üzerinde gösterildiği, yerel bilirkişileri ile taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden-kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alındığı, çekişmeli taşınmaz üzerindeki merdivenin korunması gereken kültür varlığı olmadığı ve zilyetlikle kazanmaya engel teşkil etmediği, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne; 4 66... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına 1/3’er oranında tesciline karar verilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Mahkemece uyulan bozma ilamında çekişmeli taşınmazların sonradan alınan idari kararla sit alanı statü ve derecelerinin değiştirilmiş olmasının, idari kararların geçmişe dönük hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmaması nedeniyle hüküm ifade etmeyeceği, çekişmeli taşınmazın tespit tarihi itibarı ile hangi sit alanında kaldığının belirlenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bozma ilamından sonra dosyaya sunulan bilirkişi raporundan dava konusu taşınmazın tespit tarihi itibariyle hangi sit alanında kaldığının anlaşılamadığı, rapor içeriğinde bu hususa yer verilmediği, rapora ekli krokilerin de denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için, Mahkemece bozma ilamında işaret edildiği üzere 3 kişilik arkeolog bilirkişi kurulu ile harita mühendisi bilirkişisinden tespit tarihi itibarı ile geçerli olan sit haritası kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek çakıştırılmalı, çekişmeli taşınmazın hangi alanda kaldığı saptanmalı, taşınmaz üzerindeki merdivenin korunması gereken kültür varlığı olup olmadığı ve zilyetlikle kazanmaya engel olup olmadığı hususları belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Davalı Hazine vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.