Yargıtay, davacı işçinin alt işveren tarafından haksız feshedilen iş sözleşmesi sonrası kıdem, ihbar ve yıllık izin alacağı taleplerinde işyeri devri iddialarının çelişkili savunmayla reddedilmesi nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Özet: Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshini iddia ederek kıdem, ihbar, yıllık izin ve diğer işçilik alacaklarını talep etmiş, yerel mahkeme ise işyeri devri kabulüyle feshe bağlı alacakları reddetmiştir; ancak Yargıtay, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini, çalışma sürecinde kesinti olduğunu ve davalı savunmasının çelişkili olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararını bozmuş ve kıdem, ihbar ile yıllık izin alacakları konusunda bilirkişi raporunun yeniden değerlendirilerek karar verilmesini hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA :Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı işveren yanında işçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı, davacının yeni alt işveren yanında çalışmaya devam ettiğini, ayrıca belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, yıllık izin alacağı bulunmadığını, fazla çalışma ve genel tatil çalışması yapmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının yeni alt işveren yanında çalışmaya devam ettiği, bu durumun işyeri devri olduğundan davacının talebi iş sözleşmesinin feshine bağlı olan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretini talep edemeyeceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davacı taraf temyiz etmiştir. Dosya içindeki ssk hizmet cetveli nazara alındığında davacının iş sözleşmesinin 05.08.2009 tarihinde sona erdiği sabittir. Davacının yeni alt işveren yanında çalışması 14.08.2009 tarihinde başlamıştır. Davacının dava dışı asıl işveren bünyesindeki çalışması kesintisiz değildir. Ayrıca davacı tanıkları ihale süresi bitiminde davacının işten çıkartıldığını doğrulamıştır. Davalı işveren savunmasında hem iş sözleşmesinin yeni alt işveren ile devam ettiği savunurken hem de işçi ile aralarındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmayacağını belirttiğinden savunması çelişkilidir. Emsal nitelikteki Antalya 3. İş Mahkemesinin 2010/451 E. 2011/583 K. sayılı dosyasında davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından haksız şekilde feshedildiği belirtilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti hüküm altına alınmış olup bu karar Dairemizce onanmıştır (08.10.2012 gün ve 2012/4766-33375 E.K.). Davacının iş sözleşmesinin davalı Açıkel firması tarafından haksız olarak feshedildiği sabittir. Mahkemece dosya içindeki bilirkişi raporu yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı hakkında yeniden bir karar verilmelidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.