Uyuşturucu madde ticareti suçunda sanıkların birlikte hareket ve irade birliğini tespit etmeden TCK 188/5 uygulanması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı sanığın istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine, temyiz incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf feragatı konusunda yanılgıya düşmesi ve sanığın eyleminin net olarak belirlenmemesi, diğer sanıklarla irade birliğinin yeterince tartışılmaması, aynı eylemden yargılanan diğer sanıklar hakkında verilen bozma kararlarının bu dava üzerindeki etkisinin değerlendirilmemesi nedenleriyle eksik araştırma yapıldığı tespit edilerek, Yargıtay tarafından hüküm bozulmuş ve dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2025/8702 E.  ,  2026/6886 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2176 E., 2025/2029 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 24.06.2025 tarihli, 2025/2176 Esas ve 2025/2029 Karar sayılı ilamı ile, sanık ... ve aynı eylem sebebiyle hakkında mahkûmiyet kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ın birlikte istinaf başvurularından feragat ettikleri gerekçesiyle haklarında yapılan istinaf başvurularının reddine karar verildiği ancak Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamında yapılan incelemede; .......... feragat dilekçesi bulunmadığı, feragat dilekçesi bulunan ........... ile karıştırılarak sehven karar verildiği tespit edilerek 18.09.2025 tarihli ek karar ile ......... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusuna ilişkin yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla;
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede; sanık ... ile birlikte temyiz dışı sanıklar ......., ....... ..... ve .......... hakkında da aynı eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği ve haklarında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulandığı, ......... istinaftan feragat etmesi sebebiyle verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği, .............ve ......... hakkında ise Dairemizin 14.10.2025 tarihli ve 2025/1788 Esas, 2025/9975 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verildiği, UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, bozma üzerine İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/445 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği anlaşılmakla; anılan bu dava derdest ise davaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dava dosyasının aslı ya da onaylı örneğinin temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilerek bu dosya içine konulması ve Dairemizin 14.10.2025 tarihli ve 2025/1788 Esas, 2025/9975 Karar sayılı ilamında ........... ve ........ yönünden belirtilen bozma sebeplerinin Batuhan yönünden de suçun sübutunun tespiti açısından
değerlendirilerek, ....... eyleminin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde net olarak belirlenmesi ve TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ........... ile hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen Bülentcan'ın iradelerinin aynı amaç doğrultusunda ne şekilde birleştiği ve aynı yönde nasıl hareket ettiklerinin tespiti ve tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2026 tarihinde karar verildi.