7. Ceza Dairesi, tütün mamulleri kaçakçılığı mahkumiyetinde, sanık lehine etkin pişmanlık ve eşya değeri indirimi hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Temyiz incelemesinde, gümrük idaresinin ilgili suçtan doğrudan zarar gören sıfatı bulunmadığından temyiz istemi reddedilirken, sanığın tütün, tütün mamulleri ve alkol piyasasının düzenlenmesine dair kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararı, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve kaçak eşyanın değerinin hafif veya pek hafif olması durumunda indirimli ceza uygulanmasını öngören ya da etkin pişmanlık hallerini düzenleyen lehe hükümler içeren yasa değişikliklerinin sanığın hukuki durumu üzerindeki etkisinin yeterince karşılaştırılmadan değerlendirilmemesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2023/20446 E.  ,  2026/5898 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/1139 E., 2023/1715 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikâyetçi ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... İdaresinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleştiği 16.01.2018 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinin başladığı ve sanığın 21.11.2021 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediği cihetle, zamanaşımının durduğu süre de dikkate alınarak;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'un (5607 sayılı Kanun) 3/22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek, hüküm tarihinde yürürlükte olan 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun'un 8/4. fıkrası ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren 6545, 72 42... sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/ 10... /23. madde ve fıkraları ile 5/2. fıkrasının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrası gözetilerek Mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.