Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda sanık müdafiinin beraat ve etkin pişmanlık taleplerini reddederek, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını onamıştır.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin, cezaların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, yeterli delil bulunmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı ve gerçek zarar miktarının araştırılmadığı gibi gerekçelerle yaptığı temyiz başvurusu üzerine, Yüksek Mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararında herhangi bir hukuka aykırılık tespit etmeyerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde görmemiş ve ilk derece mahkemesi hükmünü onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4024 E.  ,  2026/7399 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3324 E., 2023/3309 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, cezaların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereği beraat verilmesi gerektiğine, sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, zarar giderildiği hâlde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, gerçek zarar miktarının araştırılmadığına, kararın sanığın yüzüne karşı okunmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.