Danıştay 5. Daire, 375 sayılı KHK uyarınca FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kamu görevinden çıkarma işleminin onanmasına ilişkin bölge idare mahkemesi kararını temyiz yoluyla inceleyip davacının talebini reddetti.
Özet: 375 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacının, bu işleme karşı açtığı iptal ve parasal hak talepli davasının reddine dair bölge idare mahkemesi kararının temyizen incelenmesinde, Danıştay, davacının ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararının henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle masumiyet karinesinin geçerli olduğunu belirtmekle birlikte, dava dosyasındaki diğer tespitler ışığında davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğunu değerlendirerek, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna hükmetmiş ve temyiz isteminin reddiyle kararı onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/3167Karar No : 2025/11025 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ..İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olarak ne ile suçlandığının kendisine bildirilmediği, usulüne uygun şekilde savunmasının alınmadığı, Anayasa'da ve uluslararası sözleşmelerde yer alan emredici hükümlerin ihlal edildiği, herhangi bir terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunmadığı, adil yargılanma hakkına riayet edilmediği, ceza yargılaması sonucu verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.