Uyuşturucu madde ticareti davasında sanığın hukuka aykırı telefon incelemesi delili hariç tutularak diğer kanıtlarla mahkumiyet hükmünün onanması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanığa verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf mahkemesince onanması üzerine, sanık müdafiinin eylemin kullanmak için bulundurma olduğu, telefon incelemesinin ve aramanın hukuka aykırı yapıldığı, etkin pişmanlık uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazları değerlendirilmiş; Yüksek Mahkeme, telefon incelemesinin hukuka aykırı delil teşkil ettiğini kabul etse de, sanıktan ele geçirilen uyuşturucunun miktarı ve çeşitliliğini dikkate alarak dosya genelindeki mevcut delillerle sanığın atılı suçu işlediği kanaatine varıldığından, istinaf kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/3506 E.  ,  2026/6751 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/24 Esas, 2025/133 Karar
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
... 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/121 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2025/24 Esas, 2025/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, sanığın telefonu üzerinde yapılan incelemenin suç tarihinde saat 23.50 sıralarında tamamlanarak tutanağa bağlanmış olmasına karşın 5237 sayılı Kanun'un 134. maddesi kapsamında gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısının incelemeye ilişkin yazılı emrinin suç tarihinden bir gün sonra saat 02.00'de alınması nedeniyle sanığın telefonunda yapılan incelemenin kanuna aykırı olduğuna, bu delilin mahkumiyete esas alınmayacağına, ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.07.2024 tarih ve 2024-7310 D.İş sayılı kararı kapsamında incelemeye ilişkin onama kararı alınmasının da mutlak hukuka aykırılığı değiştirmeyeceğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına, eylemi kabul etmemekle birlikte fiilin teşebbüs aşamasında kaldığına, dosya kapsamında ticari taksi şöförü ve kolluk tutanak mümzilerinin dinlenmediklerine, sanıktan uyuşturucu maddelerin ne şekilde ele geçirildiği ve usulüne uygun arama yapılıp yapılmadığı hususlarının değerlendirilmediğine, sanığın üzerinde ve içerisinde yakalandığı araçta yapılan aramalara dair arama kararı bulunmadığına, bu suretle kolluğun elinde usulüne uygun bir arama kararı bulunmadığı aşamada sanığın üzerinde bulunan uyuşturucuyu teslim etmesi nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde üzerinde ve içerisinde bulunduğu takside ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, sanığın üzerinde yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğu ve sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri bulundurmak ve nakletmek suretiyle eyleminin tamamlandığı anlaşılmakla; sanığın telefonu üzerinde hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karar olmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesine aykırı olacak şekilde yapılan inceleme sonucu hazırlanan tutanağın hukuka aykırı olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı ancak sanıktan üç parça halinde ve çeşitlilik arz edecek şekilde ele geçen uyuşturucunun miktarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2025/24 Esas, 2025/133 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.