Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilikten mükerrer dava nedeniyle davanın reddini onarken, bilişim yoluyla dolandırıcılıktan beraati tasdiklemiş, diğer sahtecilik davasını ise zamanaşımından düşürmüştür.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçlarından yapılan temyiz başvurularını incelemiş, aynı fiil nedeniyle önceden açılmış bir dava bulunduğundan resmi belgede sahtecilik davasının reddi ile bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını hukuka uygun bularak onamış; ancak birleşen dosyadaki diğer resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, suçun 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/38626 E.  ,  2026/3808 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/36 E., 2020/133 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle
dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Davanın reddi, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2013 Tarihli ve 2013/38 İddianame Sayılı İddianamesi ile Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Ağır Ceza Mahkemesi Nezdinde Açılan Kamu Davası Yönünden Verilen Davanın Reddi Kararı ile Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Verilen Beraat Kararına Karşı Temyiz Talepleri Yönünden
a. Sanık hakkında Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2013 tarihli ve 2013/38 İddianame sayılı İddianamesi ile resmi belgede sahtecilik suçundan ağır ceza mahkemesi nezdinde açılan kamu davası yönünden verilen davanın reddi kararına ilişkin olarak;
Sanık hakkında, ... Güvenlik Yemek Üretim ve Dağıtım Gıda Temizlik Hizmetleri ve Malzemeleri İşletmecilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ni temsil ve imzaya yetkili olmamasına rağmen, suça konu 30.04.2008 keşide tarihli 1.000,00 TL bedelli ve 30.05.2008 keşide tarihli 1.926,00 TL bedelli çekleri keşide ederek borçlarına karşılık katılan şirkete vermek suretiyle yüklenen suçu işlediği iddiasıyla Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.07.2012 tarihli ve 2012/265 İddianame sayılı İddianamesiyle Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/497 Esas sayılı dava dosyası üzerinden kamu davası açıldığı ve 2013/291 Karar sayılı ilâm ile 02.04.2013 tarihinde hükme bağlandığı, hükmün temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2015/9067 Esas, 2016/7595 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği; inceleme konusu dava dosyasında ise aynı eylem için 19.07.2013 tarihli ve 2013/38 İddianame sayılı İddianame ile kamu davası açılarak Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2013 tarihli ve 2013/82 Esas, 2013/91 Karar sayılı ilâm ile hükme bağlandığı ve temyiz üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2017/9789 Esas, 2019/15051 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine her iki davanın inceleme konusu dava dosyasında birleştirildiği ve yapılan yargılama neticesinde Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde açılan davanın daha önce açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesinde yer verilen; "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." hükmü uyarınca inceleme konusu dava dosyası nezdinde açılan kamu davasının reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığından Mahkemece gösterilen gerekçeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından;
b. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin olarak;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Birleşen Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi Dosyasında İsnat Olunan Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.