Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari ilişkiden doğan menfi tespit davasında, gönderilen çekler karşılığında ürün teslim etmeyen davalıya karşı borçsuzluğun ve çeklerin iptalinin tespiti talebi.
Özet: Davacı, tel örgü hammaddesi alımı için davalıya gönderdiği toplam 1.015.000 TL bedelli iki çekin karşılığında ürün teslim edilmediğini, çeklerin üçüncü bir şahsın borcuna sayıldığını ve bu durumun haksız kazanç teşkil ettiğini iddia ederek, söz konusu çekler yönünden borçlu olmadığının tespiti, çeklerin icraya konulmasının ve ticari sicilini bozmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir ve bankaya ödemeden men kararı verilmesini talep etmiş; davalı ise davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, çeklerin davacının mevcut borçlarına ilişkin olduğunu ve kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesi gereği temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu savunarak davayı reddetme talebinde bulunmuştur.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No:...)VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı şirket işlerini yürüten ... isimli şahıs ile tel örgü imalatında kullanılacak ham madde alımı için whats app görüşmeleri ile anlaşma sağlandığını, bu anlaşma doğrultusunda davalı firma davacıya ödeme yapmasını istemiş ve çekleri göndermesini talep ettiğini, çeklerin davalı firmanın eline ulaşması ile ilgili ürünlerin teslim edileceğini bildirdiğini, davalı şirketin çekleri teslim almasına rağmen gerekli ürünleri teslim etmediğini, ilgili ürünlerin gönderilmesi için ... A.Ş. ... Şubesi Keşide Yeri Konya 31/07/2024 Tarih ... Seri Numaralı 507.500.00 TL Bedelli, ... A.Ş. ... Şubesi Keşide Yeri Konya 31/08/2024 Tarih ... Seri Numaralı 507.500.00 TL Bedelli çeklerın davalı şirket adına ... Kargo ... Şubesi vasıtası ile 30/04/2024 tarihinde gönderildiğini, akabinde davalı şirket adına davacının daha öncede bir çok kez iş yaptığı ... isimli şahıs, davacıya whatsapp üzerinden ses kaydı atmak sureti ile davacıya göndermiş olduğu çekleri ... isimli şahsın borcuna saydıklarını ve herhangi bir ürün göndermeyeceklerini bildirdiklerini, ... isimli şahıs davacının da tanıdığı davalı şirketten ürün aldığı kişi olduğunu, ancak davacı ile bu şahsın bir ilişkisinin bulanmadığını, davacının kimseye kefil olmadığını, kimsenin borcunu üstlenmediğini, kimseyle de ortak olmadığını, ancak davalı şirket davacıdan haksız bir şekilde kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının bedelsiz kalan çekleri davalı şirkete gönderdiğini, ürünler teslim edilmediğinden ticari olarak zarar görmüş hemde ilgilinin çekler yönünden karşılıksız çek keşide etme suçu ve icra takibine borçlu olarak yansıyacak şekilde haciz baskısı altında olduğunu belirterek, hem ürünleri teslim edilmeyen davacının mağduriyeti hemde haciz baskısı altında kalmalası göz önüne alındığında ilgili çeklerin davacı şirket veya herhangi bir üçüncü kişi tarafından icra takibine konu edilmesi davacıyı zarara uğratacağını, bu hususta tazminat haklarını saklı tuttuklarını, ayrıca davalı şirket ve ... hakkında Cumhuriyet Savcılığı'nada şikayette bulunulduğunu, Konya C.Savcılığı ... soruşturma numarasını aldığını belirterek, davacının davalı şirkete vermiş olduğu 31/07/2024 tarihli 507.500 TL bedelli, 31/08/2024 tarihli 507.500 TL bedelli çekler yönünden hiçbir borcunun olmadığının tespitine, çeklerin karşılıksız çek kaydı düşürülmek suret ile davacının ticari sicilinin bozulması ihtimali ve kötü niyetli olarak icra takibine konu edilebilmesi mümkün olduğundan hem davalı şirket hemde üçüncü şahıslar yönünden ilgili çeklere dair açılacak icra takiplerinin takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir vaz’ına, mahkeme aksi kanaatte ise veznede depo edilmek üzere uygun bir teminat karşılığında icra takibinin dava sonuna kadar ihtiyaten durdurulmasına, ilgili çekler davalı şirkete gönderilmesine rağmen herhangi bir ürün teslimi yapılmadığından bedelsiz kalan çekleri tarihi itibari ile bankaya ibraz etmeleri olası olduğundan hem davalı şirket hemde üçüncü şahıslar yönünden çekler hakkında tedbiren (teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında) ödemeden men kararı verilerek bu kararın ilgili bankaya bildirilmesine, yapılacak yargılama sonucu davacının davalı tarafa borcu olmadığının tespitine ve ilgili çekin iptaline, davalı tarafın alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin merkezinin Lüleburgaz il sınırlarında olduğunu, bu nedenle, yetkili mahkeme Lüleburgaz Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu çekler, davacının davalıya olan borçlarına ilişkin olduğunu, davalının ticari defterlerinde, bu ilişkinin sonucunda oluşan borçlar yer aldığını, davacı taraf, dava dilekçesinde çeklerin geçerli bir alacak ilişkisine dayanmadığını belirttiğini, ancak, kambiyo senetlerine hakim olan soyutluk (mücerretlik) ilkesi gereğince, kambiyo senedinin oluşumunu sağlayan temel borç ilişkisi geçersiz olsa bile kambiyo senedi geçerli olduğunu, çek, temel borç ilişkisinden bağımsız ve soyut bir varlık kazandığını, bu nedenle, davacının iddialarının hukuki temelden yoksun olduğunu, kambiyo ilişkisi altında esas itibariyle bir asıl veya temel borç ilişkisi bulunduğunu, çek mücerret bir borç ilişkisini ifade eder ve belirli unsurların eksik olduğunu iddia etmek, TTK’nın amir hükümlerine aykırı olduğunu, keza bir kambiyo senedi türü olan çek, sebepten mücerret olduğundan dayandığı ticari ilişkinin mevcudiyetinden bağımsız şekilde talep imkanı verdiğini, bu kapsamda, davacının çekin geçerliliği ve borç ilişkisi hakkında yapılan iddialar hukuki olarak geçerliliğe sahip olmadığını, çekin peşin ödeme aracı olarak işlevi kabul edilmeli ve malın teslim edilmediğinin ispat yükü davacıya ait olduğunu, ancak davacı tarafından dava dilekçesinde yer verilen iddia ve beyanları ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığını, çek, peşin ödeme aracı olarak tanımlanır ve peşin satışlarda malın teslim edildiği karine olarak kabul edildiğini, dolayısıyla, malın teslim edilmediğini davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini belirterek, davanın yetkisiz mahkemede açıldığından bahisle usulden reddine, aksi takdirde hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.Mahkememizce Lüleburgaz Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı'na, Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Türkiye Vakıflar Bankası Adliye Şube Müdürlüğü'ne, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan CD içerisinde bulunan seslerin bilirkişi marifeti ile çözümü yapılmış ve düzenlenen raporun taraflara tebliğinin temini sağlanmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Menfi Tespit davasına ilişkindir. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (... .: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2006, s. 302). Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Mahkememizce davacı tarafça sunulan ses kayıtları içeren CD'nin bilirkişi marifeti ile çözümü gerçekleştirilmiş, bilirkişi 22/02/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.Mahkememizce davalı tarafın ticari defterleri mali müşavir bilirkişi marifeti ile İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat ile incelenmesi sağlanmış, 24/07/2025 tarihli raporda sonuç olarak; Davalı ... Tic. Ltd. Şti. firmasının ticari defterlerinde ve Muhasebe kayıtlarında yapılmış inceleme neticesinde; Davalı firmanın resmi defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kayıtların zamanında yapıldığı, davalı firmadan alınan Davacı ... ye ait cari hesap ekstresinde 2024 yılı ticari işlemlerinde Davacının Alacaklı bakiyelere sahip olduğu, ödemelerini ön ödeme şeklinde yaptığı ve “Mal/Hizmet” tesliminin bu ödemeler geldikten sonra yapıldığı, 02.05.2024 tarihinde davalının kayıtlarına intikal eden 2 adet çek toplamı olan 1.015.000,00 TL karşılığında Davacı “...” ne 24.05.2024 tarihli ... nolu düzenlenen faturanın herhangi bir “Mal/Hizmet “ karşılığı içermediği belirtilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişiden davacının ticari defterlerinde de inceleme yaptırılmış ve tarafların defterlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi sonucunda düzenlenmiş olan 02/11/2025 tarihli raporda sonuç olarak; davacı ...'nin uyuşmazlık dönemlerine ilişkin ticari defterlerini yasal süresi içerisinde onaylandığı, bu deftere yapılan kayıtların muhasebe tekniği açısından birbirini doğrular nitelikte olduğu tespit edildiğini, davacı ...’nin ticari defter kayıtlarına göre; davacı tarafın 2024 yılında davalı ...ne toplam 2.615.000,00 TL tutarında çek verdiği, davalı şirketin ise aynı yıl içerisinde 1.828.845,00 TL tutarında fatura düzenlediği, dava tarihi itibarıyla davacı ...’nin davalı ...nden 786.155,00 TL tutarında açık hesap alacağı olduğu gözlemlendiğini, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, uyuşmazlık konusu çeklerin vade tarihlerinde davacı tarafın “... ...” hesabından ödendiğine ilişkin kayıtların bulunduğu gözlemlendiğini, davalı şirketin ticari defterlerine ilişkin 24.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile davacı tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırıldığını, yapılan inceleme sonucunda; davalı şirketin açılış kaydında bulunan 2.934,97 TL tutarındaki “önceki dönemden” açıklamalı kaydın, davacı taraf ticari defterlerinde bulunmadığı, davalı şirketin 05.01.2024 tarihli 44 numaralı yevmiye maddesiyle kaydettiği 1.850.000,00 TL tutarındaki kaydın, davacı taraf defterlerinde toplam 1.600.000,00 TL tutarında kayıtlı olduğu, davalı şirketin 24.05.2024 tarihli 843 numaralı yevmiye maddesi ile ... numaralı faturaya istinaden yaptığı 1.015.000,00 TL tutarındaki “vade farkı” içerikli kaydın, davacı taraf ticari defterlerinde yer almadığı, tespit edildiğini belirtmiştir. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelinin meçhul şüpheli ve ..., suçun serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı, tacir veya şirket yönetici olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçu olduğu, soruşturma sonrasında , müşteki ve şüpheli arasındaki anlaşmazlığını özel hukuk uyuşmazlığı niteliğinde olması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıuştır.Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacı, davalının dava konusu çekleri aldığını, ancak ürünleri teslim etmediğini iddia ederek dava konusu çekler yönünden borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiş, davalı ise dava konusu çeklerini davacının başkaca borçlarına ilişkin olduğunu beyan etmiş olup, tarafların defterlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi sonucunda düzenlenmiş olan 02/11/2025 tarihli raporda sonuç olarak, davacı ...’nin ticari defter kayıtlarına göre; davacı tarafın 2024 yılında davalı ...ne toplam 2.615.000,00 TL tutarında çek verdiği, davalı şirketin ise aynı yıl içerisinde 1.828.845,00 TL tutarında fatura düzenlediği, dava tarihi itibarıyla davacı ...’nin davalı ...nden 786.155,00 TL tutarında açık hesap alacağı olduğunun, yine davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, uyuşmazlık konusu çeklerin vade tarihlerinde davacı tarafın “... ...” hesabından ödendiğine ilişkin kayıtların bulunduğu gözlemlendiğini, davalı şirketin ticari defterlerine ilişkin 24.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile davacı tarafın ticari defter kayıtları karşılaştırıldığını, yapılan inceleme sonucunda; davalı şirketin açılış kaydında bulunan 2.934,97 TL tutarındaki “önceki dönemden” açıklamalı kaydın, davacı taraf ticari defterlerinde bulunmadığı, davalı şirketin 05.01.2024 tarihli ... numaralı yevmiye maddesiyle kaydettiği 1.850.000,00 TL tutarındaki kaydın, davacı taraf defterlerinde toplam 1.600.000,00 TL tutarında kayıtlı olduğu, davalı şirketin 24.05.2024 tarihli ... numaralı yevmiye maddesi ile ... numaralı faturaya istinaden yaptığı 1.015.000,00 TL tutarındaki “vade farkı” içerikli kaydın, davacı taraf ticari defterlerinde yer almadığının tespit edildiğinin belirtildiği, ...'ın 02/08/2024 tarihli cevabi yazısından ... seri nolu çeklerin ibrazı ile ilgili bankada herhangi bir bilgiye rastlanamadığının belirtildiği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Davacının, davalı şirket işlerini yürüten ... isimli şahıs ile tel örgü imalatında kullanılacak ham madde alımı için whatsapp görüşmeleri ile anlaşma sağlandığını, bu anlaşma doğrultusunda davalı firma davacıya ödeme yapmasını istemiş ve çekleri göndermesini talep ettiğini, çeklerin davalı firmanın eline ulaşması ile ilgili ürünlerin teslim edileceğini bildirdiğini, davalı şirketin çekleri teslim almasına rağmen gerekli ürünleri teslim etmediğini iddialarını dosya kapsamında yazılı delil ile ispat edemediği, davacı tarafça sunulan ses kayıtları içeren CD'nin bilirkişi marifeti ile çözümü gerçekleştirildiği, bilirkişinin sunduğu 22/02/2025 tarihli rapordan da anlaşılacağı üzere ses kayıtlarının davacının iddiasını ispatlamaya yarayacak nitelikte olmadığı davacının Mahkememizdeki beyanında yemin deliline de dayanmayacaklarını ifade ettiği anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 17.333,67 TL harcın mahsubu ile kalan 16.601,67 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 1.015.000 TL olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 158.250 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine, Dair, e- duruşma ile katılan taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2026 Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır