Yüklenici sıfatıyla hak kazanılan ancak tapuda tescil edilmeyen taşınmazda, davacının müdahalenin meni ve eşya iadesi talebinin aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair içtihat.
Özet: Bir yüklenici, eser sözleşmesi ve önceki kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak hak sahibi olduğunu iddia ettiği bağımsız bölümün davalı tarafından fuzulen işgal edildiğini ileri sürerek, müdahalenin menini ve konuttaki klimalar ile şofbenin teslimini talep etmiş; davalı ise taşınmazda malikler ile yaptığı sözleşme gereği kiracı sıfatıyla oturduğunu ve davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını savunmuş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının tapu kaydında malik olmaması nedeniyle müdahalenin meni talebinde aktif husumet ehliyeti bulunmadığına ve eşyaların mülkiyetini ispatlayamadığına hükmederek davayı reddetmiş, davacı kararı temyiz etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2026/249 E.  ,  2026/544 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1639 E., 2025/1463 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/486 E., 2025/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil ve şirket temsilcisi ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ................Beldesi’nde bulunan ........Sitesi’ndeki evleri yüklenici olarak tamamlayıp ½’sini sözleşme gereği hak ettiğini, ancak teslim konusunda arsa sahipleri ile anlaşmazlık çıkıp yargıya intikal ettiğini, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/409 Esas, 2013/44 Karar sayılı ilamı ile yüklenici ve arsa sahipleri arasında yapılan sözleşmeye göre bağımsız bölümlerin ½ oranında kat irtifakı arsa tapuları üzerinden paylaşım yapılıp bağımsız bölümlerin belirlendiğini, davalının fuzuli işgal olarak ikamet ettiğini, ...Mahallesi, 3 07... parsel (eski 2454) 4B blok, bodrum kat, 11 nolu bağımsız bölümün sözleşme gereği ve mahkemenin kesinleşen kararında davacılara ait olduğuna karar verildiğini, söz konusu mahkeme kararının temyiz incelemesi ile onandığını, davalının, davacılara ait olan konutta 2021 yılı Ekim ayından beri ikamet ettiğini, konutun içinde şofben ve klimalar bulunduğunu, davalı ile yapılan kira sözleşmesi bulunmadığını, kira bedelini ödemediğini ve haksız olarak işgal ettiğini öne sürerek, dava konusu 11 no.lu bağımsız bölümü haksız olarak işgal eden davalının müdahalesinin men’ine, konutta bulunan üç adet klimanın ve şofbenin eksiksiz olarak teslimine, aksi halde bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların sözleşme veya mahkeme kararına göre dava konusu bağımsız bölüm üzerinde hiçbir hakkı ve yetkisi bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırıldığını, davalının dava konusu taşınmazda, taşınmaz malikleri ile yapmış olduğu sözleşmeye göre kiracı sıfatıyla oturduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/192 Esas, 2019/243 Karar sayılı dosyasında taşınmaz maliklerince, davacı ...’ın kiracısı olduğunu iddia eden kişinin müdahalesinin men’i davasında kiracının taşınmazı haksız işgal ettiğinin tespit edilip müdahalenin men’ine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, taşınmazın Bodrum 2. İcra Dairesinin 2020/2041 Esas sayılı dosyası kapsamında ve Bodrum 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/77 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile tahliye edilerek taşınmaz maliklerine icra yoluyla teslim edildiğini, davacının taşınmazı haksız işgal etme çabası içinde olduğunu, icra dosyası tahliye tutanaklarından görüleceği üzere taşınmazda davacının iddia ettiği 3 adet klima ve şofbenin bulunmadığını, çöp dışında eşya bulunmadığının tutanak altına alındığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın tapu iptali tescil davasının reddine dair verilen kararın derecattan geçerek kesinleştiği, tapu kaydında davacının malik olmadığı ilamda tescil hükmü kurulmadığı, bu nedenle müdahalenin men’i talebi yönünden davacıların aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, klima ve şofben yönünden ise icra dosyasında yapılan tahliyeye ilişkin tutanakta taşınmazın boş olarak teslim edildiği, haciz tutanağının resmi belge niteliğinde olduğu ve bilirkişi raporunda belirtilen klima ve şofbenin kendisine ait olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı asil ve şirket temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı asil ve şirket temsilcisi ... temyiz dilekçesinde; yüklenici olarak hak kazandığı bağımsız bölümün arsa maliklerince tapuda devredilmediğini, eser sözleşmesini eksiksiz olarak yerine getirdiği için tapuya hak kazandığını, yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin mahkeme kararı ile belirlendiğini, buna rağmen arsa maliklerinin tapu devrine yanaşmadıklarını, bu sebeple tapu devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir de verildiğini, davalının arkadaşı olan kiracı ile kira sözleşmesi imzalamasının asıl amacının yüklenici olarak kendisinin kullanımını engellemek olduğunu, dava konusu bağımsız bölümün vasfının depo olması sebebiyle kiraya verilecek yerlerden olmadığının mahkeme kararında da belirtildiğini, bağımsız bölümün değerinin de yüksek gösterildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aksi halde Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/221 Esas sayılı dosyası ile görülen tapu iptal tescil davasının bekletici mesele yapılması, kira kontratını imzalayan arsa maliklerinin davaya dahil edilmelerine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan el atmanın önlenmesi, menkullerin teslimi, olmadığı takdirde bedellerinin tahsili istemine istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı asil ve şirket temsilcisi ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.