Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanığın kaçakçılık suçundan mahkumiyetini, önceki bozmaya uymama, etkin pişmanlık ihtarı ve müsadere hataları sebebiyle oy birliğiyle bozdu.
Özet: Sanığın kaçakçılık suçundan mahkumiyetinin sübuta ilişkin kısmı yerinde görülmekle birlikte, yerel mahkemenin önceki bozma ilamına uymadan karar vermesi, ilgili kanun maddelerini hatalı uygulaması, sanığa etkin pişmanlık hükümleri hakkında eksik bilgi vermesi, benzer suç dosyalarını birleştirerek zincirleme suç ihtimalini değerlendirmemesi, kaçak eşyanın müsaderesinde usul hatası yapması ve iddianamede talep edilmeyen aracın müsaderesine ek savunma hakkı tanımadan hükmetmesi gibi esaslı hukuki ve usuli hatalar nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/257 E., 2021/1245 K SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayların oluş biçimleri, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekilleri göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14.12.2022 tarihli ve 2018/1730 Esas, 2020/18404 Karar sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verildiği halde, Mahkemece bozma ilamına uyulup uyulmadığı hususunda bir karar verilmeden ve bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulması,2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5., 3/10., 3/ 23... /2. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, indirim oranı ve ödeme süresinin belirtilmemesi, 4. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 22.09.2014 olduğu,Yapılan UYAP sorgulamasında Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/34 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihlerinin 07.10.2013, 19.10.20 13... .11.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.01.2015 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,5.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1 delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4 uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,6.İddianamede suçta kullanılan aracın müsaderesi talep edilmediği gözetilerek ek savunma hakkı tananmadan aracın müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmüm, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.