Trafik kazası sonucu oluşan maddi ve manevi tazminat talepli davada, davacının %100 kusurlu bulunması kararının temyiz incelenmesi.
Özet: Davacı, aracının davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı ve diğer davalı tarafından sevk edilen araçla karıştığı trafik kazasında yaralanması üzerine maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş; davalılar ise davacının takip mesafesine uymama, hız limitini aşma ve sinyal veren araca arkadan çarpma eylemleriyle kazada %100 kusurlu olduğunu iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi ve istinaf, davacının kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; davacı temyiz başvurusunda, diğer sürücünün ani ve sinyal vermeden fren yapmasının kazaya sebep olduğunu ve mahkemelerin adli tıp raporu almaksızın eksik inceleme yaptığını ileri sürmüştür.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/805 E., 2023/503 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı, diğer davalının sevk ve idaresinde olan aracın 04.08.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak ödeme olmadığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre, husumet, görev ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davalı şirket aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, işbu davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan araç sürücüsü ...'ın kusurunun bulunmadığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davacının "Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar" kuralını ihlal ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu'nda tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunda öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın tespiti gerektiğini, mevcut olayda müterafik kusur halinin de tartışılması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça açılmış olan davaya yetki hususunda itiraz edildiğini, olayın meydana geldiği yerin .../... olduğunu, ancak ...'de davanın açıldığını, uzlaştırma teklif formu ve raporlarda bir yanda davacı ... ve sigorta şirketi bulunması gerekirken uzlaştırma işlemlerinin sadece sigorta şirketi ile yapıldığını davalıya uzlaşma iradesinin hiç sorulmadığı ve bu yönüyle davanın reddi gerektiğini, trafik kazasında asli ve tam kusurlu olanın davacı olduğunu, davalı ...’ın hiçbir kasti veya ihmali hareketi bulunmadığını, davalının mermer yüklü kamyon ile ... ilçesinde bulunan ...Fabrikasına yaklaşmakta iken yine sinyal vererek ulaşması gereken yere fabrika girişine 15-20 metre kala hızını normal şehir içi hız limitlerine de uyarak azaltıp ve henüz fabrika girişine gelmeden manevra yapmasına fırsat kalmadan davacının arkadan davalının kullanmış olduğu çekiciye çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, davacının trafik kullarına uymadığını, hız limitinin şehir içi 60-70 km olduğu kazanın meydana geldiği yerde çok daha hızlı olduğunu takip mesafesine uymadığını, yüksek hızlarda seyrederken cep telefonu ile meşgul olmasından kaynaklandığını, davalı ...’ın davacı ... ile sürekli iletişim halinde olduğunu ve kendisini hastanede ziyaret ettiğini, manevi yönden de açılmış davanın reddedilmesi gerektiğini, ayrıca yeniden maluliyet, kusur raporu alınması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile savcılık dosya kapsamı, kaza tutanağı, alınan tüm ifade örnekleri, dosya kapsamı ve 02.10.2020 tarihli bilirkişi raporu da nazara alınarak, kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu trafik kazasının davalı ...'ın mermer fabrikasına girmek için sağa dönmek amacıyla sinyal vermeden çok ani fren yaparak hareket etmesi dolayısıyla meydana geldiğini, mahkeme tarafından eksik inceleme sonucunda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmaksızın karar verildiğini, itirazların değerlendirilmediğini, davalının kendi beyanı ile fabrikaya girmek için sağa dönüş yaptığını kabul ettiğini, dosyaya sunulan kamera kayıtları ve alınan bilirkişi raporu ile davalının sağa sinyal vermediğinin açıkça tespit edildiğini, bilirkişi raporunda sağa manevra yapıldığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de bizzat davalı tarafından ifadesinde sağa döneceğinin bu sebeple hızını düşürdüğünün beyan edildiğini, bilirkişi raporunda takip mesafesinin en az 41 metre olması gerektiğinin belirtildiği, davacının da 56 metre fren yaptığının tespit edildiğini, bilirkişi raporu ile de aslında davacının takip mesafesinin hukuka uygun olduğunun davalının sağa dönüş yaparken sinyal vermediğinin sabit hale geldiğini, bilirkişi raporu çelişkili ve tutarsız olduğundan dosyanın alanında uzman Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine ilişkin talebin değerlendirilmediğini, makine mühendisi tarafından düzenlenen tek bilirkişi raporu esas alınarak verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının sevk ve idaresindeki dava dışı araç ile davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 04.08.2017 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI.KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.