Kamulaştırmasız el atıldığı iddia edilen taşınmazın tapu iptali, tescil ve bedel tahsili ile ecrimisil talep edilen davada, taşınmazın muris tarafından rızai devri ve bedelinin ödendiği gerekçesiyle davanın reddine dair temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murislerinin taşınmazlarının üniversite tarafından usulsüz kamulaştırıldığı gerekçesiyle tapu iptali ve adlarına tescilini, alternatif olarak kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil ödenmesini talep etmiş; ancak yargılama sonucunda hem ilk derece hem de istinaf mahkemelerince, kamulaştırma kararının alındığı, bedelinin yatırıldığı, murisin davalı üniversite lehine tapuda ferağ işlemi gerçekleştirdiği ve bedelin murise ödendiği sabit görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5585 E.  ,  2026/969 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2765 Esas, 2025/67 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/364 Esas, 2024/94 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların tapusunun iptali ile davacılar adına tescili olmadığı takdirde bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ........ ili, ..., ...... Mahallesi 140, 141, 142 parsel sayılı taşınmazların muris ... adına kayıtlı iken Üniversite tarafından 1993 yılında kamulaştırıldığını, ancak kamulaştırmanın usulüne uygun yapılmadığını, murislerinin okuma yazma bilmediğini, Tapu Müdürlüğünde atılan imzaların murise ait olmadığını, davalı idare tarafından usulüne uygun ihtarname ile tebligat yapılmadığını ve yatırılan parayı murisin değil başka ... isimli bir kişinin çektiğini, bu sebeple kamulaştırmanın gerekli olmadığını, öncelikle tapunun iptali ile davacılar adına tescilini, olmadığı takdirde kamulaştırmasız el atılması karşılığı belirlenecek tazminat ve ecrimisil bedeli 3000,00 TL nin işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bedeli ödenerek kamulaştırıldığını, dava konusu taşınmazlar hakkında Üniversite Yönetim Kurulunun 02.08.1993 tarihli ve 1993/7 sayılı kararı ile istimlak kararı alındığını, istimlak bedellerinin ......... Şubesine yatırıldığını ve bedellerin hisse sahipleri tarafından alındığını, hak sahipleri tarafından tapuda ferağ işlemi yapıldığını, Üniversite adına tescil işlemi gerçekleştiğini, söz konusu taşınmazlarla ilgili ........... Noterliği tarafından 140 parsele ait tebligatın aynı çatı altında oğlu ... 'a tebliğ edildiğini, usulüne uygun tebliğ yapıldığını, diğer parseller için çıkartılan tebligatın ise iade olduğunu, ... .......... veya vekilinin Üniversite adına rızai ferağ işlemini tamamlamak için müracaat ettiğini, bahse konu ferağ muamelesi tamamlandıktan sonra hisselerine isabet eden bloke edilmiş bedellerini.......... Bankası ... Şubesinden ... veya vekilinin aldığını ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılırken dava konusu yerin bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak 3.000,00 TL olarak belirtildiğini, daha sonra müvekkilleri tarafından her hangi bir ıslah yapılmadan Mahkeme tarafından kendiliğinden davanın değerinin artırıldığını ve buna göre karar çıkartılarak hukuki sonuçların değerlendirildiğini, Mahkeme tarafından tüm deliller toplanmadan müvekkillere ıslah için süre verildiğini, müvekkiller de davayı ıslah etmeyerek dava dilekçesindeki bedel üzerinden davanın devamını istenildiğini, ıslah için verilen kesin süre içerisinde kesin süreye uymadığı için davanın reddi gerekirken, Mahkeme kesin süreyi göz önüne almadan davanın esası hakkında ve keşifte belirtilen değer üzerinden karar verdiğini, resen araştırılacak hususlarda dikkate alınarak yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlar hakkında 02.08.1993 tarihli ve 1993/7 sayılı karar ile istimlak kararı alındığı, istimlak bedellerinin ...................şubesine yatırıldığı, Tapu Müdürlüğünün müzekkere cevabından da sabit olduğu üzere davalıların murisi ...'ın davalı kurum lehine tapuda ferağ işlemini gerçekleştirdiği, dava konusu taşınmazların davalı Üniversite adına tescil işleminin de gerçekleştiği, istimlak bedelinin davalıların murisi ...'a ödendiği görülmekle, ispatlanamayan davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği, ancak bir davada davanın reddine dair karar verildiğinde, Mahkemece tespit ve takdir edilecek vekâlet ücretinin miktarıyla ilgili Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13/2 nci maddesinde "hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde amir düzenleme gereğince ve somut olayda olduğu gibi, harç ikmali yapılmamış bir davanın reddine dair karar verilmesi halinde tarifeye göre verilecek vekâlet ücretinin dava dilekçesinde yazılı olan alacağı geçmemesi gerektiği, dosya kapsamına göre davacı tarafından davanın ıslah edilmediği, yazılı ya da sözlü bir ıslah beyanı olmadığı gibi bilirkişi raporundaki bedel üzerinden harç ikmalinin sağlanmamış olduğu anlaşılmakla bu hâlde, davanın reddi durumunda ve vekille temsil edilen davalı taraf bakımından dava dilekçesinde yazılı alacağı geçmeyecek şekilde vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, somut davada da davanın reddine dair karar verilmesi nedeniyle ve davacı tarafca dava değeri belirlenmediği için dava dilekçesindeki dava değeri olan 3.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarenin harçtan muaf olması sebebiyle tamamlama harcının ikmal ettirilmediğini, zira kurumun Sayıştay denetimine tabi olup harcın ikmali halinde sorumluluğunun doğduğunu, bu nedenle yerel mahkemece, kurum aleyhine karar ve ilâm harcının ikmal ettirilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davanın asıl değerinin bilirkişi raporları ile açık olduğunu, dolayısıyla kurumun tersi bir durumda tüm bedeli ödemekle mükellef olacağını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tescili, olmadığı takdirde değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.