Yargıtay, hayasızca hareketler suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında asliye ceza mahkemesinin akıl hastalığı yerine yaş nedeniyle ceza ehliyeti ve çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanması gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma kararı.
Özet: Hayasızca hareketler suçundan yargılanan bir çocuk hakkında yerel mahkemenin akıl hastalığına dayanarak ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermesi üzerine, bu kararın kanun yararına bozulması istenmiş; Yargıtay, kararı farklı bir gerekçeyle bozarak, çocuğun fiilin hukuki sonuçlarını algılamama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması durumunda çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiğini, dolayısıyla yerel mahkemenin yetişkinlere özgü akıl hastalığı hükmünü hatalı uyguladığını ve çocuklara özel güvenlik tedbirlerini göz ardı ettiğini belirtmiştir.
4. Ceza Dairesi         2026/1799 E.  ,  2026/7430 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/ 99... /364 Karar
SUÇ : Hayasızca hareketler
KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hayasızca hareketler suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/99 Esas, 2024/364 Karar sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 gün ve 2026/2282 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan “ (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir” şeklindeki düzenlemeye göre, suça sürüklenen çocuğun 32. maddenin 1. fıkrası kapsamında kalan akıl hastalığının bulunması durumunda, tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanması gerektiği, somut olayda mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında anılan Kanun'un 57/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31. ve 33. maddeleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri ile Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde, ayrıca fiili işlediği sırada oniki yaşından küçük çocuklar ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 12. maddesinde, “Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması hâlinde, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına giren çocuklar hakkında, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.” şeklinde düzenlemenin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu anlaşılmakla, somut olayda ise, fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan ve ceza sorumluluğu bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 31/2. maddesi atfıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesi atfıyla 5271 sayılı Kanun'un 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve aynı Kanun’un 57/2. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin farklı gerekçeyle KABULÜNE,
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında hayasızca hareketler suçundan mahkumiyetine ilişkin ... Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2024/99 Esas, 2024/364 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.