Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi için hükmü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin duruşmalı aşamada sunduğu etkin pişmanlık talebi üzerine, ilk derece mahkemesinin sanığı duruşmada hazır ederek beyanlarını alması, vereceği bilgilerin örgütsel konumuna ve faaliyetlerine uygun, faydalı bilgiler olup olmadığını ilgili birimlerden sorarak değerlendirmesi, bu bilgiler ışığında 5237 sayılı TCKnın 221/4-2 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını tartışması gerektiği halde bu hususların göz ardı edilmesi nedeniyle, bölge adliye mahkemesince verilen hükmün bozulmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/469 E., 2022/107 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 23. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/183 E., 2021/7 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;Sanık müdafiinin temyiz aşamasında sunmuş olduğu 01.12.2022 tarihli dilekçesi ile sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması lüzumu;Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.