Bursa Bölge Adliye Mahkemesinden, bonoya dayalı ihtiyati haciz talebinde ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının istinafında, dosya kapsamında tüketici işlemi delili bulunmadığından mahkemenin görevli olduğuna dair karar.
Özet: Bir alacaklının vadesi gelmiş ve teminatsız bonolara dayalı ihtiyati haciz talebinin, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı ve görevsizlik nedeniyle reddedilmesi üzerine yapılan istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesi, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerle bu aşamada işlemin tüketici işlemi niteliğinde olmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararını hatalı bularak istinaf talebini haklı görmüştür.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO :.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :.
NUMARASI : ..
DAVACI : .
DAVA : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Alacaklı vekili dilekçesinde, 30/06/2025 ödeme günlü 180.000,00-Tl bedelli bono, 30/12/2024 ödeme günlü 180.000,00-Tl bedelli bono ve 28/07/2025 ödeme günlü 860.000,00-TL bedelli bono asılları ile borçludan alacağı bulunduğunu, senetlerin vadesi geldiği halde ödenmediğini, borcun ödenmesi için sözlü taleplerin neticesiz kaldığını, alacağın rehinle de temin edilemediğini beyanla, borçlunun borca yetecek tutarda taşınır ve taşınmaz mallarına, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu üzerinde bırakılması yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, "Karşı taraf düzenleyen, ticari ve mesleki amaçlarla hareket etmeyip tüketici ve talep konusu alacağın dayanağı işlem 4077 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamında bir tüketici işlemi olduğundan ve tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevli bulunduğundan eldeki talepte bakmakla görevli mahkeme tüketici mahkemeleridir. Bu haliyle talebe konu ihtiyati hacizde mahkememiz görevli olmadığından talebin görevsizlik nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; Bir alacaklının ihtiyati haciz talebinde bulunabilme koşulları İcra İflas Kanunu'nun 257. Maddesinde açıkça zikredildiğini, bu koşullar muaccel alacaklar için yalnızca; vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması olarak karşılarına çıktığını, bahsi geçen maddede bunun dışında bir koşul da öngörülmediğini, ayrıca ekte sundukları BAM kararı gereği mahkemenin görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, alacağın tüketici işleminden kaynaklandığı, mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olup karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyecek ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.
Her ne kadar mahkemece, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı, mahkemenin görevli olmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiş ise de; somut olayda, talepte bulunan alacaklı vekilinin bonoya dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığında dair bu aşamada dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, bu suretle mahkemenin görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece uyuşmazlık bakımından görevli olduğu kabul edilerek ihtiyati haciz talebine ilişkin varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemenin görevsiz olduğundan bahisle talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden tarafa talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
...
Katip ...
¸(e-imzalıdır)