Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliğinden beraat eden sanık lehine hükmedilmeyen vekalet ücretinin, zorunlu müdafiilik ücreti mahsup edilerek hazineden ödenmesi gerektiği yönünde hükmü düzelterek onadı.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraat eden sanığın zorunlu müdafii ile temsil edildiği davada, yerel mahkemenin hükümde avukatlık asgari ücret tarifesinin 14/4. maddesi uyarınca hazine aleyhine ödenmesi gereken maktu vekalet ücretinden, zorunlu müdafie ödenen miktarın mahsubu sonrası kalan kısmın sanık lehine belirlenmesi hususunu göz ardı etmesi sebebiyle, bu eksikliği giderecek şekilde ilgili hüküm fıkrasını düzelterek diğer yönleri hukuka uygun olan kararı onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/363 E., 2025/301 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 11.12.2024 tarihli ve 2022/25106 esas, 2024/17849 karar sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde, Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik bulunduğu belirlenerek, bu konuyla sınırlı olarak yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde ki; "Beraat eden ve vekil veya müdafii ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir. Bu hüküm, sanığın 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda kovuşturma için Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanır." düzenleme uyarınca sanık yararına, Hazine aleyhine sanık müdafiine ödenen zorunlu müdafiilik ücreti mahsup edilmek suretiyle maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi lüzumu bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrasına; "Sanık kendisini 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen müdafii ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesi uyarınca, beraat eden ve kendisini zorunlu müdafii ile temsil ettiren sanık yararına ödenmesi gereken 48.000,00 TL'den, zorunlu olarak görevlendirilen müdafiiye "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2025 yılı Tarifesi" uyarınca ödenen 9.871,00 TL'nin mahsubu ile 38.129,00 TL maktu vekâlet ücretinin Hazine'den alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri hukuka uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.