Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, haksız eylemden kaynaklanan kablo hasarı nedeniyle açılan itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını değerlendirerek karar verdi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıların çalışması sırasında kablolarına verilen zarar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep ederken; davalılar, adi ortaklığın taraf ehliyeti bulunmaması, davanın idari yargının görevine girmesi, yetkisizlik, zamanaşımı, hasarın tek taraflı tespiti, gerçek sorumlunun yüklenici firma olması ve haksız fiil şartlarının oluşmaması gibi çeşitli usuli ve esasa ilişkin savunmalarla davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/948 Esas - 2026/410

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/948 Esas
KARAR NO : 2026/410
....
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/11/2025
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait .... adresinde bulunan kabloların 08.07.2024 tarihinde davalıların çalışmaları sırasında kopartıldığını, hasar tespit formu, ... hasar formu, fotoğraflar ve masraf belgeleri ile hasarın sabit olduğunu, hasar bedelinin tahsili amacıyla .... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından haksız şekilde borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, davalı tarafın müvekkil şirkete ödenmesi gereken bir borç bulunmadığı yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davalıların haksız eylemleri neticesinde müvekkil şirketin zarara uğradığını, zarar kalemlerinin belirlenmesine rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, haksız fiil failinin zararın doğduğu andan itibaren temerrüde düşmüş sayılacağını, ... sayılı 14/01/2019 tarihli kararı uyarınca faizin haksız fiil tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince davalının zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, icra takibinin devamının sağlanmasını talep ettiğini, ayrıca itirazında haksız ve kötü niyetli olan borçlu davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı adi ortaklığa yönelttiğini, ancak adi ortaklıkların Türk Hukukunda ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu uyarınca hak ve borç ehliyeti olmayan bu oluşumun taraf ehliyetine sahip olmadığını, ... kararlarında da belirtildiği üzere taraf ehliyetinin dava şartı olduğunu, bu nedenle davanın esasına girilmeksizin usulden reddinin zorunlu olduğunu, davacı tarafça sunulan hasar tespit tutanakları ile ... hasar formlarının tek taraflı olarak düzenlendiğini, müvekkilin bu tutanakların düzenlenmesinde katılımı veya onayı bulunmadığını, HMK m. 266 uyarınca zarar miktarının belirlenmesinde tarafsız bilirkişi incelemesinin şart olduğunu, dosyadaki belgelerin illiyet bağı ve piyasa koşulları bakımından denetime elverişli olmadığını, müvekkil aleyhine ... adresindeki çalışmalara ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını, icra takibine süresinde itiraz edildiğini, dava konusu alacağın likit olmadığını, bu nedenle davanın kabulü ihtimalinde dahi icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ....esas sayılı icra takibine yasal süresinde itiraz edildiğini, davacının zarar iddiasını genel mahkemeler yerine idari yargıda tam yargı davası ile ileri sürmesi gerektiğini, bu nedenle davanın görev yönünden reddinin zorunlu olduğunu, 6100 sayılı HMK md. 114 uyarınca dava şartı eksikliği bulunduğunu, hasarın gerçekleştiği iddia edilen yerin İstanbul olması sebebiyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, dava konusu adreslerde müvekkil idare tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığını, hasarın idarenin müteahhit firması olan.... adi ortaklığı tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunulduğunu, söz konusu hasar bedelinin yüklenici firmaya 12.08.2025 tarihli yazı ile tebliğ edildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesi uyarınca sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, haksız fiil sorumluluğu için gerekli olan kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının oluşmadığını, davacının tek taraflı tuttuğu hasar tespit tutanağının kabul edilemeyeceğini, gerçek zarar ilkesi gereği personel, araç ve işçilik giderlerinin tazminat hesabına dahil edilemeyeceğini, ... yerleşik içtihatları uyarınca gerçek zarar ilkesinin esas alınması gerektiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan 28/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda; meydana gelen hasarın giderilme bedelinin KDV hariç 3.060,72 TL olarak belirlendiğini, KDV dahil 4.319,83 TL tutarın teknik açıdan uygun bulunduğunu tespit edilmiştir.
İddia, savunma, dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde,dava konusu mahallerde davalı tarafça yapılan çalışmalar öncesinde davacıya bilgi verildiğine ilişkin bir iddianın bulunmaması, davalının kablo hattının bulunduğu mahalli bilmesi gerektiği zira hat geçen yerlerde uyarıcı işaretler bulunduğu,genel tehlike arz eden mahalde davalı tarafın davacı tarafça temin edilecek klavuz bulunmadan kazı çalışmasına başlamaması gerektiği, eğer gecikmeden dolayı bir zararı oluşacak ise davacıdan ayrıca dava yoluyla talep edebileceği değerlendirildiğinde meydana gelen hasardan dolayı davalı İski'nin iş sahibi ,davalıların yüklenici olarak tarafın mahkememizce zararın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu görüldüğü , bu itibarla davacının meydana gelen zarardan ve haksız fiil tarihinden itibaren avans faizden sorumlu oldukları anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile, davalı borçluların .... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının iptaline , takibin devamına,
Alacağın mevcudiyeti ve miktarı yapılan yargılama sonucunda belirlendiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE
İşbu dava nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 116,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 640,00 TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve dava açılırken ödenen 1.230,80 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 6.870,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 5.373,63 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026
.....
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.