11. Hukuk Dairesi, liman kazasında vefat edenlerin yakınlarına ödenen manevi tazminatın rücuen tahsili davasında, bakanlığın kusur oranına göre belirlenen tazminatın ödenmesi kararını onadı.
Özet: Bu hukuki süreç, bir liman kazasında vefat edenlerin yakınlarına idare mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın tamamını ödemek zorunda kalan davacının, diğer davalıdan rücuen tazminat talebini konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, kazadaki kusur oranlarını değerlendirerek davalının %20 oranında sorumlu olduğuna ve davacının ödediği toplam bedelin bu orana tekabül eden kısmını rücuen tahsil edebileceğine hükmetmiş; bu karar, bölge adliye mahkemesi tarafından esas yönünden reddedilerek, Yargıtay tarafından da usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/4968 E.  ,  2026/2064 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/898 Esas, 2025/1034 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/332 E., 2023/137 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş.'nin ...Fonuna devredildiğini, 28.05.2012 tarihinde ... Limanında meydana gelen kazada ... ve ... ile ... ve ... ...'ın vefat ettiğini, müteveffa yakınları tarafından müvekkili kuruluş ve ... ve .... Bakanlığı aleyhine Tekirdağ İdare Mahkemesinin 2013/543 E. sayılı dosyası üzerinden manevi tazminat talepli dava açıldığını, Tekirdağ İdare Mahkemesinin 30.04.20 14... /460 K. sayılı kararı ile davacılar ..., ..., ... ve ...'e 200.000,00'er TL, diğer davacılar ... ve ... yönünden ise 300.000,00'er TL olmak üzere toplam 1.400,000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarih olan 04.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine şeklinde karar verildiğini, Tekirdağ İdare Mahkemesinin kararına istinaden ..., ... ve ... Bakanlığı aleyhine Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2015/11800 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, icra dosyasından 13.07.2016 tarihinde 2.159,286,80 TL ve 24.03.2017 tarihinde 13.931,30 TL olmak üzere toplam 2.173.218,10 TL ödeme yapılarak dosya borcu kapatıldığını, Tekirdağ İdare Mahkemesi tarafından kusur oranlarına ilişkin herhangi bir tespit yapılmamış olduğunu, kusur tespiti yapılması durumunda ortaya çıkacak alacaklara ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 201511800 E. sayılı dosyasına ödenen toplam 2.173.218,10 TL'nin yarısı olan 1.086.609,05 TL'nin rücuen tahsili için bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek şimdilik 1.086.609,05 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idare mahkemelerinde görülmesi gerekli iken adli mahkemelerde açılmış olmasının usule aykırı olduğunu, Tekirdağ İdare Mahkemesi tarafından kusur oranlarına ilişkin bir tespit yapılmadığını, öncelikle hizmet kusuru tespiti talebi nedeniyle idare mahkemelerinde dava açılması gerektiğini, aksi takdirde hakem sıfatıyla görülmesi gerektiğinden görev yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... ve akanlığının meydana gelen dava konusu olayda %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği olayda müteselsil borçlu sıfatında olan davacı tarafın, başlatılan icra takibi sonucu borcun tamamı olan 2.173.218,10 TL'yi ödediği, her ne kadar davacı tarafça bu miktarın yarısı açılan davada talep edilmiş ise de söz konusu olayda davalının kusur oranının %20 olduğu belirtildiğinden borcun tamamı olan 2.173.218,10 TL'nin %20'si olan 434.643,62 TL’den davalının sorumlu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, 434.643,62 TL’nin davalı ..., ... ve ... Bakanlığından ödeme tarihi olan 24.03.2017'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 15.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.