Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda istinaf başvurularının reddine ilişkin kararı, sanık müdafiinin teşhis ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi temyiz itirazlarını reddederek onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkum edilen sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin katılanın teşhisinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği ve taraflar arasında husumet bulunduğu iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusu incelenerek, sanığa yönelik hırsızlık suçundan verilen hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilmekle, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenleri reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3584 E., 2023/3851 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılanın evinde gördüğü şahsı olaydan 3 gün sonra kesin olarak teşhis etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın katılan ile husumetinin bulunduğuna, bu nedenle katılanın teşhis ettiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.