Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık müdafiinin beraat talepli temyizini delil yetersizliği iddiaları ile esastan reddederek hükmü onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü onayan istinaf kararının temyiz incelemesinde, savunmanın müştekinin zararının yeterince araştırılmadığı, miktarının fahiş olduğu, bilirkişi tespiti yapılmadığı, sanığın suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığı ve bu nedenle beraat etmesi gerektiği yönündeki itirazları ele alınarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık görülmemiş, bu gerekçelerle savunmanın temyiz nedenleri reddedilerek hukuka uygun bulunan istinaf kararının onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/4021 E.  ,  2026/7389 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/854 E., 2023/3270 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, katılanın beyan ettiği zararın araştırılmadığına, miktarın fahiş olduğuna, maddi zararın bilirkişi marifetiyle tespit edilmediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında şikâyetçiye yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.