Kooperatif tarafından ödenen eksik SGK prim borcunun, inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenici ve mirasçılarından tahsili davasında, bozma sonrası bilirkişi incelemesiyle sorumluluk oranının tespiti.
Özet: Davacı kooperatifin, imzalanan inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenicilerin ödemesi gereken, ancak kendisinin ödediği eksik sigorta primlerinin tahsili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporları ve SGK yazıları doğrultusunda ilk yüklenicinin mirasçıları aleyhine açılan davayı reddetmesi, Yargıtay tarafından, yüklenicilerin inşaatı tamamlama oranları ve prim borçları arasındaki ilişkinin, iş hukukçusu, mali müşavir ve eser sözleşmesinden anlayan uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyeti tarafından detaylı ve denetime elverişli bir raporla tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan incelemede ilk yüklenicinin inşaatı %79 oranında tamamladığı belirlenmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/261 E., 2024/47 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalılar (... mirasçıları) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kooperatif ile bir kısım davalıların murisi...arasında imzalanan sözleşme ile ...Mahallesi, 25 92... parsel sayılı taşınmazlar üzerine...tarafından inşaat yapılmasının kararlaştırıldığını, ...'nin inşaatı %90 oranında tamamladığını ancak taraflar arasında uyuşmazlık çıkması üzerine kalan %10'luk kısmın diğer davalı ... ile yapılan sözleşme kapsamında bu davalıya tamamlatıldığını, davacı tarafından yapı kullanma izin belgesi alınması için yapılan başvurular sırasında ...ya toplamda 60.886,00 TL eksik prim ödemesi yapıldığının tespit edildiğini ve bu bedelin davacı tarafından ...ya ödendiğini, yapılan sözleşmelerde ...ya yapılacak prim ödemelerinden yüklenicilerin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını ileri sürerek 60.886,00 TL'nin %90'nın davalı ... mirasçılarından %10 kısmının ise davalı ...'dan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatif ile davalıların murisi...arasında 15.07.1994 tarihinde imzalanan sözleşmenin davacı kooperatif tarafından 22.06.1999 tarihinde feshedildiğini, ...'nin inşaatı yaptığı süre içinde SGK pirim borçlarını eksiksiz olarak yatırdığını, ...nın 06.03.2008 tarih ve 36656 sayılı yazısında 10.01.1994 - 20.10.2001 tarihli döneme ilişkin olarak ...'nin söz konusu inşaata ilişkin hiç bir borcunun bulunmadığını bildirdiğini, sözleşmenin feshine davacının sebebiyet vermesi ve sonrasında inşaat süresinin uzamasında ...'ye yüklenebilecek bir kusur olmaması nedeniyle prim borcundan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların murisi ...'nin işin %60'ını tamamladığını ve taraflar arasında yapılan işe karşılık 30 adet hakediş düzenlendiğini, hakedişlerin ödenmesinde taraflar arasında çıkan ihtilaflar sonrasında davacının haksız olarak sözleşmeyi 22.06.1999 tarihinde feshettiğini, ...'nin inşaatı yaptığı süre içinde SGK pirim borçlarının eksiksiz olarak yatırdığını, ...nın 06.03.2008 tarihli ve 36656 sayılı yazısında da 10.01.1994 - 20.10.2001 tarihleri arasındaki dönemde ...'nin söz konusu inşaata ilişkin hiçbir borcunun bulunmadığının bildirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 13.11.2019 tarihli kararı ile bozma ilamı doğrultusunda içlerinde Sosyal Güvenlik Uzmanında yer aldığı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03.04.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürülüğü'nün 25.07.2017 tarihli yazı cevabına göre ilk yüklenici...tarafından işçilik tutarının asgari işçilik tutarı üzerinden bildirildiği, noksan bildiriminin olmadığı, ödenmemiş sigorta primi ile alakalı herhangi bir bilgi olmadığı, davacı tarafça talep edilen bedelin sigorta bedeli değil, noksan bildirilen işçilik tutarı olduğu gerekçesiyle...mirasçıları olan davalılar yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 13.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafında temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 17.03.2021 tarihli ve 2020/1206 Esas, 2021/944 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece bozma ilâmının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman ve içinde iş hukukçusu, mali müşavir ve eser sözleşmesinden anlayan bilirkişi olmak üzere üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak, bilirkişi kurulundan Dairenin 18.02.2015 tarihli, 2014/6881 Esas ve 2015/816 Karar sayılı bozma ilâmında belirtilen hususlarda (davacı tarafından davalı yüklenici...adına ödenen dava konusu sigorta primleri belirlenip, ... adına belirlenen bu miktarın hüküm altına alınması) özellikle davalı yüklenicilerin inşaatı tamamlama oranları belirlenerek sorumlu oldukları prim borcu bakımından gerekçeli, denetime elverişli ve önceki raporlar arasındaki farklılığı ortadan kaldıracak şekilde rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi kurulu raporu ile ...'nin inşaatı %79 oranında tamamladığının anlaşıldığı, ... mirasçıları olan davalıların %79 oranına göre sorumlu oldukları, davalı ... hakkındaki daha önce hükmedilen miktarın ise kesinleştiği gerekçesiyle 36.144,30 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte...mirasçıları olan davalılardan tahsiline, ... hakkında verilen karar kesinleştiğinden ... mirasçıları yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde; davalıların murisinin fesih tarihinde inşaatı %58 oranında tamamlamış olduğu Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/461 E. ve Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/3333 E sayılı dosyalarında kesin olarak tespit edilmiş olmasına rağmen inşaatın tamamlanma seviyesinin %79 olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bu dosyadaki iş bitirme oranına göre karar verilmesi gerekirken sözleşmenin feshinden sonra üçüncü kişilere yaptırılan imalâtların da davalıların murisi tarafından yapılmış olduğu kabul edilerek karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında belirtilen hususlara riayet edilmeksizin düzenlendiğini ve rapora yapmış oldukları itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, SGK yazısında eksik bildirildiği iddia edilen işçiliğin davalıların murisine ait olduğunun belli olmadığını, inşaatın tamamının davalıların murisi tarafından yapılmadığını, murisin kendi dönemine ilişkin bildirimi ödemeleri tam olarak yaptığını ve ...nın 06.03.2008 tarihli yazısında ...'nin hiç bir borcunun olmadığının belirtildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.