Adanada 2/b kapsamında hazine adına tescilli taşınmazın mirasçılarca zilyetlikle iktisabı talepli tapu iptali ve tescil davasında, ekonomik amaca uygun zilyetlik koşullarının tartışıldığı yargılamanın temyiz incelemesi.
Özet: Dava, kadastro sırasında Hazine adına orman vasfıyla tescil edilen ve davacıların murisinin zilyetliğinde olduğu ileri sürülen taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescili istemine ilişkindir. Daha önceki bozma kararına uyarak, ilk derece mahkemesi taşınmazın bir bölümü için zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğuna hükmederek davayı kısmen kabul etmiştir. Davalı Hazine, bu kararın iptalini ve davanın tamamen reddini talep ederek temyiz etmiş, böylece uyuşmazlık, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekten oluşup oluşmadığı noktasında toplanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/101 E., 2025/60 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Adana ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 03... parsel sayılı 7.2 25... yüzölçümündeki taşınmaz, davacıların murisi ...'in kullanımında olduğu, ancak zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı belirtilerek, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. şerhi verilerek Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, taşınmazın 2016 yılında yapılan ifrazıyla oluşan 1 03... ve 1 93... parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla zeytinlik ve yol vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.2. Davacı ... ve arkadaşları, Sulh Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçesinde; Adana ili ... ilçesi ... köyü 1 03... parsel sayılı taşınmaz hakkında Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.06.1957 tarihli ve 1955/413 Esas, 1957/239 Karar sayılı kararı ile babaları adına tescil kararı verildiğini, ancak kadastro çalışmalarında taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazın muris ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve Sulh Hukuk Mahkemesince taşınmazların değeri itibariyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 31.10.2013 tarihli ve 2012/65 Esas, 2013/409 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 31.10.2013 tarihli ve 2012/65 Esas, 2013/409 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.03.2015 tarihli ve 2015/3366 Esas, 2015/2074 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, 12.07.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/1068 Karar sayılı kararla, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 12.07.2016 tarihli ve 2015/655 Esas, 2016/1068 Karar sayılı kararı, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.11.2022 tarihli ve 2021/16811 Esas, 2022/8836 Karar sayılı ilamıyla, "dava konusu 1 03... parselin (F) bölümü üzerinde, bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, 5.264,03 m² yölçümünde olup üzerinde 60 - 65 yaşlarında 6 adet zeytin ağacının bulunduğu, başkaca tarımsal faaliyette bulunulmadığı, bu bölümün yüzölçümü ve üzerindeki ağaç sayısı gözetildiğinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu kısım bakımından davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "1 03... parsel (eski 1 03... parselden ifrazen oluşan) nosunda kayıtlı taşınmaza ilişkin davanın dava konusu 1254 parselin kamulaştırma işlemine tabi tutulması nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, 1 03... parsel bakımından (F) ile adlandırılan kısım bozmaya konu edilmekle (F) harfi dışında kalan alanlara yönelik bozma kararı verilmediğinden, davacı ve ataları tarafından imar ihya ve dolayısıyla zilliyetlikle ihtisap koşullarının oluştuğundan 1 03... parsel numaralı taşınmazdan ifrazen oluşan 1 03... parsel numaralı kamulaştırma işlemlerinin ardından yol olarak davalı adına tescil edilen taşınmazın muris ...'e ait Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.06.2008 tarihli ve 2008/772 Esas, 2008/693 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki mirasçılarının mülkiyetinde olduğu" gerekçesiyle 1 03... parsel yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, davalı Hazinenin beyanlarının dikkate alınmadığını ve davanın tümden reddinin gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.