Ağır iş nedeniyle oluşan bel fıtığı rahatsızlığına dayalı iş sözleşmesi feshedilen işçinin kıdem tazminatı talebine ilişkin Yargıtay incelemesi
Özet: Davacı işçi, mağaza sorumlusu olarak çalıştığı işyerinde yaptığı ağır işler sonucu bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle iş sözleşmesini sağlık sebebiyle haklı feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı talep etmiş, davalı işveren ise feshin haklı olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını ve rahatsızlığın iş kaynaklı olmadığını savunmuştur; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, sağlık raporları ve tanık beyanları ile işçinin ağır işte çalıştığını ve bel fıtığı rahatsızlığının sağlığı için tehlike oluşturduğunu tespit ederek feshin haklı olduğuna ve kıdem tazminatına hak kazandığına hükmetmiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının büyük kısmını reddederek bu kararları onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/1668 E.  ,  2026/4110 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/615 E., 2025/2463 K.
DAVA TARİHİ : 28.12.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/312 E., 2023/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.04.2008-30.09.2022 tarihleri arasında davalı iş yerinde mağaza sorumlusu olarak çalıştığını, sağlık sorunları sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshettiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı bizzat istifa ederek iş sözleşmesini sonlandırdığından herhangi bir alacağa hak kazanamayacağını, fesih sebeplerinin gerçeği yansıtmadığını, sağlık sorunlarının iş sözleşmesinin feshine sebep olabilecek nitelikte olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının görev tanımı dışında başka işlerde çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada davacı hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporları, tanıkların davacının ağır işlerde çalıştığı yönündeki bilgi ve görgüleri sonucu iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği kanaatine varıldığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tanık beyanlarında da belirtildiği üzere davacının yaptığı işin ağır yük kaldırmayı gerektiren bir iş olduğu, 27.09.2022 tarihli .........Üniversitesi ... ... Hastanesi sağlık kurulu raporu ile davacının bel fıtığı rahatsızlığı sebebi ile ayakta ve ağır kaldırması gereken işlerde çalışmasının uygun olmadığının sabit olduğu ve davacının yaptığı işin sağlığı için tehlike oluşturduğunun anlaşıldığı gözetildiğinde, davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24/I-(a) hükmü uyarınca haklı sebebe dayanarak feshedildiğinin ve kıdem tazminatına hak kazandığının kabulünde hatalı bir yön bulunmadığı gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıdem tazminatına esas ücretin işyeri kayıtları ve 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi ile yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi esas alınarak belirlenmesinde de hatalı bir yön bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bel fıtığı rahatsızlığının herkeste görülebileceğini, davacının yaptığı işin ağır olmadığını ve işyerinde yaptığı iş sebebiyle olduğunun söylenemeyeceğini,
2. Mağazada ürün taşımalarının forklift ve paletler ile yapıldığını, aksi yöndeki davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını,
3. Davacının mağaza yöneticisi olarak taşıma yerleştirme işinin bulunmadığını, görev tanımına uygun çalıştırıldığını,
4. Davacının bel fıtığı rahatsızlığına dayalı olarak haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebilmesi için öncelikle davacının hastalığının çalışmasına engel olması devamında rahatsızlığın yaptığı iş sebebiyle olması gerektiği,
5. Dosya kapsamında bulunan sağlık raporlarının yetersiz olduğunu, emsal Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere sağlık kurulu heyet raporu alınması gerektiğini
6. Kıdem tazminatına esas alınan giydirilmiş brüt ücret hesabının hatalı yapıldığını,
7. Davacının eşinin işini değiştirmesi sebebiyle işten ayrılma isteği olduğunu, çalıştığı süre boyunca rahatsızlığına ilişkin bir başvuruda bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin sağlık nedenine dayalı olarak yaptığı feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile sonucuna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 24/I-(a) hükmü uyarınca, iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı bulunmaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından .............Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı İş ve Meslek Hastalıkları Başkanlığından davacının çalışma koşulları, yaptığı iş ve hizmet süresi de dikkate alınarak iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlike oluşturup oluşturmadığı ve sağlık durumunun işini sürdürüp sürdüremeyeceğine elverişli olup olmadığı hususlarında rapor hazırlanması istenmiş ise de gelen raporun tek hekim raporu olduğu ve Mahkemece açıklığa kavuşturulması istenilen konularda eksik olduğu görülmektedir. Buna göre 06.07.2023 tarihli tek (uzman) hekim raporu ile sonuca gidilmesi mümkün değildir. Diğer yandan 30.09.2022 tarihli .............. ................. Üniversitesi ............. ... Hastanesi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu raporunun davacı tarafça dosyaya sunulduğu ve ''ayakta ve ağır kaldırması gereken işlerde çalışması uygun değildir'' şeklinde açıklama bulunan raporun da sağlık nedeniyle yapılan feshin haklı nedene dayalı olup olmadığı konusunda hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Şu hâlde Mahkemece, bel fıtığı rahatsızlığı sebebiyle iş sözleşmesini fesheden davacının kıdem tazminatına yönelik açtığı davanın kabulüne karar verilmesi, eksik incelemeye dayalıdır.
Mahkemece davacının 4857 sayılı Kanun'un 24/I-(a) hükmü kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirip erdirmediğinin tespitine yönelik tam teşekküllü devlet hastanesinden ya da ... hastanelerinden davacının yapmış olduğu iş gözetilerek aralarında fizik tedavi uzmanı, nöroloji uzmanı ve beyin cerrahının bulunduğu üçlü bilirkişi heyetinden sağlık kurulu raporu alınmak suretiyle; işyerinin özellikleri, çalışma şartları, yapılan işin özellikleri bir bütün hâlinde dikkate alınarak davacının ileri sürdüğü sağlık sebebi bakımından araştırma yapılmalı, mevcut işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple davacının sağlığı ve yaşayışı için tehlike arz edip etmeyeceği denetime elverişli şekilde tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.