Hırsızlık Suçunda Sanığın İstinaf Talebinin Bölge Adliye Mahkemesince Göz Ardı Edilmesi Nedeniyle Yargıtayca Bozma Kararı.
Özet: Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesinin konut dokunulmazlığının ihlali ve hırsızlık suçlarından verilen kararına yönelik temyiz başvurusunu değerlendirirken, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün ceza miktarı ve türü nedeniyle temyiz edilemez olduğunu belirterek bu yöndeki talebi reddetmiş; ancak hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında, hem sanığın hem de müdafiinin istinaf başvurusuna rağmen Bölge Adliye Mahkemesinin sadece müdafiinin talebini değerlendirip sanığın istinafını incelememesini usul hatası bularak, hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozduğu ve Yargıtayın hukuki denetimini sağlıklı gerçekleştirmesini engellediği gerekçesiyle hırsızlık hükmünü bozarak dosyanın yeniden incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesine geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1957 E., 2023/2784 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozmaAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 27.10.2023 tarihli, 2023/1957 Esas, 2023/2784 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;I. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm YönündenManavgat 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2023 tarihli ve 2021/648 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün, sanık ve müdafii tarafından istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeksizin yalnızca sanık müdafiinin istemi incelenerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.10.2023 tarihli ve 2023/3-205 Esas, 2023/542 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesince bu talep değerlendirilmeden karar verilmesinin hükmün kanun yolu incelemesi bakımından bütünlüğünü bozması, ilk derece mahkemesince verilen bir kararın istinaf edilmesi üzerine bölge adliye mahkemesi denetiminden geçmiş olmasının, söz konusu kararın olay tespiti bakımından hatasız olduğu konusunda kesin bir güvence oluşturmaması, Yargıtayın görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmesine bağlı olması, sanık hakkında kurulan hükmün bir bütün teşkil etmesi ve herhangi bir noktadan kanun yoluna gidilmesi veya bozulması hâlinde diğer noktalarının kesinleşmesinin, diğer bir deyişle kısmi kesinleşmenin mümkün olmaması, sanık ve müdafii aynı hükme karşı istinaf yoluna başvurmuş olmalarına rağmen sadece müdafinin talebi üzerine verilen kararın usulüne uygun olarak istinaf yolu incelemesinin sonuçlandırılmış olduğunu göstermemesi, verilen bu karar hukuk aleminde varlığını sürdürürken bu kez sanığın istinaf talebi ayrıca değerlendirilerek aynı hüküm hakkında yeni bir istinaf kararı verilememesi, sanık hakkındaki hükme dair daha önce istinaf merciince karar verilmiş olması hâlinde merciin bu hükmü yeniden incelemesinin ancak daha önce verilmiş kararın bozularak ortadan kaldırılması hâliyle sınırlı bulunması hususları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın istinaf isteminin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilmeksizin yalnızca sanık müdafiinin istemi incelenerek esastan ret kararı verilmesi nedeniyle sanık ve müdafiinin istinaf talepleri birlikte değerlendirilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.