Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen araç değer kaybı tazminatının Anayasa Mahkemesi ve Türk Borçlar Kanunu doğrultusunda belirlenmesi davasını inceliyor.
Özet: Bu dava, trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybı için davalı sigorta şirketinden ek tazminat talep eden davacının, şirketin yaptığı kısmi ödemenin yetersiz olduğunu ve tazminatın Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda haksız fiile ilişkin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre hesaplanması gerektiğini ileri sürmesine karşılık, davalının kendi yöntemleriyle tam ödeme yaptığını savunarak davanın reddini talep etmesi hakkındadır.

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/967 Esas - 2026/445
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.CANKARAASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİK A R A RESAS NO : 2025/967 KARAR NO : 2026/445....DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ : 18/12/2025KARAR TARİHİ : 04/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.09.2025 tarihinde kendisine ait ... plakalı aracıyla kırmızı ışıkta beklediği esnada dava dışı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın müvekkilin aracına çarptığını, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilin 2025 model aracının maddi hasara uğradığını, ekte sunulan trafik kazası tespit tutanağında karşı tarafın yüzde yüz kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, bu olay üzerine 20.10.2025 tarihinde tüm evraklarla birlikte davalı sigorta şirketine araçta oluşan değer kaybının ödenmesi için başvuruda bulunulduğunu, sigorta bünyesinde....numaralı değer kaybı dosyası açıldığını, davalı sigorta tarafından değer kaybı olarak 56.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilin aracında oluşan gerçek değer kaybının bu tutardan çok daha fazla olduğunu, alınan kısmi ödemeden sonra arabulucuya başvurulduğunu ancak arabuluculuk sürecinde anlaşılamadığını, araçta meydana gelen maddi hasardan ve değer kaybından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası'nı düzenleyen sigorta şirketlerinin de sorumlu olduğunu, gerçek zararın belirlenmesi mümkün olmadığından müvekkilin aracında oluşan hasarın davalı sigorta şirketi tarafından temerrüde düştüğü tarihten itibaren ticari faizle birlikte talep edildiğini, yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesinde daha yüksek bir miktar ortaya çıkması durumunda fazla taleplerin saklı tutulduğunu, .... sayılı 17.07.2020 tarihli kararında 2918 sayılı kanunun 90. maddesinde yer alan genel şartlar ifadesinin anayasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle iptaline karar verildiğini, tazminat hesaplarında Türk Borçlar Kanunu haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, yine .... sayılı 29.12.2022 tarihli kararında 2918 sayılı kanunun 90. maddesinde yer alan değer kaybı tazminatının piyasa değerinin, kullanılmışlık düzeyinin, hasara uğrayan parçalarının ve hasar tutarının dikkate alınarak hesaplanması ifadesinin anayasaya aykırılık teşkil etmesi nedeniyle iptaline karar verildiğini, Güncel Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda tazminat hesabının sigorta genel şartlarındaki değer kaybına ilişkin hesaplama yöntemleri ve formüllerine göre değil, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hesaplama yöntemi ile yapılması gerektiğini, değer kaybı hesabına yönelik tek kriterin kazaya karışan aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki fark olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilin aracında oluşan değer kaybının tahsili için iş bu davanın açılmasının kaçınılmaz hale geldiğini belirterek fazlaya dair hak ve talepler saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL değer kaybının davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek ticari faizle birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 3450249570 vergi kimlik numaralı .... adına açılan davanın UYAP kayıtlarında müvekkil şirketin unvanının .... olarak hatalı yazıldığını ve bu iki şirketin farklı tüzel kişilikler olduğunu belirterek UYAP kaydının düzeltilmesini talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından kaza tarihi esas alınarak ....uygulaması üzerinden piyasa araştırması yapıldığını ve aracın kaza tarihindeki reel piyasa rayiç değer kaybının 56.000,00 TL olarak hesaplanıp ödendiğini, bu ödeme ile müvekkil şirketin sorumluluğunun sona erdiğini ifade ettiğini, SmartIQ uygulamasının 270'den fazla veri kaynağından kesin satış verileri topladığını ve değer kaybı hesaplanırken aracın değişen veya onarılan parçaları ile kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarının dikkate alındığını vurguladığını, .... kararları uyarınca zararın eksiksiz giderildiği gerekçesiyle dosyanın bilirkişiye gönderilmeden davanın reddini talep ettiğini, dosyanın bilirkişiye gönderilmesi halinde ise aracın modeli, markası, hasar geçmişi, kilometresi, yaşı, kullanım amacı ve tramer kayıtları gibi hususların detaylıca incelenmesi gerektiğini belirttiğini, .... kararına atıfla tramer kayıtları getirilmeden hazırlanan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağını savunduğunu, davacıya ait aracın .... tarafından kasko sigortası ile sigortalandığını ve 92.237,82 TL hasar onarım bedelinin rücu edilerek ödendiğini, bu nedenle teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini bildirdiğini, sigortalı aracın hususi olması sebebiyle uygulanacak faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini ve ... k. sayılı ilamlarında da bu hususun vurgulandığını belirterek bakiye değer kaybı talebinin reddini, aksi halde reel piyasa şartlarına göre hesaplama yapılmasını, yasal faiz işletilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, değer kaybı istemine ilişkindir.Davalı vekili 02/06/2026 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu ile yapılan tespit sonrasında davacı tarafa asıl alacak, yargılama gideri, faiz ve ilam vekalet ücreti ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile davacı tarafın faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti de dahil tüm zararı karşılanmış olduğundan davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesini talep etmiştir.Bu yönü ile talep edilen alacak ve ferileri ödenmiş olmakla değer kaybı istemine yönelik dava konusuz kalmış olup konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Peşin alınan 615,40 TL harç ile 308,00 TL ıslah harcından alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 191,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama gideri davalı tarafından ödenmiş olamakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davacıya vekalet ücreti ödenmiş olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026.... ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.